Öne Çıkan Yayın

10. FOTOGEN Gösteri Günleri

28 Eylül 2015 Pazartesi

“Turkey By Photographs” Sergisi Los Angeles'da

Aydın Tuna Palabıyıkoğlu’nun küratörlüğünde, benim de aralarında bulunduğum, 12 fotoğrafçının katıldığı “Turkey By Photographs” Sergisi Amerika’da City Club La’de açıldı.




Turkey: Culture and Business Event kapsamında düzenlenen, Türkiye Cumhuriyeti Los Angeles Başkonsolosluğu, City Club La ve WECTAC’ın organize ettiği sergi 22 Eylül’de açıldı.




Sergiye Katılan Fotografçılar (Soyadlarına göre)

Ali Emre Algınguzel
Nebiye Azak
Caner Başer
Halit Ömer Camcı
Mert Gündoğdu
M.Burak Kinacılar
Onur Şahin
Aydin Palabiyikoğlu
Said Nuri Tetik
Berkin Tuncar
Meral Ünal
Masis Üşenmez
Murat Utku Zırh

ANAFOD Sezonu Açıyor

Üyesi olduğum İstanbul Anadolu Yakası Fotoğraf Sanatı Derneği (ANAFOD)  2015-2016 sezon ezon açılışını 03 Ekim 2015 Cumartesi günü saat 16:00 da Türkan Saylan Kültür Merkezinde gerçekleştiriyor. Açılışta ANAFOD ve Büyükçekmece Fotoğraf Kulübü Derneği (BÜFOD) üyelerinin karma sergisi ile birlikte fotoğraf sanatçılarının kitaplarını imzalayacağı bir imza günü de gerçekleştirilecek.



İmza gününe katılacak fotoğraf sanatçıları ise şu isimlerden oluşuyor :

. Sabit Kalfagil
. Gültekin Çizgen
. Özkan Samioğlu
. Tahsin Aydoğmuş
. Tülin Dizdaroğlu
. Alberto Modiano
. Cengiz Akduman
. Tuğrul Çakar

Fotografhaberleri yayın hayatına başladı

Metin Ekinci ve Zeynep Seda Çakır'ın kurduğu,  Gül Yıldız, Hüseyin Aldırmaz, Nezihi Gözen ve benim yazarları içinde yer aldığımız http://fotografhaberleri.net/ yayın hayatına sıkı bir giriş yaptı.

Sektörden haberler, sergi, gezi, etkinlik duyurularının yanında bizlerin köşelerimizde fotoğrafçılık hakkında köşe yazıları yazacağımız site bu alanda Türkçe içerik boşluğunu doldurmak için önemli bir adım.

Bu demek değil ki kendi blogumu ihmal edeceğim, burası benim kişisel alanım olduğu için daha rahat bir dille yazıyorum. Ancak daha geniş bir kitleye ulaşmak için Fotoğraf Haberleri sitesine de katkıda bulunmak niyetindeyim.



Umarım tüm fotoğraf camiyasına yarar sağlayacak bir girişim olur.

İlk yazım iPhone’un Fotoğraf Sanatını Sokağa Taşıması 'nı site üzerinden okuyabilirsiniz.

7 Eylül 2015 Pazartesi

Canon M3 Aynasız Makine İncelemesi


Canon Türkiye son dönemde güzel işler yapıyor. Son kullanıcı ile teması güçlendirmeye çalışıyorlar. Bunun için de Türkiye'nin en büyük fotoğraf forumlarından biri olan CanonTurk'ün yöneticilerinden Mert Gündoğdu'yu kadroya kattılar.

Mert ile tanışıklığımız CanonTurk'ün ilk yıllarına dayanıyor. Kendisinin yıllardır Canon'un tanıtımı için ne kadar uğraştığını iyi biliyorum. Bu yüzden göreve getirildiğini duyduğumda da çok sevinmiştim. Umarım iki taraf için de iyi olur.

Tabii ki Mert başta olunca bize de istediğimiz aleti test etme şansı doğdu. Kendisinden Canon'un aynasız serisinin yeni modeli M3'ü denemek için istedim. Hem 18-55 kit lens hem de 22mm prime ile beraber gönderdi.

Canon M serisi 2012'nin ortalarında çıktığında büyük bir heyecan yaratmıştı. Sonunda pazarın iki büyük liderinden biri aynasız piyasasına giriyordu. Eski Canon kullanıcılarını cezbedeceği aşikardı. Ancak gerek dizaynı, gerek ise özellikleri ile pazarda istediği yeri alamadı. Özellikle Auto Focus'u çok eleştirildi. Ne kadar firmwareler ile sorunlar giderilmeye çalışıldı ise de satışları hayal kırıklığı yaşattı. Hatta çıkış fiyatının %80 altına kadar düştü fiyatı.

Canon M'in başarısızlığı Canon'un da seriye güvenini zedelemiş olacak ki az bir değişiklik ile ortaya çıkan M2 sadece Asya pazarında satıldı. M3 ise şimdilik Avrupa ve Asya pazarını hedef alıyor.


