Öne Çıkan Yayın

Vivian Maier, Bir Otoportre İncelemesi

8 Aralık 2016 Perşembe

Fotoğrafçılara Instagram'da Başarı İçin 10 İpucu

Instagram başta mobil fotoğrafçılık için düşünülmüş bir platform olsa da zamanla profesyonel ya da kendini geliştirmeye çalışan amatör fotoğrafçıların işlerini tanıtabildikleri bir şekle evrildi. Böylece fotoğraf dünyasına pek çok yeni isim kazandırdı. Firmalar da özellikle takipçi sayısı artan kullanıcıları yakın takibe almaya başladılar.

Tabi işin içine sponsorlar ve para girince takipçi, beğeni satın alma gibi saçmalıklar baş gösterdi. Gene de yüksek takipçi sayılarına ulaşmak için illa böyle yollara başvurmanız gerekmiyor. İşinizi düzgün yapıp doğru şekilde platformu kullanırsanız belki siz de bir gün şirinleri görebilirsiniz??! Konumuz neydi? Hah.

Bu yazımda Instagram’ı nasıl daha iyi kullanabileceğimiz hakkında kendi deneyimlerim ve okuduklarım ışığında düşüncelerimi paylaşmak istedim. Diyebilirsiniz ki iyi güzel konuşuyorsun da senin de takipçin 3300’ü zor bulmuş. Orası öyle, yapacak bir şey yok :) Önemli olan kendi doğrularımıza göre hareket etmek.

Şimdi gelelim konumuza;

1. Bio yazısını kısa ve öz tutun




Sizin bir fotoğrafınızı beğenip sayfanıza bakan kişinin ilk dikkat ettiği yer BIO oluyor. Bu yüzden BIO’yu öncelikle temiz ve bilgi verici bir şekilde tutmakta fayda var. Uzun BIO’lar okunmuyor. Adınız, tarzınız, varsa siteniz ve mail adresinizi girmeniz yeterli. Gereksiz bilgilerle insanları boğmayın. “Bütün fotoğraflar kendime aittir” deme ya!!

2. Kullanıcı isminiz 

Genelde kendi ismimizi kullansak da - ki bence mantıklı olan bu - eğer bir konuya yoğunlaştığımız proje bazlı bir hesap olsun istiyorsanız o projeye göre bir isim vermeniz, aynı konuda çalışanlar için görünür olma şansınızı arttırır.

3. Instagram’ı portfolyo olarak düşünmeyin

En büyük hatalardan biri Instagram’ı portfolyo sayfası gibi görmek. Bu durumda az sayıda fotoğraf yüklüyorsunuz, bu da milyonlarca fotoğraf yüklenen bir ortamda görünürlülüğünüzü düşürüyor. Kalitesiz fotoğraflar ile doldurun demiyorum tabii ki yanlış anlamayın. Ancak Instagram’ı bir günlük gibi düşünün ve mutlaka sık sık fotoğraf yükleyin.

4. Özçekim-Selfie sorunsalı

Dediğimi yap, yaptığımı yapma!!

Eğer sanatınızla öne çıktığınız bir Instagram hesabınız varsa günlük selfie’ler, arkadaşlarınızla gittiğiniz yemekten fotoğraflar ile hesabınızı yormayın. Bunun için ayrı bir hesap açabilirsiniz, ne de olsa artık Instagram birden fazla hesabı kontrol etmenize izin veriyor. Asıl hesabınızı bu tarz paylaşımlarla kirletmeyin.

5.  Devamlılık




Genel olarak fotoğrafçılık için de geçerli olan bir durumdan söz edeceğim. Her konuda fotoğraf çekmek başlangıç seviyesi için önerebileceğim bir durum olsa da fotoğrafta ilerlemek istiyorsanız çektiğiniz fotoğrafların bir devamlılığı olması gerekir. Bir türe yoğunlaşmak bu yönden size başarı sağlayacaktır. Bir kişi sayfanıza girdiğinizde ekranda görünen sahilde çektiğiniz ayağınızın, sokakta gördüğünüz kedinin yanında iyi fotoğraflarınız kaybolup gider. Bu yüzden sokak, gezi, portre vb. bir konudan hoşlanıyorsanız onun üzerine gidin ve farklı farklı türlerde fotoğraf koymaktan olabildiğince kaçının.

