Öne Çıkan Yayın

Leica ile Berlin Fotoğrafları ve Bazı Püf Noktalar

20 Ocak 2016 Çarşamba

Lightroom'da Fotoğraf Seçimleri Nasıl Yapılır?

Yeni dersimizde fotoğrafları işlemeden önce işaretlemeyi öğreniyoruz. Bunun için Lightroom'un sunduğu farklı yollara tek tek bakıyoruz.


14 Ocak 2016 Perşembe

Fotoğrafta en önemli araç

Hepimiz fotoğraf çekmeyi seviyoruz. Bunun için de hep en iyi makineyi, diyaframı en düşük lensi, en sağlam tripodu, en hızlı hafıza kartını almaya çalışıyoruz. Sonra ne mi oluyor? Daha iyisi çıkıyor ve daha iyisini almak için tekrar mücadele veriyoruz. Peki sonuçta bu ticaretin fotoğrafa dönüşü ne oluyor? Daha ustalaşamadığınız aletleri aldıktan hemen sonra yenisine geçmeye çalıştığınız için bir hiç. Yabancılar buna G.A.S. (Gear Acquisition Syndrome) diyorlar. Türkçeye teçhizata sahip olma sendromu olarak tercüme edebiliriz.



Ben de fotoğrafçı arkadaşlarımla kameraları, lensleri, aksesuarları konuşmayı çok severim. “Yeni çıkan Leica’yı duydun mu? Fuji’nin 56mm’i ne güzel bokeh veriyor öyle.” vb. muhabbetlerimizin sonu yok.

Bence bunun sınırı kendinizi bir makineye sahiplik üzerinden konumlandırmaya çalışmanız. Daha iyi anlaşılsın diye örnek verecek olursam facebook fotoğraf paylaşımı sayfalarında koyduğu patlak, renkleri bozuk, kadrajı yanlış domates fotoğrafının yazısında “LEICA İLE ÇEKİLMİŞTİR.” yazan arkadaş(tamamen gerçektir). Bu örnekte fotoğrafının gücü ile bir yere gelemeyen kişinin elindeki kameranın değeri ile ilgi çekmeye çalışması G.A.S.’ın yol açtığı bir durumdur. Bundan sakınmak gerekir.    

Atladığımız şey, makine ve teçhizat siz ne kadar iyi bir fotoğrafçı iseniz işinize o kadar çok yarar. Fotoğrafın asıl aracı sizlersiniz ve gücünüzü bu sanata ne kadar iyi aktarabildiğinizdir önemli olan.

Geçtiğimiz yıllara baktığımda en sevdiğim fotoğrafları hep daha hafif ve ufak makineler ile çektiğimi gördüm. Bu yüzden elimdeki full frame setimi sattım ve aynasıza yöneldim. O zamandan beri de ne çıktığım gezilerde ne de günlük kullanımda bir eksiklik hissediyorum. Genelde kullandığım 35mm açı bana fazlası ile yetiyor. Tek kamera ve tek lensli sistemler fotoğraf dilimi kullanmama yardımcı oluyor.

Sonuçta kimse iyi bir fotoğrafın hangi kamera veya lens ile çekildiğini bilemez. Bununla da ilgilenilmemeli. İyi fotoğraf sadece iyi fotoğraftır ve imzası fotoğrafçınındır, kamera üreticisinin değil.



Burada Ara Güler’in meşhur “En iyi makina en iyi fotografı çekseydi en iyi daktiloya sahip olan da en iyi romanı yazardı.” sözünü yazmamı beklediğinizi biliyorum. Umarım beklentinizi karşılamışımdır.

Peki diyelim ki bir an için daha iyi fotoğraf çekmek için daha iyi bir kameraya gerek olmadığına ikna oldunuz. Peki neye gerek var? Tabii ki size. Ama sizin daha iyi bir fotoğrafçı olmanız için makine yardımcı olmuyorsa ne yardımcı olacak? Cevap çok basit, kendinizi geliştirmeniz.

Bunun için de yapmanız gereken bol bol fotoğraf izlemek, teorisi ile ilgili yazılar okumak, portfolyo kitaplarına bakmak, sergileri, gösterimleri izlemek. İlgi duyduğunuz fotoğrafçıları takip etmek. Daha belirgin bir fotoğraf diline sahip olmanızı ve alt metinler yaratmanızı ancak sizin bilgi birikiminiz sağlayacaktır. Bu yüzden teçhizatınızdan çok kendinizi geliştirmeye bakın, yatırımı kendinize yapın.

Bu yazı ilk defa fotografhaberleri.net sitesinde yayınlanmıştır.