Öne Çıkan Yayın

Vivian Maier, Bir Otoportre İncelemesi

28 Ocak 2015 Çarşamba

“GEZDİK GÖRDÜK ÇEKTİK 4″ FOTOĞRAF SERGİSİ

Kadıköy Fotoğraf Merkezi öğrenci ve üyelerinin Ayşe Küçükkurt önderliğinde hazırladığı GEZDİK GÖRDÜK ÇEKTİK 4 FOTOĞRAF SERGİSİ Moda Deniz Kulubü Sergi Salonu'nda sanatseverlerle buluştu.

İki fotoğrafımla katıldığım sergiyi 8 Şubat'a kadar gezebilirsiniz.







20 Ocak 2015 Salı

19 ocak 2015 Hrant Dink Anma Yürüyüşü

Hrant Dink’in öldürülüşünün sekizinci yılında binlerce kişi Taksim’den, Şişli-Osmanbey’deki Agos gazetesi önüne yürüdü. Biz de ailecek her zamanki gibi Hrant Ahpariği anmak için oradaydık. Aşağıda çektiğim fotoğrafların bir kısmını bulabilirsiniz. Daha fazlası için google + ve facebook.











19 Ocak 2015 Pazartesi

26. ŞİNASİ BARUTÇU KUPASI SONUÇLANDI

FOTOGEN Fotoğraf Sanatı Derneği tarafından bu yıl 26.si gerçekleştirilen “ ŞİNASİ BARUTÇU KUPASI FOTOĞRAF SERGİSİ” 17 Ocak 2015 de İFSAK GALERİ’de bir kokteyl ile açıldı.

ANAFOD Anıl Tamer Yılmaz'ı bu mutlu gününde yalnız bırakmadı 


Sergi, Türk Fotoğraf sanatına pek çok emeği geçmiş olan Şinasi BARUTÇU’nun anısına düzenlenmektedir. Bu sergi ile fotoğraf çalışanlarını tek fotoğrafın raslantısallığından uzaklaştırarak, bütünü düşünmeye yöneltmek ve yüksek düzeyde bir sergi oluşturulması amaçlanmaktadır.

Sergiye daha önceki çalışmaları göz önünde bulundurularak, tüm yurt genelinde geniş bir tarama ile, FOTOGEN Yönetim Kurulunca belirlenen 12 katılımcı davet edilmekte ve 6 şar fotoğraf baskısı ile katılmaları istenmektedir. Çalışmaları seçici kurul tarafından 3 yıl üst üste başarılı bulunan katılımcılar “ ŞİNASİ BARUTÇU KUPASINI” almaya hak kazanmaktadırlar.



Bu yılın seçici kurulu; Nadir EDE, İbrahim GÖKSUNGUR, Cengiz KARLIOVA, Halim KULAKSIZ ve İbrahim ZAMAN’dan oluşmaktadır.

Bu yıl “ 25. ŞİNASİ BARUTÇU KUPASI” nı üçüncü turda bulunan Barbaros ODABAŞ almaya hak kazandı. İFSAK GALERİ'de geniş bir katılım ile yapılan açılış töreninde katılımcıya kupası ve diğer katılımcılara da " Katılım Sertifikaları" verildi.

2.turda bulunan Ali AŞILI, Anıl Tamer YILMAZ ve Tacettin YÜKSEL 3. Tura. atlamaya hak kazandılar. Bu yıl ilk kez çağrılan Yasin AKGÜL,Asuman ERGÜNEY, Cengizhan GÜNESEN ve Emin ÖZMEN ise 2. tura atlamaya hak kazanmışlardır.

Tüm katılımcıları kutlar, başarılar dileriz. Sergi 6 Şubat 2015 tarihine kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacaktır. Tüm fotoğraflar sergi bitim tarihinden sonra www.fotogen.org.tr den izlenebilir.