6. Zamanlama

Takipçi sayınızı geliştirmek istiyorsanız en önemli etkenlerden biri de zamanlamadır. Instagram’a sık sık fotoğraf yüklemeyi ihmal etmemeniz gerek. Her gün ise her gün, gün aşırı ise gün aşırı, haftada bir ise haftada bir size ne kolay geliyorsa o şekilde fotoğraf eklemeye devam edin. Bu şekilde takipçilerde bir beklenti oluşacaktır. Ancak bir gün 4 fotoğraf yükler sonra üç ay girmezseniz takipçi sayınız ciddi bir düşüş yaşar. Ayrıca hangi saatte fotoğraf koyduğunuzun bile büyük önemi var. Örneğin eğer takipçileriniz daha çok Amerika’da ise oranın saatine göre ayakta oldukları bir zaman diliminde fotoğraf yüklemeniz şansınızı arttıracaktır.

7. Al gülüm ver gülüm

Ne yazık ki internette fotoğraf paylaşımının başladığı günden beri al gülüm ver gülüm etkisi geçerli. İnsanlara beğeni verdikçe onların da size beğeni verme olasılığı artıyor. Bu yüzden soğuk davranmayın, takip ettiğiniz kişileri beğenmeye özen gösterin. Tabi ne kadar kaliteli fotoğrafçıları takip ederseniz sizin gelişiminiz için de o kadar iyi olur. Aynı şekilde yorum yapanlara da teşekkür etmeyi, başkalarına yorum yazmayı, yani Instagram’ı interaktif bir şekilde kullanmayı ihmal etmeyin.



Burada bir kez daha belirteyim takip edeni takip edin, kalitesiz hesaplar ile akışı doldurun demek istemiyorum. Evet pek çok hesap siz takip etmeyince takibi bırakaır, ancak bunun uzun dönemde getirisi size daha iyi olacaktır. Lütfen biraz sabır. Unutmayın ki nitelik nicelikten önce gelir.

8. Hashtag

Hashtag aynı tarzda fotoğrafların bulunması için yaratılmış bir sistem. Ancak gelinen noktada çöplüğe dönüşmüş durumda. Gene de fotoğraflarınız ile ilgili az sayıda ama önemli hashtag’ler girerseniz bir nebze de olsa bulunma olasılığınız artar. Örneğin ben sokak fotoğrafları için #streetphotography, siyah beyaz için #blackandwhite ya da filmli çektiğim fotoğraflar için #filmisnotdead gibi hashtag’ler kullanıyorum.

9. Gruplar




Instagram’d grupların gücü yadsınamaz. Konunuzla ilgili çok takipçili grupları izlemeyi ve onların Hashtag’lerini kulanmayı ihmal etmeyin. Eğer fotoğrafınız seçilirse mutlaka buradan size de takipçi sağlayacak bir dönüş olacaktır. Ancak tabi bunun da doğru kullanılması alakasız gruplara hashtag verilememesi gerekir.

10. Eğlenmenize bakın

Masis Usenmez (@masisus) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()
Hayat kısa kuşlar uçuyor. Instagram’da ünlü olacağım diye bunalıma girmenize gerek yok. Instagram hesabı bile olmayan çok değerli fotoğrafçılar var. Instagram’da dehşet takipçi rakamlarına ulaşmış çöplük hesaplar da var. Siz düzgün fotoğraf çekin, kendi kendinizin eleştirmeni olun. Hırs yapmayın, eğlenin. Başarı bir gün sizin de kapınızı çalar.

31 Ekim 2016 Pazartesi

Sille Sanat Sarayı 5. Üyeler Buluşması

Sille Sanat Sarayı üyeleri olarak 2016 yılı toplantısı için Mersin’in Erdemli ilçesinde bulunan Kızkalesi'nde idik. 



