Öne Çıkan Yayın

Sadece bir fotoğrafçı değil bir ikon; David Bailey

25 Kasım 2015 Çarşamba

iPhone Fotoğrafı Ciddiye Alıyor

Yazıma başlamadan şunu söylemem gerekir ki ne bir iPhone’um oldu ne de iPhone’a geçmek gibi bir niyetim var yakın gelecekte. Android ile tanıştığımdan beri mutlu mesut yaşıyorum. Burada bir IOS-Android savaşı vermek istemiyorum tabii, konumuz bu değil. Ama yazının başlığının iPhone olmasının önemli bir sebebi var. O da reklamları ile bize bir sanat şöleni yaşattığı için teşekkür etmek.

Bir süredir dikkatinizi çekiyordur İstanbul’un billboardlarında, binalarının dış yüzeylerinde müthiş fotoğraflar var. Altlarında ise kısa bir açıklama “Bu fotoğraf iPhone 6 ile çekilmiştir.” işte bu kadar. 24 ülkede 70 şehirde başlatılan bu kampanya bir yandan mobil fotoğrafçılığın kalitesini gösterirken, bir yandan da klişe fotoğraflara savaş açarak amatör fotoğrafçılara neyin iyi fotoğraf olduğu konusunda ipuçları veriyor.

İstanbul’u açık hava sergisine çeviren kampanyada dünyanın dört bir yanından 77 fotoğrafçının cep telefonu ile çektiği fotoğraflar kullanılmış. Kanada’nın donmuş göllerindeki detay fotoğraflarından, Tayland’daki uçsuz bucaksız ayçiçeği tarlalarına, sokak fotoğraflarından gölge/grafik oyunlarına kadar pek çok fotoğraf görmek mümkün.

8 mp’lik bir cep telefonunun gücüne güvenip böyle bir kampanya yapmanın önemli bir noktası da devasa boyutlarda gördüğümüz baskıların “cep telefonu ile çekilen fotoğraf baskıda bozulur, sergilenemez.” gibi söylemleri bir anda silmesi.

Aynı reklam kampanyasının bir ayağı da televizyonlarımızda dönüyor ve bu sefer cep telefonlarımızın video çekme gücünü gösteriyor. Örneğin ağır çekimde bir kuşun kanat çırpması en sevdiğimiz dizinin arasında gözümüze çarpıyor. Böylece sadece fotoğrafta değil videoda da cep telefonlarının ne kadar güçlü kameralar olduğu gösteriliyor. Ancak hala pek çoğumuzun dikey videolar çektiğimizi düşününce Apple kime ne anlatıyor diye de sorabiliriz.

Tabi ben bunları yazarken iPhone 6S çıktı bile ve hem megapixel olarak hem de farklı özellikler ile kameranın gücü gene arttı. 12 megapiksellik 4K video çekebilen kamera Apple’ın megapikselden önemli şeyler var görüşünde olduğunu gösteriyor. Advanced pixel technology, Focus Pixels olarak adlandırdığı yeni teknolojiler ve optical image stabilization ile Apple teknolojiyi bize bırakın siz güzel fotoğraflar çekmeye bakın diyor.

Piyasada iPhone’dan çok daha iyi özelliklere sahip akıllı telefonlar var, ben de onlardan birini kullanıyorum hali hazırda. Şimdiye kadar tüm reklamlar gülümseyip birbirini çeken insanlar üzerine idi. Kameranın teknik yönleri anlatılır anılarınızı ölümsüz hale getireceği söylenirdi. Ancak reklamlarında ilk defa fotoğraf sanatının gücünü kullanan bir marka ile karşılaştığımız için sitedeki ilk yazımda böyle bir teşekkür etmek istedim.

Sosyal Medya’nın gelişen akıllı telefon pazarı ile birlikte güç kazanması cep telefonları ile çekilen fotoğrafların da önemini arttırdı. Fotoğrafçılığın keşfi sanatın demokratikleşmesi için en büyük adımdır denir. Sanatı sokağa indirmiş, herkesin ulaşabileceği bir şey haline getirmiştir.

Ancak 35mm filmin bulunmasına ve Kodak’ın 1 usd’ye kamera satmaya başlamasına kadar gene de fotoğraf çok ulaşılabilir olamadı. Bu gelişmeler bir devrim yarattı ve sanatı insana yaklaştırdı.

