Öne Çıkan Yayın

Vivian Maier, Bir Otoportre İncelemesi

24 Şubat 2014 Pazartesi

Photoshop CC'de Fotoğraf Boyutlandırma

Yarışmaya fotoğraf gönderirken en zorlanılan olaylardan biri anladığım kadarı ile yarışma kurallarında istenen fotoğraf ölçüsünün nasıl ayarlanacağının bilinmemesi. Bu ara bir yarışma için ANAFOD derneğinde bir organizasyon yaptım ve gördüm ki bu işi pek bilen yok.

Oysa ki çok basit bir Photoshop hamlesi ile iki saniyede kotarılacak bir iş. Şimdi gelin size fotoğraflarla olayı anlatmaya çalışayım.

Öncelikle tek bir fotoğraf nasıl boyutlandırılır onu görelim.

1. Görüntü>Görüntü Boyutu(Image>Image Size)'na giriyoruz.



2. Buradan bizden istenen en yüksek boyutu fotoğrafın yatay dikey olmasına göre giriyoruz. Örneğin 2000px isteniyorsa yatay bir görüntüde genişliği(width), dikey görüntüde ise yüksekliği(height) değiştiriyoruz, bu durumda otomatik olarak ona uygun diğer boyutu program bize veriyor.


3. Geriye kalan DPI(çözünürlük) genelde digital yarışmalarda bunun 300 olması istenir. Buraya da 300 rakamını giriyoruz.



4. Değerleri verdikten sonra ok'e basıyoruz ve bombastik bir milisaniye içinde fotoğraf istediğimiz boyutlara ulaşıyor. Geriye bize kaydetmek kalıyor.



Peki birden çok fotoğrafın boyutlanması gerektiğinde ne yapacağız? Masis Üşenmez fotoğrafi burada da sizi yalnız bırakmıyor. Batch Resize dediğimiz bu uygulamayı da aşağıdaki adımları takip ederek kolaylıkla yapabilirsiniz.

1. Dosya>Komut Dosyaları>Görüntü işlemci(File > Scripts > Image Processor)'yi seçiyoruz.



2. Gelen kutuda öncelikle bizden fotoğrafların bulunduğu klasörü seçmemizi istiyor. O yüzden photoshop'u açmadan önce fotoğrafları tek bir klasöre atarsak işlerimiz kolaylaşır. Klasörü seçip aynı konuma kaydet diyoruz.



3. Elimizde hem yatay hem dikey fotoğraflar var ise bizden istenen boyutu iki tarafa da giriyor ve çalıştır'
a basıyoruz. Ve istediğimiz tüm fotoğraflar jpeg diye yeni bir klasör içinde bizi bekliyor.


Elimde Photoshop CC olduğu için onun üzerinden anlattım ama diğer sürümlerde de aynı şekilde yapabilirsiniz.

18 Şubat 2014 Salı

8. Sami Güner Kupası

Ödül Töreni 19 Şubat 2014 tarihinde Salon İKSV'de

FOTOGEN Fotograf Sanatı Derneği tarafından düzenlenen Sami Güner Kupası fotograf

gösterisi yarışmasının sekizincisinde, Kupa ödülleri 19 Şubat’ta SALON İKSV'de sahiplerini

buluyor.


FOTOGEN tarafından, hem ülkemiz fotografının öncü isimlerinden Sami Güner’in anısının

yaşatılması, hem de ülkemizde projeye dayalı fotograf üretiminin teşvik edilip, fotograf

sanatının geliştirilmesi amacıyla düzenlenen “Türkiyemiz” konulu yarışmada kupayı

alabilmek için, tek ağaç/çiçekten, toplumsal sorunlara kadar geniş bir anlayışla Türkiyemiz’e

ilişkin fotograf gösterileri ile yarışmaya 3 yıl üst üste katılmak ve jüri tarafından hepsinde

başarılı bulunmak gerekiyor.


Jüri üyeliğini, fotograf sanatçıları İbrahim Zaman, İbrahim Göksungur ve Cengiz

Karlıova’nın yaptığı yarışmada, bu yıl üçüncü kez katılan 10 fotoğraf sanatçısı arasından;

Akın Acar, Kıvanç Şen, Osman Önder Atölyesi ve Serkan Çolak - Sinan Kılıç ikilisi Kupa

almaya hak kazandı.