16 Ocak 2015 Cuma

Eric Kim'den Sokak Fotoğrafçılarına Tavsiyeler


Biraz sokak fotoğrafçılığına ilginiz var ve sokak fotoğrafçılarının blog'larını takip ediyorsanız Eric Kim hakkında da bir bilginiz vardır. Kendisi sokak fotoğrafçılığını sevenler için önemli bir mentor olmuştur. Ben de sıkça blog'una girip yeni yazılarını, videolarını zevkle takip ediyorum.

Geçen günlerde David Gibson'ın The Street Photographers Manual'ını edindim. Gerçekten güzel düşünülmüş bir kitap. Sokak fotoğrafçılığını sadece teorik olarak anlatmıyor, pratik bilgiler veriyor ve hali hazırda yapabileceğiniz projeleri gösteriyor.

Kitabın içinde bir sürpriz de Eric Kim'in çeşitli maddelerle sıralanmış tüyoları oldu. Ne kadar doğrudur bilemeyeceğim ama bunu çekip paylaşmakta sakınca görmedim. Umarım David Gibson'ı üzmemişizdir :)

Sosyal Medya'da bu fotoğrafı paylaşınca bazı arkadaşlardan "İngilizce bilmeyenler ne yapsın?" serzenişleri geldi. Ben de sizler için çevirmeyi uygun gördüm.

Fotoğraf: Rinzi Ruiz

Şimdi bu tavsiyeleri madde madde inceleyelim. Maddeler Kim'in yorumlar ise benimdir. Katılıp katılmamak sizlere kalmıştır.

  • Sosyal Medya takipçilerinizin sayısı değil kalitesi önemlidir.
İlk madde aslında tam olarak fotoğrafçılıkla ilgili olmasa da burada demek istenen sahte hesapları takipçi diye satın alıp kendinizi bir yerlere koymaya çalışmamanız. Az ama size sadık bir takipçi topluluğu ile sürekli bir bilgi alış verişinde bulunmak çok daha önemli.

  • Teçhizat değil, kitap alın.
Daha önce bunla ilgili bir yazı yazmışlığım vardı. Hangi lens hangi diyaframda en iyi netliği verir ya da zeis'in ikinci el piyasası nedir gibi garip bilgilerle kafanızı doldurup teçhizat manyaklığının tepelerine çıkmak yerine sevdiğiniz fotoğrafçıların kitaplarını alın. Onların işleri size ilham versin. Hem de makine üreticilerine para kazandırmak yerine bu işe gönül vermiş insanlara faydanız olsun.
  • Fotoğrafa harcadığınız paranın sizi mutlu etmesini istiyorsanız kendinize yatırım yapın(Makinelere, lenslere, tripodlara değil gezmeye, workshoplara, eğitime para harcayın).
Aynen bir üstteki madde gibi harcamalarınız size değer katacak şeylere olsun. Kimse 3000TL'ye aldığınız yeni lensinizin performansını anlatmanızla ilgilenmiyor!!
  • En ünlü fotoğrafçılar bile öldükten sonra iki ya da üç fotoğrafı ile hatırlanır. Eğer bunu başarırsanız fotoğrafa katkınızı tamamlamışsınızdır.
Burada Kim ile tam olarak aynı şeyi düşünmüyorum evet ilk akla gelen 2-3 fotoğrafı olabilir ama kitaplarını incelediğinizde size çok daha ilginç gelecek karelere rastlayabilirsiniz. Yani iki fotoğrafla ödüller aldım, insanlar beni tanıdı, işim tamamdır, hadi bana eyvallah demeyin.