Dijital fotoğrafın ortaya çıkışından sonra ise en büyük fotoğraf devrimi cep telefonlarına kamera koyulmasıdır. Ancak mobil fotoğrafçılık önemini asıl IOS ve Android’in ortaya çıkmasından sonra Instagram, Snapseed, Vsco gibi aplikasyonların gücü ile kazandı.  Artık gelinen bu noktada mobil fotoğrafçılığın gücünü inkar edemeyiz.

Apple’ın bu kampanyasından çıkarmamız gereken ders “Ama bende o kadar iyi bir kamera yok”, ”Ama bende o lens yok”, “Fotoğraf çekecek zamanım olmuyor” gibi mazeretleri bırakıp elimizde o anda nasıl bir kamera varsa onun sınırlarını zorlayarak fotoğraflar üretebilmek.

Ünlü fotoğrafçı ve mentor Chase Jarvis’in dediği gibi “En iyi kamera yanınızda olandır.”

Fotoğrafçı Brendan Ó, Danimarka. Farklı açılardan nasıl güçü grafik öğeleri içeren bir fotoğraf çekebileceğimizi göstermiş.


Cielo D , Kaliforniya, Instagram’ın en büyük klişelerinden biri olan ayak çekmeyi ıslan bir yolda yansımasını da alarak adeta sürreal bir boyuta getiriyor.




Dipnot: Bu yazı ilk defa fotografhaberleri.net 'de yayınlanmıştır.

11 Kasım 2015 Çarşamba

Fotogen 30. Yıl Sergisi

30 yılda...

Merhaba;

Kurulduğu 1985 yılından beri fotoğraf sanatının yaygınlaşması, nitelikli fotograf üretiminin artırılması ve fotoğrafın evrensel dili yoluyla sanat ve kültür değerlerinin paylaşılması yönündeki çabalarını aksatmaksızın sürdürmekte olan FOTOGEN Fotograf Sanatı Derneği , 30. Yılını Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi’nde açacağı ‘’ 30 yılda... ‘’ adlı bir sergi ile kutluyor.

20 Kasım 2015 tatihinde açılacak sergide, aynı zamanda Fotogen üyesi sanatçıların fotograflarının yanısıra FOTOGEN’in 30 yılının da önemli kilometre taşlarının saptandığı, sergi ile aynı adı taşıyan bir albüm de ziyaretçilere sunulacak.

30 yılda...
Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi
20 - 30 Kasım 2015


Açılış: 20 Kasım 2015 Saat 18:30

Katılımcılar

ONUR ÜYELERİ
Ersin Alok , Mehmet Bayhan , Galip Dülger , Halim Kulaksız , İbrahim Zaman

ÜYELER
Remziye Akçay , Ayse Bagdemir , Ali Balkı , Zehra Çöplü , Yusuf Darıyerli , Ömer Demirbilek , Mehmet Naci Demirkol ,Tülin Dizdaroğlu , Engin Ertan , Agop Ezgilioğlu , İhsan Gerçelman ,İbrahim Göksungur , Serra Gültürk , Süleyman Gündüz , Sultan Güner , Ali Ilgazlı , Salih Zeki İlban ,Hakan İlban , Baytekin Kara , Sema Karlıova , Cengiz Karlıova , Sakir Kemerli , Kumral Kepkep , Tuğba Kırallı , Sevdiye Kurucu , Öner Mangut , Selahattin Nemlioğlu , Uğur Okçu , Selçuk Özdil , Murat Sertan Sağmanlı , Cengiz Sakarya ,Özkan Samioğlu , Firdevs Sayılan , Selim Seval , Atilla Tanyeli , Masis Üşenmez , Uğur Varlı , Bülent Süleyman Vural , Habip Yanç , Neslihan Yazıcılar , Bülent Yüksel


10 Kasım 2015 Salı

Fujifilm X-T10 Video İnceleme

Daha önce şurada Fujifilm X-T10 ile ilgili afra tafra yapmıştım. Doyamayanlar için bir de video inceleme hazırlamak istedim. İlk olduğu için çeşitli kusurlar içinde barındırıyor. Umarım almak isteyenler için yol gösterici olur.

3 Kasım 2015 Salı

Fujifilm X-T10 İnceleme

Fujifilm Aynasız Makineler arasındaki rekabeti arttırmaya devam ediyor. Hem DSLR’lar ile yarışacak kalitede ürünler sunarken hem de Aynasızlar arasında farklı olmak için özellikle dizayn olarak retro tasarımlar ile fotoğrafçıların aklını çelmeyi başarıyor.