19 Şubat’ta Salon İKSV'deki ödül töreninden sonra, Kupa almaya hak kazanan ve yarışmaya

ikinci kez katılıp önümüzdeki sene kupa için yarışacak gösteriler izleyicilere sunulacak.

İlk kez katılıp başarılı bulunan gösteriler de, 20 ve 21 Şubat tarihlerinde, Galata Kulesi

Sokak No:21 Kuledibi, Beyoğlu,İstanbul adresindeki GALATA DERNEĞİ’nde izleyicilerle

buluşacak.


Saat 19:00’da başlayacak ödül töreni ve başarılı gösterilerin sunumu, ücretsiz ve herkese açık.


 8. Sami Güner Kupası Programı

19 Şubat 2014 Çarşamba, Saat 19:00. SALON İKSV

Akın Acar Can Suyu

Kıvanç Şen Zamanı Durduran Kadın

Osman önder Atölyesi Çerçeve

Serkan Çolak - Sinan Kılıç Aquadis

Abdülkadir Hayta Angara Havası

Başak Balkan Oniki İmam İçin

Burak Şenbak Kızılın Ötesi

Canan Yaşar Batman'da Tandır

Ergün Karadağ Yüzünün Karası Alnının Akı

Erhan Uçar Göç - Bir Günün Hikayesi

Galip Çetiner Sonsuz

Gürsel Egemen Ergin Güreş Bahane

Oğuz Nusret Bilik Sessiz Çoğunluk

Sultan Güner Kazova Direnişi

Yusuf Aslan O Gün Ölmek Yasak

20 Şubat 2014 Perşembe, Saat 19:00. Galata Derneği

Ayşe Ayna Senfoni

Ayşegül Şencan - Gürkan Açıkgöz Arz-ı Hal

Birgül Yıldırır Şehir Yansımaları

Canan Kaplıca Sarı Gelin

Emre Gaznevi İstanbul'da Bir Nefes

Ercan Enterli Serhad Şehri Edirne

Erdal Türkoğlu Çine Kayalıkları

Erol Özer - Adnan Kara Karlı Zirvelere Düşen Işık

Gürkan Yaman SADE-CE

Mehmet Malkoç Kuş Mezatı

Mehmet Serhat Gürsoy Kuzey Ormanları

Metin Aras Nalbant Ustaları

21 Şubat 2014 Cuma, Saat 19:00. Galata Derneği

Mustafa Kiraz Oto Sanayi

Nuri Çoban Usta

Orhan Turhan Makro Düşler

Öyküsel Fotoğraf Atölyesi Dertli Dolap

Önder Turacı Işıltılar

Özlem Gün Bingöl - Hıdır Gün Doğduğum Ev

Seçkin Yenici Beyaz Altın

Ufuk Kıray Toplumsal Meseleler Üzerine Eleştirel Fotoğraflar

Umut Becene Gri Denemeler

Ümmü Kandilcioğlu Sis Ve Göl

Zehra Çöplü Pirina

ADRESLER:

SALON İKSV

Nejat Eczacıbaşı Binası Galata Kulesi Sokak No: 21

Sadi Konuralp Caddesi, No: 5 Kuledibi, Beyoğlu, İstanbul

Galata Derneği

Şişhane, İstanbul Tel: (212) 2439810

Tel: (212) 3340700

10 Şubat 2014 Pazartesi

Photoline dergisi ile sokak fotoğrafçılığı röportajı yaptık

Uzun yıllardır basılı yayın olarak çıkan fotoğraf dergisi Photoline son aylarda internet sitesini de aktif bir şekilde kullanır oldu. Ya da bir süredir öyleydi de benim dikkatimi yeni çekti bilemiyorum:)

Özellikle facebook sayfalarında günün fotoğraflarını ve fotoğafçılarını seçmeleri dikkatimi bir süredir çekiyordu. Bu sayede yeni bir ivme kazandı dergi de. Daha sonra ANAFOD ile tanıştığım çok sevgili ablam İlknur Turan Atlı da kendilerinde yazmaya başlayınca mutlu olmuştum.