Mersin OLBA Fotoğraf Derneği (MOF), Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Erdemli Belediyesi'nin katkıları ile yapılan toplantıya Türkiye, İngiltere ve Bosna Hersek’ten toplam 137 Sille Sanat Sarayı üyesi katıldı.

Program 28 Ekim 2016 günü Mersin Olba Fotoğraf Derneği Başkanı Mustafa ESER ve Sille Sanat Sarayı Kurucusu Reha BİLİR’in açılış konuşmaları ile başladı.

Sille Sanat Sarayı üyeleri arasında düzenlenen yarışmalarda ödül alan fotoğraflardan oluşan fotoğraf sergisinin ardından Seyit Ali AK Kupası yarışmasında başarılı bulunan sunumlar izlendi. Gösteri sahiplerinin Sille Sanat Sarayı Madalyaları Seyit Ali Ak Kupası sorumlusu Burak ŞENBAK tarafından verildi.

Sille Sanat Sarayı içinde yapılan etkinliklere katılarak kazandıkları puanlarla SSS Unvanı almaya hak kazanan üyelerin yeni unvan sertifikaları ve rozetleri hak sahibi üyelere Reha BİLİR tarafından verildi.

Ben de geçtiğimiz yıl Gölgeler yarışmasında aldığım 3.lük, "Ağır Metal \m/" gösterim ile Seyit Ali Ak Kupası ilk tur başarım ve SSS/R ünvanına hak kazanmam sebebi ile madalya ve rozetlerimi aldım.




Etkinliğin ilk günü folklor gösterileri ve Erdemli Kızkalesi fotoğraf çekimleri ile tamamlandı. Sonrasında ise kendimizi Kızkalesi'nin mavi bayraklı sularına attık. Evet biz İstanbul'da donarken Mersin'de hala denize giriliyor :/

Dalgalar biraz huysuzdu

Sille Sanat Sarayı üyeler toplantısının ikinci günü Kanlıdivane, Cambazlı Kilisesi ve Uzuncaburç gezileri yapıldı. Çevre ne kadar tarihi eser ile dolu da olsa pek tanıtımı yapılamamış şimdiye kadar. Eğer yolunuz düşer ise bu üç yeri görmeden dönmeyin.





Fotoğraf: Anıl Tamer Yılmaz






Öğleden sonra ise etkinliğe katılan tüm üyelerin yer aldığı toplantıda Reha BİLİR Sille Sanat Sarayı’nda yapılan 2016 yılı etkinlikleri hakkında bilgi verdi. Etkinliğin son bölümünde 5 yıldır geleneksek hale gelen Sille Sanat Sarayı Fotoğraf Onur Ödülleri sahiplerine verildi.

 2016 yılı “Sille’de Yılın Fotoğrafçısı Onur Ödülü” ilkokul çocuklarına yönelik gerçekleştirdikleri eğitim seminerleri nedeniyle Serdar AKYAY ve Emel SEZER’e verildi.

Türk fotoğraf sanatına uzun yıllardır yaptığı katkılardan dolayı “Sille Sanat Sarayı Türkiye’de Yılın Fotoğraf Sanatçısı Onur Ödülü” Nevzat ÇAKIR’a verildi.




Türk fotoğraf sanatının dünyada tanınması için katkı sağlayanlara verilen “Sille Sanat Sarayı Dünyada Yılın Fotoğrafçısı Onur Ödülü” ise bu yıl Bosna Hersek’ten Faruk İBRAHİMOVİÇ’e verildi. Faruk İBRAHİMOVİÇ'in ödülünü Sille Sanat Sarayı Onur Üyesi Halûk UYGUR verdi. Reha Bilir Hocamızın ödülleri verirken yaşadığı duygusal anlarında orada olmaktan mutluluk duydum.