Fujifilm X-T1 hala markanın amiral gemisi olarak varlığını sürdürürken Fujifilm daha orta segment kullanıcıları düşünerek Fujifilm X-T10’u tanıttı.


İlk bakışta Fujifilm X-T10, X-T1’in daha ufak, hafif, rahat kullanımlı ve ucuz versiyonu olarak göze çarpıyor. Belli başlı özelliklerine bakmak gerekirse;


16.3 MP APS-C X-Trans CMOS II Sensor
EXR Processor II
0.39″ 2,360k-Nokta 0.62x OLED Bakaç
3.0″ 920k-Nokta Hareketli LCD Monitor
Full HD 1080p Video Kaydı, 60 fps destekli
Wi-Fi bağlantı desteği
77 Noktadan Akıllı Hybrid AF
Saniyede 8 Kare Çekim
ISO 100-51200
Film Simülasyon Modu,
Elektronik Enstantane
Pop-Up Flash


Görüldüğü gibi X-T10, kağıt üstünde oldukça güçlü bir makine. Fujifilm Türkiye sağ olsun makineyi test etmem için hem 18-55 hem de 16-50 kit lensleri ile gönderdi. Şimdi incelememe geçelim.


Ergonomi




X-T10’un basit,sade ve hızlı olması istenmiş. Bunun için de X-T1’in iyi yönlerinin bir çoğu alınarak daha sade bir tasarımla birleştirilmiş.


XT-1’den en büyük farkı makinenin metal gövdesinin su, toz ve kötü hava koşullarına karşı dayanıklı bir gövde olmaması. Bu da direkt olarak fiyata ve ağırlığa etki ediyor. Yani ne ödüyorsanız ona göre bir makine alıyorsunuz. Ancak bu demek değil ki makine yağmurda çamurda sizi yarı yolda bırakacak. Bir BIM torbası ile bile her makineyi yağmurdan korumanız mümkün. Ayrıca hava koşullarına dayanıklı magnezyum gövdelerde bile sorunlar yaşanabiliyor. Bu yüzden biraz da şansınız varsa normal şartlarda makine ile herhangi bir problem yaşamanız zor.


16.3 MP APS-C CMOS Sensöre göre makinenin oldukça kompakt ve güzel bir dizaynı var. Hem micro 4/3 olmayıp, 1.5 çarpanlı bir sensör kullanıp, hem de bu kadar minik olmayı başarması makinenin el büyük albenisi olabilir.


Elde tutuşta da makinenin oldukça dengeli olduğunu söyleyebilirim. Hem ön tarafta elinizi kavrayan hem de arka tarafta başparmağınızı dayamanızı sağlayan gripler tek elle bile makineyi rahat bir şekilde kullanmanızı sağlıyor.


Her zamanki Fujifilm işçilik kalitesi bu makinede de kendini gösteriyor. Hatta gelen şikayetlere göre X-T1’in ufak tefek dizayn sorunlarının bu makinede aşıldığını da söyleyebilirim.


Kullanım Kolaylığı


XT-1’in küçültülmüş versiyonu olduğunu söylemiştim. X-T10 üstünde çok daha az ayar ve teker ile geliyor. Özellikle üst bölümde atanmış bir ISO tekerinin olmaması en büyük eksisi olarak görülebilir. Ancak ISO’yu değiştirmek gene de son derece basit.


Makinenin bir çok tuşuna istediğimiz özellikleri atayabiliyoruz. Örneğin ben ISO’yu önde bulunan ufak siyah tekere yükledim ve böylece bastığım anda makinenin ISO’yu değiştirmesini sağladım. Ayrıca tüm Fujifilm makinelerinde bulunan q tuşu ile bir çok ayara tek ekrandan erişip değiştirebiliyoruz.


Yani kısaca makine özellikle sokak fotoğrafçılarının işine yarayacak pek çok kolaylık sunuyor.


Teknik Özellikler


WI-FI


Fujifilm X-T10 son yıllarda çıkan tüm Fujifilm aynasızlar gibi dahili WI-FI ile geliyor. Akıllı cep telefonları ve tabletleriniz ile makinenin içinden fotoğrafları aktarabileceğiniz gibi tüm fonksiyonlarına da erişip fotoğraf çekebiliyorsunuz. Özellikle sokakta gizlice çekim yapmak isteyenler için oldukça kullanışlı bir özellik olduğunu belirtmem gerek. Bruce Gilden gibi çok yakından insan çekmeyi seviyor ama cesaret edemiyorsanız cep telefonunuzun ekranı ile kamerayı kontrol edip fotoğraf çekebilirsiniz.


