Öne Çıkan Yayın

10. FOTOGEN Gösteri Günleri

23 Eylül 2014 Salı

7. Kadıköy Fotoğraf Günleri ve Büyükçekmece Fotoğraf Dernekleri Karma Sergisi

Geçtiğimiz hafta sonu aynı anda İstanbul'un iki farklı yakasında birer fotoğrafım sergilendi. Böyle bir mutluluğu bir daha yaşar mıyım bilemiyorum.

7. Kadıköy Fotoğraf Günleri üç gün boyunca Haydarpaşa'yı mesken tutup çeşitli sergi, sunum ve workshoplar ile sürdü. Daha önce Kadıköy Fotoğraf Merkezi'nde Gezdik Gördük Çektik 4 adlı karma sergide olan galata köprüsü fotoğrafım ile ben de katıldım.

Büyükçekmece Fotoğraf Dernekleri Karma Sergisi ise Festival alanındaki Kervansaray'da devam ediyor. Türkiye'de faaliyet gösteren pek çok fotoğraf derneği sergiye destek vermişti. Ben de sergiye ANAFOD'dan Galata Kulesi fotoğrafım ile katıldım. Evet bir sergide köprü bir sergide kule ile Galata'yı sömürdüm(Ama Fenerli olmam da ayrı bir konu).


Haydarpaşa'nın kedileri de bizleri yalnız bırakmadı

Fular yoksa şapka taksınlar

16 Eylül 2014 Salı

7. Kadıköy Fotoğraf Günleri



Her yıl Ayşe Küçükkurt tarafından koordine edilen Kadıköy Fotoğraf Günleri bu yıl 7. kez perde diyor...

Bu sene sunum yetiştiremedim ama ben de Gezdik Gördük Çektik 4 fotoğraf sergisinde bir fotoğrafım ile varım :)

Haydarpaşa'da görüşmek üzere...

Program

Tarih: 19-20-21 Eylül 2014
Yer: Tarihi Haydarpaşa Garı
Tema "IŞIK ve ZAMAN"

19 Eylül 2014 (1. Gün )

10.00 Fotoamele Fotoğraf Grubu
Karma Fotoğraf Sergisi
"Gezdik Gördük Çektik 4" Açılışı (Orta Salon)
Behiç Günalan Atölye Grubu Fotoğraf Sergisi
"Yine Yeniden Edirne"
İstanbul Fotoğraf Müzesi
"Sevmek Zamanı"
12.00 Tanıtım stantlarının açılışı
16.00 Ücretsiz Fotoğraf Eğitimi
"Temel Kavramlar"
(Bekleme Salonu)
20.00 Slayt Gösterileri (orta salon)
Arzu Eylül Altınkumlar "Güzel Günler"
Abdullah Agah Öncül "Zamanın Işığı"
Behiç Günalan "Pencere Arkası Kapı Önü"

20 Eylül 2014 (2. Gün)

10.00 Sergiler
Gün Işığıyla Etkili Portre Çekimi
13.00 Ustalarla Söyleşiler
Hüseyin Özdemir
Makro Fotoğrafın Sırları (Bekleme Salonu 1)
14.00-16.00 Ücretsiz Fotoğraf Eğitimi 1
"Düğün Hikayesi Nasıl Çekilir?"
Eğitmen: Mustafa TURGUT
(Bekleme Salonu1)
20.00 Slayt Gösterileri (orta salon)
Ahmet Kılınç "Ortaya Kar IŞIK"
Galip Çetiner "Sonsuz"
Feyza Berker "Ben Kadın"

21 Eylül 2014 (3. Gün)

11.00-13.00 Ücretsiz Fotoğraf Eğitimi
Aramis Kalay ile Modelli Portre Çekimi
(Bekleme Salonu 1)
13.00-14.00 Ustalarla Söyleşiler (Bekleme Salonu 2)
"Fotoğraf İşletmeciliği"
16.00 Ustalarla Söyleşi (Bekleme Salonu)
20.00 Slayt Gösterileri (Orta Salon)
Şükran Bektaş "Zamanında..."
Ayşe Küçükkurt "Sudaki İzler"
Hüseyin Özdemir "Detayın da Detayı"

15 Eylül 2014 Pazartesi

105. Pehlivanköy Sonbahar Hayvan ve Emtia(Pavli) Panayırı

Pavli Panayırı ile ilgili daha önce 2011 ve 2012'de blog'a iki yazı yazmıştım. Son yazımda göreceğiniz üzere yeter artık gitmem demişim, ama bir sene pas geçtikten sonra gene dayanamadım gittim. ANAFOD'un düzenlediği tur ile, dernek üyelerimiz ile birlikte sabah yedide yola çıkıp on buçuk gibi festival alanına vardık.