Sille Sanat Sarayı 2016 yılı üyeler toplantısı iki gün içinde yaşanan güzel anıları ile sona erdi. Program sonrası İstanbul'dan beraber geldiğimiz fotoğrafçı arkadaşım Anıl Tamer Yılmaz ile Adana'ya gittik ve hem kebaba hem de fotoğrafa doyduğumuz, dostlara ise doyamadığımız bir pazar günü geçirdik.


Fotoğraf: Mete Andırın

Güzel anılar ile döndüğümüz, bol bol fotoğraf sohbeti gerçekleştirdiğimiz toplantıda emeği geçen herkese, başta Reha Bilir ve eşi Şadiye Yılmaz olmak üzere Sille Sanat Sarayı ve Mersin Olba Fotoğraf Derneği ailesine teşekkürler.

Program hakkındaki daha fazla bilgi ve fotoğrafa Sille Sanat Sarayı sitesinden ulaşabilirsiniz.

10 Ağustos 2016 Çarşamba

Analog Zamanlar: Contax G2

Film ölmedi! Peki ondan en iyi şekilde yararlanmamızı sağlayan makinelere ne oldu? Bu incelememde gelmiş geçmiş en iyi filmli makinelerden biri olan Contax G2'yi tanıtıyorum. 





Sokak fotoğrafçılarının en çok tercih ettiği kameralardan olan rangefinder sistemler, farklı netleme sistemleri ve dizaynları ile hep ön planda olmuştur. Leica ile başlayan rangefinder hikayesi hala popülerliğini devam ettirmekte.

Hem ufak, hafif kompak yapıları, hem de özellikle prime lens ile kullanıldığından ve lens kalitelerinden dolayı kullanılması zevkli, sonuçları son derece başarılı makinelerdir.

Ben de sokak fotoğrafçılığı ve filmli makineleri incelemeye başladığım ilk günden beri bir Contax G2 hayali ile yanıyordum. Neyse ki Ateş Sünbül setini satmak istedi de benim de bu hayalim gerçek oldu.

Contax markası 35mm dünyasında çok eskiden beri vardır. Ansel Adams gibi ustaların 35mm kamera tercihi olmuş bir markadır. Ancak 1950’lerde üretime son vermiştir. Başka bir efsane olan Zeiss haklarını almış ve 1990’larda Japonya’da üretime devam etmiştir. Bu yüzden Contax G serisi için Alman ve Japon kalitesinin bir karması diyebiliriz. Japon Kyocera fabrikalarında üretilen Contax G serisine 2005 yılında yapılan açıklama ile son verildi ve pek çok filmli kamera markası gibi tarihin tozlu sayfalarında kendine bir yer edindi.



Contax G2 adından anlaşılabileceği gibi G serisinin ikinci versiyonu. G1(1994-1996)’e göre netleme sistemi ve pek çok fonksiyonu iyileştirilmiş. G2 oldukça sağlam yapılı, kullanımı kolay, dizayn olarak kusursuz bir makine. Boyutlarına bakarsak genişlik 139 mm, yükseklik 80 mm ve derinlik ise 45 mm. Pilsiz ağırlığı ise yaklaşık 650 gr.

Tamamen elektronik olan Contax G2 gücünü hem bu çağının ötesindeki teknolojiden alıyor hem de hakkındaki en büyük soru işareti gene bu teknoloji oluyor. 35mm filmli bir kamerada teknolojik olarak sınırlar zorlanmış diyebilirim.

Zamanının en pahalı makinelerinden olan Contax G2 şimdilerde çok uygun fiyatlara indi. Eğer rangefinder seviyorsanız, mutlaka elinizin altında olması gereken, fiyat performans açısından en iyi seçeneklerden biri.

Lens Seçenekleri:

Contax G serisinin en güçlü olduğu konu muhtemelen Carl Zeiss’in lensleri. Zeiss bu model için 16mm/f8, 21mm/f2.8, 28mm/f2.8, 35mm/f2.0, 45mm/f2.0 ve 90mm/f2.8 olarak 6 farklı prime lens üretmiş. Ayrıca 35~70mm f/3.5-5.6’lik bir de zoom lensi bulunuyor.