Geçen gün İlknur Hanım'dan röportaj teklifi geldi dergi için. Ben de tabii ki çok mutlu oldum. Hem kendimi, hem sokak fotoğrafçılığını tanıttığım bu röportajı umarım beğenirsiniz.

Röportaj Photoline'ın sitesinden okunabilir. Ayrıca basılı olarak çıkarsa da haber veririm.


Ağzınıza bal çalmak için bir bölümü alayım;

"Sokak fotoğrafçılığının sizi çeken yanı nedir?
Sokak fotoğrafının en sevdiğim yanı plansızlığı. Herhangi bir zamanda “Hadi ben biraz sokakları dolaşayım” deyip kendimi bilinmezliğe atıyorum. Her köşe başı yeni bir heyecan oluyor benim için. Neyin karşınıza çıkacağını hiç bilmiyorsunuz. Sokağın ruhunu hissetmeyi severim. Canlı bir varlık gibidir. O yüzden de beklentinizi karşılayıp karşılamaması size çok bağlı değildir. Bazı günler saatlerce dolaşıp eliniz boş dönebilirsiniz. Bazen de daha kapıdan çıkınca hayatınızın fotoğrafını çekersiniz."

Tamamı için buraya http://photoline.com.tr/sokak-fotografcisi-masis-usenmez/

5 Şubat 2014 Çarşamba

Fotoğrafçının Sosyal Medya Rehberi

Daha önce internette fotoğraf paylaşımı ile ilgili bir yazı yazmıştım. Şimdi biraz daha kişisel tecrübelerden hareketle fotoğrafçının sanal dünyada neler yapıp, yapmaması gerektiği ile ilgili bir yazı yazmak istedim. Belki fotoğrafçılığa yeni başlayıp interneti nasıl kullanması gerektiğini bilmeyenler için yol gösterici olur.

Öncelikle sosyal medya ile ilgili tek olayım kullanıcısı olmak. Türkiye'de internet kullanıcılarının %90'ı gibi bir sosyal medya uzmanı değilim. Burada yazdığım düşünceler de sadece beni bağlar, sosyal medyada istediğiniz gibi hareket etmekte özgürsünüz tabii ki. 

Öncelikli konu sizin için takipçi sayınızı arttırmak falan ise zaten bu yazıyı okumasanız da olur. Takipçi sayısı benim için en anlamsız şey. Belki büyük firmaların, müşterilerin bu sayıdan etkileneceğini düşünüyor/umuyorsunuz, ama etkin olarak kullanmıyorsanız pek de önemli değil. Hele de sahte hesaplarla kullanıcı sayınızı arttırdınız ise kendiniz çalıp eğleniyorsunuz demektir.



Öncelikle sosyal medyada tabanınızı yavaşça genişletin. Nasıl ki yeni bir ortama girdiğinizde her muhabbete atlarsanız sevimsiz bir durum olur, aynı şey sosyal medyada da geçerli. Bir arkadaşlık bağını yakalamak bir zaman alır, bunun için çaba gerekir, kendinizi bu mecralarda kabul ettirmek için sizin de çaba vermeniz gerekecek. 

Kimseyle üst tondan konuşup, kendinizi ulu bir yere de koymayın. Belki fotoğrafçı olarak çok başarılı bir sanatçısınızdır ama sosyal medya insanı rezil de eder vezir de. Yanlış bir hareketiniz isminizi bile lekeleyecek durumlara yol açabilir. 

Bu ortama bir anda saldırmak yerine yavaş yavaş ilerleyin. Mesela en sevmediğim şey her fotoğraf grubuna aynı fotoğrafı atan Facebook kullanıcıları, Twitter'dan takibe aldığımda otomatik mesajla Facebook sayfasına çağıranlar. Bu tarz kullanıcılar kara listededir. Hırslı denemeler yerine kendinizi fotoğrafa verseniz daha faydalı bir iş yapmış olursunuz. Ha söylememe gerek var mı bilmiyorum asla ama bakın büyük harfle yazayım ASLA kendi fotoğrafınızı beğenmeyin :) Yani bunu söylemek bile saçma geliyor ama yapanlar var.