Daha önce üç kere gittiğim festival(nedense aklımda iki kalmış, blog yazımı tekrar okuyunca hatırladım) önceki yıllardan biraz daha az katılımla yapılıyor gibi geldi bana(Gibi geliyor bana yoksa şüphem mi var?). Gerçi son gün gittiğimiz için katılan ailelerden bir kısmı gitmiş de olabilir(Evet varmış).

Alanda her çocuğa yaklaşık 30 fotoğrafçı düşüyordu. Çoğu Pomak zaten bıkmış çektirmek istemiyordu, bir kısmının da gözü açılmış para para diye tutturmuştu.

Fotoğrafçıların çoğunun da birbirine saygısı yok. Neredeyse çektikleri çocukları başkaları çekmesin diye kuyuya atacaklar. Bu derece hırs ile yaşamak zor. Arkasında fotoğrafçı hissettiğinde çömeldiği yerden kalkıp çantası ile arkasındakinin kamerasını devirmeye çalışan mı istersiniz, arkama geçip 70 200'le geniş açı çekiyorum önümden çekil diyen mi(Gereken cevabı aldı arkadaş). Neyse ki çevremde böyle insanlar yok, ancak bu tür kalabalık alanlarda karşılaşıyoruz da aramızda hukuki bir süreç doğuracak sertlikler yaşanmıyor.

Buraya yaptığımız önceki gezilerde arabayı ben kullandığım için alkol alamıyordum. Bu sefer güneşten kafamızı da çıkaramadığımızdan restoranlarda bol bol biralanarak yerel yaşama ayak uydurdum. Özellikle alanın aşağısında kuzu çeviren yerlerde yiyip içmek oldukça eğlenceli. Hele de müzisyenler gelirse ortam oldukça şenleniyor.

Genelde siyah beyaz çalışsam da bu ara renkler ile aramız iyi sanırım. Pavli'yi de renkli işledim. Sizleri fotoğraflarımla baş başa bırakmadan önce diğer fotoğraflara google+, facebook ve flickr üzerinden ulaşabilireceğinizi belirtmek isterim.










11 Eylül 2014 Perşembe

Antalya Kaleiçi'nde kısa bir fotoğraf turu

ArToros sanat festivali'nden dönerken bir günlük de olsa Kaleiçi'nde kalmak istedim. Kaleiçi önceden Antalya'ya geldiğimde pek tadını çıkaramadığım bir yer. Oysa ki hem fotoğraf hem de eğlence anlamında çok şey vaadediyor.



Öncelikle Osmanlı tarzı köy evlerinin korunduğu ender kent merkezlerinden biri. Taş yapı üstü cumbalı tahta evler ve dar sokaklar sizi içine alıyor. Gece içip de yönünüzü karıştırırsanız kaldığınız yeri bulmanız oldukça zor olabilir.

Kaleiçi'nin sevdiğim yanı bir tarafı limana bir tarafı "modern" Antalya'ya açılıyor oluşu. Her şey elinizin altında. Son gelişimden beri sanırım bir 10 yıl geçti. O zamanlar tek tük olan barlar, restoranlar tüm Kaleiçi'ni ele geçirmiş. Kalan yerler de pansiyon olmuş. Fiyatlar oldukça uygun diyebilirim. Booking.com'da 9'a yakın puan almış bir pansiyonda 45TL'ye kaldım. Yiyecek, içecekler de İstanbul'dan ucuz.

Bu ziyaretimde Kaleiçi sokaklarını gezecek çok vaktim oldu. Ancak sıcak fena vurdu beni. Özellikle Toroslardan inince sanırım ısı farkına da alışamadım pek. Yine de sizler için bir şeyler çekmeye çalıştım. Siyah beyaz çalışan beni bile renkli fotoğrafa zorlayan ender mekanlardan biriydi bu arada. Umarım beğenirsiniz.

Fotoğrafların tamamı için google+ ve facebook 'a bakabilirsiniz.


Art Gaar'da tanıştığım sanatçı Abdullah Güngör

Ara sokakların birinde rastladığım sahaf

Kaleiçi düğün fotoğrafçılarının uğrak yerlerinden

3 Eylül 2014 Çarşamba

Artoros Sanat Festivali'nin ardından

Son yazımda tanıtımını yaptığım ArToros 1.Uluslararası Alternatif Turizm Kültür-Sanat Çalıştayı ve Festivali sona erdi. Ben de 1 haftalık festivalin son günlerine yetiştim.