Ben 28mm, 45mm ve 90mm’i kullandım ve sonuçları gerçekten muhteşem. Lensler bazı çeviriciler ile zamane makinelerine de takılabiliyor, ancak üzerlerinde netleme halkası olmadığından çeviricilere bu özellik konulmuş, bu da fiyatı arttırıyor. Lenste netleme halkasının olmaması gerçekten çok sinir bozucu, makinenin ön tarafındaki bir tekerden manuel netleme yapılabiliyor ancak bunu bakaçtaki metre ayarını görebiliyoruz sadece. Yani manuel netleme istiyorsanız Contax G size göre değil, Leica’lara bakmanızda fayda var.

Otomatik Netleme:

Contax G2’de G1’den farklı olarak 2 netleme sistemi var. Biri kızıl ışın ile yaptığı aktif netleme ki karanlık ortamlarda ve yakın objelerde çalışıyor, diğeri ise uzakları çekerken yaptığı pasif netleme. Sistem şu şekilde çalışıyor aktif netleme objeyi netlerken pasif netleme ince ayarını yapıyor ve neredeyse her zaman doğru ve yerinde bir netleme sağlıyor. Gerçekten Contax’ın teknolojisine hayran kalmamak mümkün değil.

Tabi ki modern makineler gibi 70-80 noktadan netleme yapamıyorsunuz. Orta nokta netlik noktamız ve buna göre netliği yapıp kadrajı ayarlamanız lazım. Arka tarafında bulunan Single/continous/manuel netleme seçeneklerinden birini tercih etmenize olanak sağlıyor. Ancak bunlardan en işe yararının single olduğunu söylemek lazım.



Pozlama:

Makinede pozlamayı genelde sokak fotoğrafçılarının kullandığı diyafram öncelikli ya da manuel yapmak mümkün. Diyafram lensin üstünden ayarlandığı için makine lensten gelen ışık miktarına göre enstantaneyi ayarlıyor. Yani enstantane öncelikli mod makinede mümkün değil. Ayrıca hemen enstantane değerlerinin yanında +/- pozlama telafisi değerleri bulunuyor böylece pozlamayı daha karanlık ya da daha aydınlık yapmak mümkün. Pozlama orta nokta ağırlıklı yapılıyor.

Ayrıca Flaş kullanıyorsanız da TTL olarak çalışabiliyor.

Shutter tuşumuza yarım bastığımızda hem netlemeyi hem de pozlamayı alıyor, tuşun altındaki açma kapama tuşunu ortaya getirdiğimizde ise AE lock özelliği geliyor ve pozlama sabitleniyor.

Makinenin bir diğer güzel özelliği de seri çekim hızı. 4 FPS’e kadar çıkan seri çekim ile makine zamanının canavarlarından biri olmayı başarmış.



Enstantane:

Otomatik enstantane değerleri 1/16sn ile 1/6000 arası çalışıyor. Manuelde  ise 4sn - 1/4,000 arası kullanmak mümkün. Ayrıca bulb modu ile de obtüratörü istediğimiz kadar açık tutmamız mümkün.

Bakaç:

Contax G2’nin tam bir rangefinder olarak kabul edilmemesinin nedenlerinden biri zumlu bakaç’ı. Neredeyse günümüz aynasız makinelerindeki elektronik bakaçlar gibi çalışan bakaçta pek çok ayarı görmek mümkün. Bu yönden filmli bir makinede bulunan en iyi bakaca sahip. Zumlu bir teleskop gibi dizayn edilmesinden dolayı lenslerin açısına göre kendini ayarlıyor ve size kesin bir görüş açısı sunuyor. Bu da rangefinder’lardaki parallax hatasını önlüyor. Sadece 16mm’lik lens ile flaş kızağına takmanız gereken manuel bir bakaca ihtiyacınız var. Açı gövdeyi geçtiği için asıl bakaç bu lens ile çalışamıyor.