Peki M serisi üzerindeki bu kara bulutlar M3 ile dağıtılabilecek mi? Şimdi bu soruya cevap arayalım.

Elime geçen Canon M3'ün kısaca teknik detaylarına bakalım;

24.2-milyon-pixel, APS-C CMOS sensor
Canon EF-M mount
ISO 100-12,800 standard, (100-25,600 genişletilmiş)
4.2fps seri çekim
Full HD video saniyede 30fps, 25fps ve 24fps

Görüldüğü gibi kağıt üzerinde teknik olarak makinede bir sıkıntı yok. Canon bu sefer hem G serisi kompakt kullanıcılarını hem de ikinci bir Canon body arayışındaki halihazırdaki DSLR kullanıcılarını cezbedecek bir makine yapmış. Neden yedek body arayanlar Canon M isteyecektir? Çünkü burada yazmasa da Canon'un yapmış olduğu çevirici ile Canon EF lensleri Canon M üzerinde kullanmak mümkün. Ancak şu da unutulmamalı ki özellikle ağır zoom lensleri bu minik body'de kullanmak oldukça güç ve dışarıdan bakıldığında da hiç ergonomik durmuyor. AF hızının lense göre değiştiğini söylemeliyim. STM serisi Canon lenslerde bir sıkıntı yaşamayacaksınız ancak eski netleme motorlu lensler oldukça yavaş kalıyor. Gene de 85mm 1.8 ile yaptığım denemede memnun kaldım.

Peki Canon müşterileri için Canon M iyi bir alternatif olabilir dedik ama fotoğrafa yeni başlayan ve DSLR taşımak istemeyen yeni kullanıcılar Canon M'den memnun kalacak mı? Cevabı zor. Bir taraftan Canon markasına güvenip bu seriye geçebilecekler olacaktır. Ancak ortada 2012 yılından beri piyasada olan bir sistem var ve kendisi için çıkarılmış lens adedi sadece 4. Bu dönemlerde çıkan Leica T sistemi bile Canon'u lens konusunda geçmek üzere, Sony, Olympus, Fuji, Samsung gibi markalarla lens çeşitliliği konusunda karşılaştırmak bile yersiz.



Lens çeşitliliği dışında takıldığım bir başka nokta da seri çekim hızının yalnızca 4.2 fps'de kalması. Bu segment makinelerde artık standart 8 fps'den söz ediyoruz ve Canon bunun çok altında kalıyor. Yetersiz mi derseniz tabii ki değil sonuçta bu alet ile spor fotoğrafçılığı yapmayacaksınız ancak verilen para karşılığı benzerlerden düşük özellikle karşılaşmak istemiyor insan.

Kötü yanları baştan sıralayıp makinenin iyi yanlarına geçelim. 24.2-milyon-pixel, APS-C CMOS sensor 750D&760D serisi DSLR'larda kullanılan ile aynı. Oldukça güçlü olan sensor'un imaj kalitesi mükemmel. Zaten fotoğraf makinesinden en büyük beklentimiz bence fotoğrafın kalitesi olmalı yoksa cep telefonlarımızla da iyi fotoğraf üretebiliyoruz.

Dizayn olarak Canon önceki M modellerinden ağzı yanmış olacak ufak makinelerindeki en iyi özellikleri Canon M3'e entegre etmiş. Sağ elinizle tuttuğunuzda hand grip'in başarısını hissedeceksiniz. Gerçekten tutuş açısından bu ufaklıkta bir makine için çok başarılı bir dizayna imza atmışlar.

Tamamen dönen ekran selfie çekiminde vazgeçilmez olacağı gibi dokunmatik başarısı da kendinden söz ettiriyor. Ancak en güzeli ise kameranın üstünde bulunan pozlama telafisi tekeri. Özellikle benim gibi sokakta enstantane öncelikli modda çalışmayı sevenler için hızlıca pozlama telafisi yapabilmek büyük kolaylık.

Dizayn olarak sevmediğim bir tek şey var o da açma kapa düğmesi, mod tekerinin hemen yanında yer alan ufacık bir düğmeden makine açılıp kapanıyor ve çekimde iken kendi kendini kapadığı için alet sürekli kapalıymış gibi geldi bana. Herhalde bir stand-by modu vardır ama ben menü içinde bulamadım. Ancak gene de benzerleri gibi daha iyi bir on/off tuşu olsa güzel olurdu.

Yeni teknolojinin tüm nimetlerini de Canon M3'de bulmak mümkün. Wi-Fi ile telefondan ve tabletten fotoğrafları indirebilir, fotoğraf çekebilir, akıllı telefonunuzu bir kamera ekranı gibi kontrol edebilirsiniz. Ayrıca NFC ile de kolayca eşleştirmek mümkün. Tüm bu kolaylıklara rağmen Canon eski teknolojiyi de unutmayıp IR alıcısı koymuş, böylece uzaktan kumanda ile de fotoğraf çekebilmek mümkün oluyor.