Ben de benim yaşadıklarımı anlatayım hemen. Öncelikle İbradı'ya Antalya hava alanından veya otogardan gitmek isterseniz Ateş Tur ile görüşmeniz gerekiyor. Ben bu kadar uzak olduğunu bilmiyordum. Antalya ne kadar yer ki diyerek 170 km ve dolmuş ile üç buçuk saat süren yolu görünce biraz dağıldım. Yolda araç çok fazla durakladığından böyle uzun bir sürede ulaşıyoruz. Manavgat ve Akseki'de yaklaşık 25-30dk bekledik. Bir de yaklaşık beş altı fırında durup ekmek alındı :) Dolmuş İbradı çevresinin her tür ihtiyacını gidermek için çalışıyor aslında.

Uzun yolculuktan sonra Ürünlü'ye vardım. Yola çıkmadan fotoğrafçıları organize eden Neslihan Hanım'la konuşmuştum. O gün Altınbeşik Mağarasına inilecekti. Ne yazık ki yetişemedim gruba. Ben de bir süre köyü fotoğrafladım sonra da köy kahvesinde oturdum.



Ürünlü Torosların eteğinde ufak şirin bir yer. O bölgeye ait düğme evlerden görüyorsunuz. Bu evler taş ve tahtanın birbiri üstüne yığılması ile oluşmuş ilginç bir mimari. Yaklaşık 300 yıldır ayakta duran evlerin oldukça dayanıklı olduğu söyleniyor. Hala yapan bir kaç usta varmış. Ancak asıl ustalar zamanında Ermeni imiş.

Ürünlü'de diğer grupla buluştuktan sonra kalacağımız yer olan Ormana'ya geçtik. Bölgenin başka bir köyü olan Ormana'nın tarihi adı Erymna, burada hem antik kalıntılar hem de düğme evler bulunuyor. Ürünlü'ye göre biraz daha büyük bir yerleşim bölgesi. Ormana Active gibi turizmi güçlendirecek bazı atılımlar var.


Neslihan Yazıcılar ve Ümit Yaşar Işıkhan beni sahneye çağırıyor.

Festival programında sanatçılar gündüzleri workshoplar düzenliyor, eserler üretiyor gece ise halkla birlikte eğleniyordu. Gece programı Neslihan Yazıcılar ve Ümit Yaşar Işıkhan'ın şiir okumaları ve sunumları ile çeşitli müzik, dans ve fotoğraf gösterileri ile geçti.

Ben de Cuma akşamı "gölgeler ve yansımalar" adlı bir gösteri yaptım. Çok güzel geri dönüşler oldu, iyi tepki aldım diyebilirim. İstanbul'da katıldığım fotoğraf sunumlarının ciddiyetini düşününce burada sanki bir yazlık sinemadaymışız gibi İbradılılar ile beraberdik. Çekirdek çıtlayarak seyrettiler sunumu. Oldukça da kalabalık bir ortamdı.

Heyecanla sunumumu izleyen İbradılılar :)

Sunum dışında festivalin bana bir artısı da tabii ki orada tanıdığım fotoğraf ustaları ve sanatçılar oldu. Sadece Facebook'tan tanıdığım, bu sene Yunus Nadi gibi pek çok önemli ödülü kazanan Erkan Kalenderli, Fikret Kabay, Sedat Antay  ve Türkiye'nin en önemli macro fotoğrafçılarından, HES'lere karşı yaptığı Can Suyu sunumu ile Sami Güner Kupasını kazanan Akın Acar ile tanıştım. Fotogen'den tanıdığım Zehra Soylu Çöplü, Cengiz ve Sema Karlıova, İbrahim Göksungur'u iş başında görme şansını yakaladım. Türk fotoğraf sanatında yer edinmiş böyle önemli isimlerin ne kadar mütevazı olduklarını görebilseniz keşke. Unutamayacağım bir dört gün oldu benim için.

Fikret Kabay ve Erkan Kalenderli fotoğraftan kalan zamanda demir dövüyor.

Özellikle Akın Acar'a ve İbradı'da tanıştığımız Altınbeşik Mağarasını çekip çeviren Ertan Aybar'a ayrıca teşekkür etmem gerek. Akın Acar sağ olsun Altınbeşik'e özel olarak aracıyla götürdü beni. Daha sayısız iyiliğini gördüm, festivali daha eğlenceli geçirmemi sağladı. Ertan da oralı biri olarak hiç görmeyi düşünemeyeceğimiz yerleri buldu bize. İkisinin de hakkını ödeyemem.