 Bakaçdaki tek sorunu manuel netlemede bize pek yardımcı olamaması. Sadece metre çizgileri ile manuel netlemeyi yapmamızı sağlıyor. Bu da oldukca zor bir iş. Sanki Contax sadece manuel netleme yapan Leica’lara savaş açmış da otomatik netlemem o kadar doğru ki manuel netlemek istemeyeceksiniz demiş gibi.

Gövde:

G2 son kullanıcı düşünülerek yaratılmış bir makine. Dizayn olarak bir eksik bulmak güç, sizi rahatsız edecek fazla bir tuş yok. Her şey yerli yerinde. Titanyum alaşımlı gövde çok sağlam. Elinizde tuttuğunuzda bile bunu anlamak mümkün. Üst bölümdeki ufak LCD poz sayısını gösteriyor. Soldaki büyük LCD’de ise otomatik olarak film ISO’sunu veriyor. Tabi filmde bu özellik yoksa siz manuel olarak da bunu ayarlayabilirsiniz. Daha kontrastlı siyah beyaz fotoğraflar için örneğin 400 ISO’luk bir filmi 1600’e çıkarabilirsiniz.

Pil:

Contax G2’nin bütün özellikleri pile gereksinim duyuyor. Bu yüzden sürekli yanınızda bir yedek pil bulundurmanızda fayda var. Her markette bulamayacağınız ancak elektronikçilerde ya da fotoğrafçılardan satın alabileceğiniz, 2 adet CR2 3V Lithium pil ile çalışması da ne yazık ki bir problem.

Film takma ve sarma:

Contax G2’nin pek çok özelliği gibi film takması ve film bitince geri sarması da otomatik. Tek yapmanız gereken kapağı açıp filmi takmak ve kapağı tekrar kapamak. Gerisini makine kendi hallediyor. Mekanizma oldukça hızlı işliyor. Böylece teknolojinin nimetlerinden yararlanarak 36’lık bir filmden 38 poz almak da mümkün oluyor.

Leica vs Contax:

Daha önce de dediğim gibi Contax’ın ana hedefi Leica kullanıcıları idi. Ancak gelinen noktada savaşı kaybetmiş gibi görünüyor. Zamanının en pahalı makinelerinden olan Contax G2 direkt olarak Leica M6 ve M7 kullanıcılarını hedefliyordu. Gelinen noktada ne yazık ki bu muhteşem alet artık üretilmiyor ve yedek parçalarını bulmak, tamirini yaptırmak nerede ise imkansız. Bu yüzden bir Leica body fiyatına tüm lens seti ile alabileceğiniz Contax G2’ler piyasada bulunuyor. Yaklaşık 1300-1400 usd’ye 3 lensi ve ufak flaşı ile bir Contax G2 bulabilirsiniz.

Leica M6-M7 modelleri gerek film takma, geri sarma, gerek ise kullanım kolaylığı açısından Contax’ın çok gerisinde. İkisinin de lens kalitesi çok üstün. Dizayn olarak ikisi de çok güzel olsa da Leica’nın biraz daha sağlam göründüğünü söyleyebilirim. Fotoğraf çekmenin zevkini tamamen hissetmek ve tüm manuel ayarları yapmak istiyorsanız Leica doğru tercih. Hızlı hareket edip kaliteli fotoğraflar üretmek istiyorsanız ise de Contax G2 size daha çok yardımcı olacaktır.

Örnek Fotoğraflar:
















Son Sözler:

Eğer film seviyorsanız ve iyi bir rangefinder arıyorsanız Contax G2 kesinlikle en doğru tercihlerden biri.

Tamamen elektronik olması, pil gücüne çok bağlı olmasına neden oluyor. Pili içinde bırakırsanız da 1-2 hafta içinde boşalacaktır. Bu yüzden her çekimden sonra pilleri çıkarmakta fayda var. Bu kadar teknolojinin bir başka dezavantajı da hatalara açık olması. Herhangi elektronik aksamda meydana gelebilecek bir bozukluk aletin salonda bir süs eşyası olmasına neden olabilir.