Ayrıca takibe aldığınız fotoğrafçılar ile kontak kurarak kendinizi tanıtmak, çevre edinmek için daha iyi bir yoldur. Beğendiğiniz fotoğrafçılara email, mesaj vb şekillerde ulaşarak onlarla itibata geçip, sanatları hakkında ne düşündüğünüzü anlatmak sizden bir şey götürmez aksine insanların dikkatini çekersiniz.

Sosyal medyanın en büyük problemlerinden biri de çok fazla kirli bilgi içermesi. O kadar yoğunluğun içinde sesinizi duyan var mı belli değil. O yüzden etkileşime girmek önemli. Size değer verenlere mutlaka dönün. Seslerini duyduğunuzu bilsinler. 

Sosyal medyayı sadece fotoğraflarınızı paylaştığınız bir alan olarak da kullanmayın. Bu insanları sıkacaktır. Fotoğrafçılık ile ilgili beğendiğiniz blog yazılarını, videoları paylaşmaktan çekinmeyin. Aynı şekilde bilginizi de kendinize saklamayın, paylaşımcı olun. Bu demek değil ki günde 10 kişiden gelen Nikon mu Canon mu sorusuna yanıt vermeniz gerekiyor. Ama sizin acemilik zamanında takıldığınız, sonra da çözüm bulduğunuz konuları insanlara paylaşmak önemli. Internet bilgiyi demokratikleştirdi, aynı fotoğrafın sanatı demokratikleştirdiği gibi. Siz de bu akımın bir parçası olursanız kendinizi kanıtlayabilirsiniz.

Fotoğraftan para kazanmak ve sosyal medya iş bulmanıza yardımcı olsun istiyorsanız sadece adınıza açtığınız hede hödö photography sayfası ve buraya davet ettiğiniz arkadaşlarınız bir işe yaramayacaktır. 

Her şeyde olduğu gibi sosyal medya da çok kullanırsanız size zarar verir. Örneğin bir çekime gittiğinizde aynı yerin 200 tane fotoğrafını facebook, flickr vs. albümüne yüklemek takip edenleri sıkacaktır. Bunun yerine seçici olun ve az ama öz fotoğraf paylaşın.

Tabi başka negatiflikleri de var. Sosyal medyaya harcadığınız zamanı fotoğraf çekerek harcasanız size dönüşü daha güzel olur. İkisi arasında mutlaka bir denge kurun, bütün vaktinizi sosyal medyada harcamak sizi fotoğrafçı değil bağımlı yapar. 

Bu dengeyi kurmak için öncelikle bir yere ağırlık vermeniz gerek. Mesela portfolyonuzu koyduğunuz 15 tane fotoğraf paylaşım sitesi varsa zamanınızı buralarda öldürüyorsunuzdur. Dizaynını, kullanıcılarını beğendiğiniz bir maksimum iki siteye fotoğraf yükleyin. Her gün en fazla bir fotoğraf yükleyin, haftada dördü beşi de geçmesin. Ancak araları da çok uzatmayın. Bir anda on fotoğraf koyup sonra bir ay uğramazsanız insanlar sizi unutacaktır.

Bu fotoğrafları yükledikten sonra Twitter'da ve Facebook'ta mutlaka linkleyin. Hatta buna google+'ı da ekleyebiliriz. Fotoğraflarınıza like/favori verenlere geri dönüş yapın. Fotoğrafları gerçekten kötü ise bile bir teşekkür etmekten zarar gelmez.

Ana portfolyo siteniz asla Facebook olmasın. Gerek sıkıştırma parametreleri gerekse gösterim şekli ile facebook bir fotoğraf paylaşım sitesinden çok uzaktır. Fotoğraflarınıza biraz değer veriyorsanız bunu asla unutmayın. Flickr, 500px gibi siteler sizin için var.

Bu yazıda Instagram'ı geri plana atıyorum, onun için ayrıca görüşürüz. Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Fotoğrafla kalın...