ISO


Makine yüksek ISO oranlarında da abisi X-T1’i aratmıyor. 6400 ISO’ya kadar temiz fotoğraflar üretmek mümkün. Tabi 6400’ü geçtiğiniz taktirde grain ile karşılaşmak durumundasınız. Ancak çarpanlı bir makineye göre oldukça başarılı bir ISO performansı var.


AUTOFOCUS


X-T10 ile birlikte Fujifilm netlemeye daha çok kafa patlatmaya başladı. Özellikle hareketli objeleri netlemede X-T1’de bile problem yaşanıyordu. X-T10 yeni bir AF sistemi ile geldi ve bu problemleri aşmaya çalışıyor. X-T10, 77 noktadan Zone AF yapmayı başarıyor. Bu da nerede ise gördüğünüz karenin istediğiniz herhangi bir noktasına netleme yapabilmek demek.


X-T1 de firmware update’i ile ufak kardeşinin özelliklerine kavuştu. Genel olarak AF hızı kit lenste dahi başarılı. Artık aynasızlarlar ile DSLR’ların AF konusunda oldukça benzer neticeler verdiğini söylemek lazım. Ancak gene de özellikle hızlı objeleri netlemede problemler yaşayabilirsiniz. Ancak genel kullanım için herhangi bir hız kaybı olacağını düşünmeyin.


İMAJ KALİTESİ


Bir fotoğraf makinesinden en büyük beklentimiz tabii ki düzgün fotoğraf üretebilmesidir. X-T10 segmenti içinde bu işi en iyi kotaran makinelerden biri. Bunun da en büyük nedeni X-T1 ile aynı sensörü ve işlemciyi paylaşması. Yani daha ucuz mal diye daha kötü fotoğraf çekiyor ya da X-T1 kadar iyi çekemiyor gibi bir düşünceye kapılmayın.


Ancak şunu da belirtmek lazım ki ne kadar “Megapiksel önemli değil mühim olan insanlık??” desek de artık 20mp’lik makineler nerede ise standart olmuşken Fujifilm’den de daha yüksek mp’ler beklemiyor değilim.


LCD ve Elektronik Vizör


2.36m nokta çözünürlükte OLED Elektronik vizör 0.005 saniye gecikme ile görüntüyü bize yansıtıyor. Büyük abi X-T1’den en büyük farkı 0.62x büyütme oranına sahip olması. X-T1’de bu oran 0.77x idi. Çok kafaya takılacak bir fark olduğunu düşünmedim açıkcası. Vizör gayet iyi bir şekilde çalışıyor. Zaten aynasızlara alıştıkça vizörü de daha az kullanmaya başlıyoruz açıkcası.


3-inch 920k-nokta LCD döndürülebilir ekran bize net bir görüntü sunuyor. En büyük eksikliği ise Fujifilm’in şimdiye kadar tercih etmediği dokunmatik özelliğinin olmaması. Dokunmatiğin özellikle netleme için oldukça yararlı bir özellik olduğunu düşünüyorum.


Elektronik Obtüratör


X-T10’un üzerindeki tekerden makineyi 1/4000 enstantane’ye kadar çıkarmak mümkün. Ancak daha yüksek hızlara çıkmak istiyorsanız(Ama neden??) elektronik Obtüratör’ü kullanabilirsiniz. Bu sayede 1/32000 gibi deli işi bir hıza çıkmak mümkün.


Pop-Up Flash ve Otomatik kip


X-T1’de en çok yadırgadığım şeylerden biri Pop-Up flash’ın olmaması idi. Kutudan çıkan flash’ı kızağa takmak gerekiyordu. X-T10 sessiz çoğunluğun sesini duymuş olacak ki pentaprizma gibi duran şeyi bir Pop-Up flash’a çevirmiş. Tabi bu flash ile portre falan çekmeye çalışmayın. Ancak özellikle anı için fotoğraf çektiğinizde bir nebze de olsa işinize yarayacaktır.