Altınbeşik Mağarası bölge turizmi için çok önemli. Ürünlü yolu üzerinde tabelaları takip ederek varıyorsunuz. Hayatımda gördüğüm en muhteşem doğal oluşumlardan biriydi. Türkiye'nin en büyük Dünya'nın da ikinci büyük göl mağarasıymış. Altınbeşik "Düden suyu" mağarası iki kat üzerine yayılmış. Mağaraya 200 m uzunlukta bir yeraltı gölü üzerinden botla girilmekte. Bu gölün sonunda traverten oluşumları var. Göl sonundan 44 m'lik dikey bir traverten oluşumu üzerinden ikinci kata çıkılmakta ve oradan 130 m uzunluğunda ince uzun sığ bir göl başlamakta. İkinci katın sonuna kadar küçük gölükcükler ve orta kısmındada göçük yapan çok büyük ve yüksek bir salondaki kalker blokları üzerinden, 1,5 km kadar ilerlenebilmekte(Kaynak Wiki).

Burada bize Utku Coşkun ve kendi kreasyonundan parçalar ile Nebahat Çağıl modellik yaptı, kendilerine ayrıca teşekkürler. Model olsun olmasın mağaranın kendisi fotoğraf için bir nimet özellikle yansıma sevenler için. Fotoğraf çekmiyorsanız dahi görmeniz gereken bir yer.

Cumartesi günü tüm sanatçı dostlarla Yılkı Atlarını görmeye gittik. Atlar insanları fazla yanaştırmıyor o yüzden tele bir lensin eksikliğini hissettim. Ancak manzara ile beraber atları çekebildim.



Böylece festivali de kendi adıma noktaladım. Sabah Akın Acar ile Antalya'ya döndük. Köy ortamında tabi her ihtiyacınızı gidermeniz zor. Oldukça kısıtlı şartlarda kalmış olsak da çok eğlendik. Güzel zaman geçirdik. Seneye daha iyi bir festival olması için de Başkan Serkan Küçükkuru'dan da söz aldık.

Kapanış için basın bülteni şöyle verilmiş, yazımı böylece bitireyim;

"İbradı Belediyesi, Aktivis Sanatçılar Derneği, Ürünlü Sosyal Yardımlaşma ve Kalkınma Derneği, Ormana Active'nin ortak gerçekleştirdiği festivalin kapanışa Belediye Başkanı Serkan Küçükkuru, sanatçılar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gecede, sanatçılar, festival boyunca yaptıkları tabloların arkasını imzalayarak destek verenlere hediye etti. Yine fotoğraf sanatçıları da festivalde çektikleri fotoğrafların yer aldığı bir sunum yaptı. ARTOROS sanatçılarının festivalde ürettikleri eserlerin sergilendiği gecedeki, piyona ve gitar konseri ilgi gördü. EXPO 2016 Genel Sekreter Yardımcısı Zehra Aşçı, sanatçıların demir kullanarak yorumladığı temsili anahtarı 'Sanatın Anahtarı' olarak İbradı Belediye Başkanı Serkan Küçükkuru'ya verdi.

Sanat halkla buluştuBaşkan Küçükkuru da festivale katkılarından ve yoğun emeklerinden dolayı ressam Gülsen Zengin, Şule Özkan, fotoğraf sanatçısı Neslihan Yazıcılar ile Cenan Uyanusta'ya birer plaket takdim etti. Belediye Başkanı Serkan Küçükkuru, İbradı'da son aylarda yaşanan değişimin kültür-sanat faaliyetleriyle doruğa çıktığını söyledi. ARTOROS'la Toroslar'da sanatı halkla buluşturduklarını kaydeden Başkan Küçükkuru, "Sanat sokaklarda, festival alanlarındaki etkinliklerde halkla iç içe girdi. Sayenizde tüm sokaklarımızda buram buram sanat koktu. Biz her zaman sanat ve sanatçımızın yanında olacağız. Bu etkinliğimiz geleneksel şekilde her yıl devam edecek" dedi. Başkan Küçükkuru, 5-7 Eylül arasında düzenlenen Altınbeşik Üzüm Turizm ve Kültür Festivali'nin de duyurusunu yaparak herkesi davet etti."

Fotoğrafların tümüne Facebook, google+ ve flickr üzerinden ulaşabilirsiniz.