Öne Çıkan Yayın

Leica ile Berlin Fotoğrafları ve Bazı Püf Noktalar

29 Ekim 2014 Çarşamba

Bodrum Cup 2014

Yoğun geçen bir haftalık Bodrum Cup maceramızdan döndük. Geriye kalan güzel fotoğraflar, yeni dostluklar ve bel ağrısı oldu :)

Instabodrumcup yarışması, bir instagram fotoğraf yarışmasının ilk defa TFSF onayı alması açısından önemli idi. Tabi bu durum şartnameye mutlak uyulması gerekliliğini doğuruyordu. Bizim için de bir deneme oldu. Belki sonraki instagram yarışmalarında neler yapılması, neler yapılmaması gerekir anlamış olduk. Tabi benim de TFSF onaylı bir yarışmada jüri olmam kendi açımdan ayrı bir mutluluk oldu.

Jüride kimler yoktu ki. Ali Öz, Cengiz ve Sema Karlıova, Bülent Yüksel, Gülümser İşçelebi  ve Ersin Alok gibi ustalar ile bir hafta boyunca çalışmak müthiş bir deneyim olacaktı.

Aramızdan yarışın en kıdemlisi Gülümser Hanım'dı. Kendisi 26.sı düzenlenen Bodrum Cup'a 26 sene boyunca katılmış. Bu yarışlar boyunca çektiği fotoğrafların gösterimini de seyretme şansımız oldu. Ali Öz de on yılı aşkın süredir Bodrum Cup'ın sıkı takipçilerinden. İki jüri üyesinden de yarışlar boyunca bol bol tiyo aldım.

Şimdi sizlere bu maceralı süreç boyunca neler yaşadık kısaca anlatayım.

1. Gün:

Bodrum Hava Alanı'na indikten sonra yatacağımız tekneyi bulmak için Marina'ya doğru yol aldım. Bizi bir hafta boyunca ağırlayan Oğuz Bey teknesi(tekne demek ne derece doğru bilemiyorum gemi de olabilir) ile tanışıklığımız da böylece başladı. Instabodrum Cup yarışma jürisi ile bütün yarış süresi boyunca bu tekne ile yol aldık.

Yüksek Ökçeler Okul Teknesi ile açılışı yaptı

Bodrum Marina'da gün doğumu


İlk gün açılış liselerin, yarışmacıların yürüyüşleri, bodrumlu çeşitli grupların sahne şovları ile geçti. Sonrasında akşam alemlere akılmış(Valla ben erkenden uyudum). Bu arada Bodrum'a gelmeyeli bir 10 yıl olmuştur. Eski eğlencesinden eser yok. Barlar sokağının adı kalmış, sokakta 2-3 bar anca var. Geri kalan alışveriş dükkanları.

2. Gün:

Yarışın ilk günü tertemiz bir hava bizi karşıladı. Ama havanın bu kadar güzel oluşu yelkenliler için çok da iyi değilmiş. Rüzgar olmadığı için start 3 kere iptal edildi. En sonunda tekneler açığa alınarak Gümbet'e varış zor da olsa sağlandı.

İlk günü bir motorboat'ta tekneleri takip ederek geçirdik. Büyük gemide yarışı konforlu bir şekilde seyredip fotoğraflamak mümkün ancak yakın takip istiyorsanız daha ufak teknelere geçmek gerekiyor.




Gümbet'de tekneler özel olarak yapılan Bodrum Cup City'e bağlandı. Kara ile bağlantısı olmayan bu iskelede geceledik. Yine çeşitli sahne şovları, yemek yarışması ve konserler ile gün sona erdi.

3. Gün:

Kalimnos Adasına doğru 3. Etap başladı. Rüzgar bu sefer etkisini göstermeye başlamıştı. Yaklaşık üç saat sonunda güzel fotoğraflarla Kalimnos'a vardık. Küçük bir Yunan adası olan Kalimnos balıkçılık ve sünger ürünleri ile ün yapmış. Burayı ayrı bir yazı olarak ele alacağımdan şimdilik detay vermiyorum. Ama mavi kapı/pencere çekmelere doydum diyebilirim.


4. Gün:

Daha ilk günden perşembe günü fırtına kopacağı uyarısı geçiliyordu. Biz de neler olacağını merakla bekliyorduk. Bu etapta geçeceğimiz ikinci Yunan adası Leros vardı. Ancak start fırtınadan dolayı verilemedi ve Kalimnos'da kaldık. Leros'u da görmek isterdim tabii ama bir gün daha adada kalınca bol bol gezme fırsatımız oldu.