X-T10’un yeni kullanıcıları hedef aldığını gösteren en büyük özellik ise Auto modu için bir tuş atanmış olması. Enstantane değerlerinin hemen yanında auto modunu açıp kapayabiliyoruz. Fujifilm şimdiye kadar bu segmentte aynasızlarında DSLR’larda olan P, A, S gibi klasik modları kullanmamıştı. X-T10’a Auto modunun getirilmesi bu yönden ilginç.


Video Performansı


Video çekimi hiç bir zaman Fujifilm’in ana konusu olmadı. X-T10 da bu konuda bir istisna değil. Üzerindeki kırmızı noktaya bir iki saniye süresince basarak çekime başlayabiliyoruz. 1080p Full HD 60 fps video çekebiliyor. Ancak artık cep telefonları bile 4K video çekerken Fujifilm’in geride kaldığını söyleyebiliriz.


Film Simülasyonları


Fujifilm aynasızların en güçlü olduğu konulardan biri de jpeg kalitesi. Makineden çıkan jpegler kullandığınız film simülasyonuna göre oldukça güzel sonuçlar veriyor. X-T10 da X-T1’in sağladığı tüm film simülasyonlarına sahip. Özellikle siyah beyaz sokak fotoğrafları çekenler için pek çok seçenek var. Ben renklide Velvia’yı Siyah Beyaz’da ise Kırmızı filtreli S/B ayarını çokça kullanıyorum. Direkt telefona atıp instagramdan yayınlamak istiyorsanız film simülasyonları çok işinize yarayacaktır. Lightroom’da da raw dosyaları film simülasyonlarına göre değiştirmenizi sağlayan ayarlar mevcut. Böylece Jpeg’in kısıtlamalarından da kurtuluyorsunuz.


 



Fuji 16-50mm f3.5-5.6 vs 18-55mm f2.8-4


Daha önce 18-55’i X-T1 üstünde deneme fırsatım olmuştu. Kısaca söylemek gerekirse piyasadaki en iyi kit lenslerden biri. 18mm’de f2.8 diyafram açıklığı vermesi de büyük artı. Ayrıca üzerinde titreşim engelleme var, diyafram halkası ve otomatik/manuel netleme tuşu var. İyi görüntü veren kaliteli bir objektif.


16-50 ise daha elinize aldığınızda plastik yapısı ile 18-55’in ucuz bir versiyonu olduğunu gösteriyor. Görüntü kalitesi iyi olsa da iki lens arasında bir seçim yapmak gerekirse kesinlikle 18-55’e yatırım yapmanızın daha anlamlı olacağını düşünüyorum. Ancak günlük kullanım için daha hafif bir zoom lens istiyorsanız tek alternatif 16-50 olacaktır.


Rakip
Aynasız piyasada rekabet DSLR’ları aşmış durumda. Her yeni modelde hem özellik hem de şekil olarak makinelerde iyileştirmelere gidiliyor. X-T10’a en büyük rakip şekil ve performans olarak çok yakın olan Olympus OM-D E-M10. E-M10 da büyük abileri E-M5 ve E-M1’in ufak versiyonu olarak özellikle sokak ve gezi fotoğrafçılarını hedef almış bir ürün. Ancak X-T1 ile en büyük farkları sensör boyları olarak dikkat çekiyor. E-M10’u kurcalama şansım olmadığı için çok da fazla yorum yapamayacağım.


Son Sözler


Artıları:


  • İmaj Kalitesi
  • Kompakt, sade, hafif, retro görünüm
  • ISO Performansı
  • Fiyat/Performans oranı    
  • Fujifilm’in X Mount lenslerinin kalitesi
  • Film simülasyonları ve Jpeg kalitesi


Eksiler;


  • Dokunmatik LCD’nin olmaması
  • ISO tekerinin olmaması(Bunun yerine 7 fonksiyon tuşundan birini ISO için atayabiliyoruz)
  • Pil ömrü hala zayıf
  • 4K video yok


Fujifilm X-T10 boyundan büyük işler yapan bir makine. Özellikle X-T1’e sahip olup ikinci bir body isteyen kullanıcılar için bence en iyi alternatif. Yeni başlayacaklar için de özellikleri ile fotoğrafçılığı sevmelerini ve eğlenmelerini sağlayacağını düşünüyorum.

Fujifilm X-T10 özellikle sokak ve gezi fotoğrafı çekenlerin, günlük kullanım için hafif ve güçlü bir makine arayanların, uzun turlara çıkanların yanından ayırmak istemeyecekleri bir yol arkadaşı olacaktır.

Örnek Fotoğraflar