Billboard bulamadım bunla idare edin :)
  • Sadece billboard önlerinde yürüyen insanları gösteren fotoğraflar sıkıcıdır.
Bu işe yeni başlayanlara verdiğim tavsiyelerden biri de billboardlara arka plandaki yazılara dikkat etmeleri. Evet sadece billboard önünden geçen insanların fotoğrafları sıkıcıdır ancak arka plan ile öndeki insanı bir grafik uyumlulukta ya da hikayesel bir anlatımda yakalayabilirseniz işte o zaman güzel bir iş başarırsınız.
  • Post-processing(Türkçede fotoşop dediğimiz)'i ne kadar yaparsanız yapın ortalama bir fotoğrafı mükemmelleştiremezsiniz.
Bazı arkadaşlarda böyle bir algı var Lightroom'da ya da Photoshop'da manüplasyonun dibini görünce fotoğrafın düzeleceğini umuyorlar. Ama zaten sokak fotoğrafı sert uygulamaları kabul etmez. O yüzden kamerada çekebileceğiniz en iyi görüntüyü çekin ve işlemede sadece tonlar, yeniden kadrajlama gibi ufak dokunuşlar yapın.
  • Sokak fotoğraflara koyduğunuz watermark(ya da imza) izleyicinin zevkini etkiler.
Siz her ne kadar fotoğraflarım çalınmasın diye yaptığınızı düşünseniz de koyduğunuz o garip imzalar ya da dev watermarklar fotoğrafınızın güzelliğini öldürmektedir. Bırakınız çalan çalsın. Yakalayın, para kazanırsınız. 
  • Zamanınızın %99'unu editlemeye %1'ini ise Post-process'e ayırın.
Türkçede tam anlaşılmayan iki kavram var. Editing dediğimiz aslında çektiğimiz fotoğraflardan en iyileri seçmek, ayırmak demektir. Daha sonra bunlarla oynayıp manüpule etmeye ise Post-process ya da işleme diyoruz. Burada asıl önemli unsur doğru fotoğrafları seçmektir. 

Bazen nah yemeyi hak ediyorsunuzdur.
  • Sokakta yaşayan insanların, performansçıların basit fotoğraflarını çekmekten kaçının. Bunlar genelde etkisiz fotoğraflardır.
Bizim sıkça dile getirdiğimiz dilenci, sümüklü çocuk fotoğrafları bu kapsama giriyor. Bu insanların fotoğraflarını çekmek yerine para verin, yemek ısmarlayın daha iyi bir iş yapmış olursunuz. İlla çekecekseniz de bir hikayesi olsun.
  • Portfolyolarını görmeden diğer fotoğrafçıların yorumlarından etkilenmeyin.
Bunu ben hem negatif hem pozitif olarak alıyorum. Yani biri sizin fotoğrafınızı yerin dibine batırıyorsa da göklere çıkarıyorsa da bir bakın bu adam ne çekmiş de konuşuyor. Tabi bu kişi bir sanat eleştirmeni ise durum farklı :)
  • Sosyal Medyadaki insanların %99'u sokak fotoğrafının ne olduğundan anlamaz. O yüzden aldığınız yorumlara, like sayısına vs çok takılmayın. Özel sokak fotoğrafçılığı gruplarına üye olun.
Üst madde ile benzer bir şekilde işi bilmeyen insanların beğenilerine güvenmeyin. Facebook, Flickr ya da forumlarda sokak fotoğrafçılığı ile uğraşan gruplara girin. Örneğin benim de sıkça takip ettiğim Facebook grupları:
Bu ve benzeri gruplarda gerçekten iyi fotoğrafçılar ile iletişime geçebilirsiniz.
  • Eğer bir fotoğraf projesi yapıyorsanız ve insanlar "Daha önce yapıldı o!" diyerek sizin motivasyonunuzu bozuyorsa dikkate almayın ve devam edin. Hiç kimse o projeyi sizin gibi yapamamıştır!
Projeler ileri seviyelerde başladığınız uğraşlar olacak. Ama başladığınızda "bilmem kim onu yaptı ödül de aldı" gibi yorumlar gelecektir. Bunları boş verin ve işinize yapmaya devam edin. Kimsenin sizin işinizi küçümsemesine de izin vermeyin.

Evet Eric Kim'in bu maceramızdaki notları ve benim de düşüncelerim bu kadar. Kendisini hala tanımıyorsanız blog'una mutlaka göz atın. Sokak fotoğrafçısı olsanız da olmasanız da yararlı olacak yazılar bulacaksınız.