Türkiye’de tamir edebilecek pek fazla insan yok. Gene de bu gözünüzü korkutmasın çünkü çok sık hata veren aletlerden değil bunlar. Üretimin gerçekten düzgün yapıldığı zamanlardan geliyor ve neredeyse kusursuz çalışıyorlar. Ben sadece böyle bir riskin de olduğunu belirtmek istedim.

Contax G2 filmli makineler ile dijital makineler arasındaki kayıp halka gibi. Her iki taraftan da çok şey almış, günümüz fotoğraf teknolojilerine yön vermiş bir makine.

Artı ve Eksiler:

+Filmli en iyi rangefinderlardan biri
+Zeiss lens kalitesi
+Teknolojik özellikler
+Rahat ve kolay kullanım
+Fiyat/Performans

-Pilinin kolay bulunmaması
-Elektronik yapısının hatalara açık olması
-Manuel netlemenin zorluğu

21 Haziran 2016 Salı

LGBTi Direniş, Barış ve Onur Fotoğraf Sergisi Açıldı!

İki fotoğrafım ile katıldığım, REDFOTOĞRAF ve İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen LGBTİ Fotoğraf Sergisi Şişli Belediyesi’nin katkıları ile açıldı.




LGBTİ’lerin toplum içerisinde görünürlüklerini artırmak, eşitlik taleplerini dile getirmek, temel hak ve özgürlüklerini destekleme noktasından hareket eden sergi 17-30 Haziran arasında Şişli Belediyesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde ziyaret edilebilecek.







14 Haziran 2016 Salı

LGBTİ Direniş, Barış ve Onur Fotoğraf Sergisi

Redfotoğraf ve İstanbul LGBTi Dayanışma Derneği tarafından LGBTİ Fotoğraf Sergisi düzenleniyor. Ben de daha önceki yıllarda Onur Yürüyüşü sırasında çektiğim bir fotoğrafla bu anlamlı karma sergiye dahil oldum. Sergi, Orlando'daki terörist eylemin hedefi olan, Türkiye'de de yaşam haklarına sürekli müdahale edilen LGBTİ bireyler için toplum genelinde umarız ufak da olsa bir farkındalık yaratabilir.



"Yaşam hakkı, temel hak ve hürriyetler gibi pek çok konuda mağdur edilen LGBTİ bireyler için bu yıl 13-19 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 7.Trans Onur Haftası ve 20-26 Haziran arası 24.LGBTİ Onur Haftası kapsamında bir fotoğraf sergisi düzenlenecek. LGBTİ bireylerinin toplum içerisinde görünürlüklerini artırmak,eşitlik taleplerini dile getirmek,temel hak ve özgürlüklerini destekleme noktasından hareket eden sergi 17-30 Haziran tarihleri arasında Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi'nde ziyaret edilebilecek."

Etkinlik Linki

Sergide yer alan fotoğrafçılar ise şöyle:

Ahmet Boyancı
Ali Baydaş
Ali Osman Abalı
Atilla Atala
Aylin Öztürk
Ateş Alpar
Bradley Secker
Cansu Alkaya
Çağdaş Erdoğan
Çiğdem Sakine Namlı
Damla Atak
Diana Savina
Ekin Taneri
Enver Enli
Engin Şükrü Eroğlu
Engin Çolakoğlu
Fulya Çetin
Fulvio Bugani
Gülcan Ellialtı
Gül Ertunan
Gizem Sönmez
Haydar Taştan
Hakan Tosun
Hülya Polat
Hale Güzin Kızılaslan
İpek Tok
Kurtuluş Arı
Leyla Diana Gücük
Masis Üşenmez
Mads Nissen
Metin Ekinci
Metin Yoksu
Mehmet Burak Zülfikar
Nima Taradji
Sultan Güner
Selda Öztürk
Sakine Yıldıran
Şakir Sağlam
Volkan Yetilmezer
Yasemin Atasoy
Yüksel Uygun
Yeşim Oğuz
Yeşim Ağaoğlu
Yurdal Bilgiç
Yalçın Çakır