Canon M3'de elektronik bakaç yok. Bu yüzden LCD ekrana çok iş düşüyor. Neyse ki oldukça başarılı dokunmatik bir LCD var. Ekrandan bir çok ayarı da hızlıca değiştirmek mümkün. Gene de benim gibi bakaça alışmış kullanıcılar için de flash kızağına monte edilebilen harici bir bakaç yapılmış. EVF-DC1 kodlu bu ürün için de ayrıca iyi bir para ödemek gerekiyor tabii ki.

Kameranın sol yanında bulunan flash'ı açtığınızda yukarı doğru minik bir flash fırlıyor. Alet bu şekilde sanki Wall-E'nin kameralı versiyonu gibi duruyor. Flash'ın bu şekilde yukarıda olması özellikle anı fotoğraflarında kullanıldığı düşünülürse objektiften uzakta kaldığı için kırmızı göz problemini gidermek açısından iyi olmuş. Ayrıca normal flash kızağına da herhangi bir TTL flash takmanız mümkün.

Başlarda dediğim gibi M serisinin en büyük problemi AF idi. Canon M3'e baktığımızda ise AF'nin oldukça başarılı olduğunu söyleyebilirim. Özellikle günlük kullanımda herhangi bir sıkıntı yaratmayacaktır. Hareketli objeleri de bir yere kadar netleyebilen makine bu konuda çok da başarılı değil.

49 noktadan AF almak mümkün ve çerçevenin büyük kısmını kullanabiliyoruz. Tabii ki en başarılı netleme bölgesi orta nokta. Ben genelde orta noktadan netleyip sonra kadrajı düzelten biriyimdir. Bu yönden AF'de herhangi bir sorun yaşamadım. Tek problem aşağıda gördüğünüz tırtıl fotosunda hiç bir şekilde tırtıla netlemeyi başaramadım, sürekli arka bölge netlendi. Manuele alıp elle netleme yapınca ancak başarabildim netlemeyi. Manuel netlemede net alanların kırmızı, sarı gibi renklerle göstermesi(focus-peaking) işinizi çok kolaylaştırıyor. Bu özelliği menüden ayarlayabiliyorsunuz.

22mm ile çektiğim fotoğrafta tırtılı orta noktaya almama rağmen AF ile netlemeyi başaramadım.

Canon M3 oldukça hızlı bir şekilde açılıyor. Bu yönden sokak fotoğrafçısı için güzel bir alet yalnız benzerlerine göre çok az bir deklanşör gecikmesi hissediliyor. Bir firmware update ile düzeltileceğini umarım.

ISO başarımını da beğendim. 6400 ISO'ya kadar kabul edilebilir fotoğraflar çekebilirsiniz. 800 ISO'a kadar da gönül rahatlığı ile kullanılabilir.

Makine ile beraber gelen 18-55 kit lens başarılı. IS özelliği olması yüksek diyafram değerlerini bir nebze de olsa kabul ettirebiliyor. Ancak bu lens ile beraber makinenin çok da kompakt durmadığını söylemem lazım. Özellikle 22mm f2 prime lensi kullanmadıkça makine diğer lenslerle beraber oldukça fazla yer işgal ediyor. Ancak 22mm ile birlikte ise tam bir sokak fotoğrafçısı makinesi. Sürekli yanınızda dolaştırabileceğiniz bir makine oluyor.

Sonuca bakmak gerekirse Canon M3 önceki M serisi felaketlerine göre son derece başarılı bir makine. Kompakt, kaliteli bir yapısı var. Gerek tuş takımı olsun gerek ise dokunmatik ekranı olsun kullanım kolaylığı sağlıyor. 24 mp APS-C CMOS sensor oldukça başarılı görüntüler sunuyor. AF hızı sizi tatmin edecektir. Ancak EF-M lenslerin azlığı, konnektör ile bağladığınız EF lenslerin AF hızının düşük olacağını göze almanız lazım. İlla EF lensli kompakt bir Canon kullanmak istiyorsanız 100D hala daha iyi bir alternatif olacaktır.

Ayrıca seri çekimin 4 fps'de kalması ile rakiplerinin yanına yaklaşamıyor. Gene de bunlara rağmen asıl problemi şu an için yüksek fiyatı. Bu fiyata piyasada çok daha oturmuş alternatifler var.

Canon, M3 ile özellikle elinde tuttuğu müşteriyi hedef alıyor. Hem G serisi kullanıp daha profesyonel bir seriye geçmek isteyenler hem de yedek makine isteyen DSLR kullanıcıları için Canon M3 gerçekten çok iyi bir alternatif. Ancak yeni kullanıcılar için fiyatın düşmesinin beklenmesi ya da Canon'un EF-M serisi lenslere gerekli ilgiyi gösterip göstermeyeceğine bakılması gerekiyor. Şimdiki hali ile sokak ve gezi fotoğrafçıları için iyi bir alternatif olabilir ancak farklı tarzda çalışan fotoğrafçılar için çok fazla imkan sunmuyor.

Canon M3 ile test çekimlerim;