5. Gün:

Fırtına etkisini yitirince Yalıkavak'a doğru yola çıktık. Yine 3-4 saatlik bir yolculuk sonrası Yalıkavak Marina'ya geldik. Marina yakın zamanda yenilenmiş, tabi hemen içine bir AVM kurulmuş. Kalimnos'un ucuzluğundan sonra burada para harcamak zor oldu. Akşam marinada eğlence vardı. Kıyafet yarışması sonuçlandı ve yine konserler ile gece bitti.



6. Gün:

Yalıkavak'dan Bodrum'a doğru son etap alındı. Ben de son günü Zodiac tarzı bir motorda geçirmeye karar verdim(Biraz Ali Öz'ün de ısrarı sonucu). Dalgalarla boğuşurken fotoğraf çekmek zor ama çektiğiniz fotoğraf da daha anlamlı, aksiyonun içinde oluyor. Bol bol ıslandım, baktım makineyi koruyamıyorum kafadaki buff'ı çıkardım makineye sardım. Güzel bir çözümmüş tavsiye ederim. Tam kurudum dediğimde yağmur başladı Bodrum'a sırılsıklam çıktım. Bel ağrım da buradan miras kaldı.


En sevdiğim fotoğraf bu oldu


Böylece yarış bitti ve jüri olarak son kez toplanıp, son katılım olan saat 18:00'i beklemeye koyulduk. Elemeleri yaptık ve her üç bölümden birer fotoğrafı ödüle değer bulduk. Ben jüri değerlendirmesi sonuçlanınca uçağa yetişmek için fırladığımdan akşamki ödül töreni ve kapanışı kaçırdım. Umarım ödül alan arkadaşlar için go pro ileriki fotoğraf faaliyetlerinde kullanabilecekleri güzel bir hediye olmuştur.

Tüm bu bir hafta boyunca bizleri konuk eden Bodrum Cup organizasyon ekibine özellikle ilk günden itibaren her problemde yanımıza koşan Özge Yüksel'e, değerli jüri üyelerine ve Instabodrumcup'a katılan tüm yarışmacılara teşekkürler.

Arada Gopro ile selfie çekmeyi de ihmal etmedim


Fotoğrafların daha fazlasına google+, facebook ve flickr üzerinden ulaşabilirsiniz. Yarışmanın sonuçları ise burada.



15 Ekim 2014 Çarşamba

InstaBodrum Cup 2014 Fotoğraf Yarışması

20 Ekim'de başlayıp beş gün sürecek olan Bodrum Cup sırasında yelkenlilerin yarışı dışında bir de fotoğraflar yarışacak. Ben de bu yarışmanın jürisindeyim.

Jüri üyeleri;
Ersin ALOK Fotoğraf Sanatçısı
Gülümser İŞÇELEBİ Bodrum Cup Komite Üyesi
Cengiz KARLIOVA Fotoğraf Sanatçısı
Sema KARLIOVA Fotoğraf Sanatçısı
Ali ÖZ Fotoğraf Sanatçısı
Masis ÜŞENMEZ Fotoğraf Sanatçısı
Bülent YÜKSEL Fotoğraf Sanatçısı

Bu kadar önemli ismin yanında anılmak gerçekten gurur verici bir durum. Jürilik dışında yarış sırasında bolca da fotoğraf çekeceğim tabii ki. Bir sonraki yazımın ne ile ilgili olabileceğini tahmin edersiniz artık. İzlemede kalın..

Yarışmanın başvuru koşullarını şuradan görebilirsiniz.


Fujifilm Kumsalda Model Çekim Atölyesi

Pazar günü Fujifilm'in düzenlediği "Kumsalda Model Çekim Atölyesi" için Silivri'ye gittik. Cozy Ajans'ın ev sahipliğinde iki model ve iki at ile çekimler yaptık. Bu arada bir dolu kıyafet değişildi. Fujifilm bize XT-1'leri farklı lenslerle kullanım imkanı sundu. Hüseyin Aldırmaz ve Sertan Tiryaki model çekimi hakkında değerli bilgilerini bizlerle paylaştı.


Havanın kapalı olması yumuşak bir ışık sağlayıp, fotoğrafları gölgeden kurtarsa da gökyüzünün bembeyaz çıkması bizi zorlayan en büyük sorundu. Ayrıca atların huysuzluğu da modellere zor anlar yaşattı.

Hayatımda bir at ile bu kadar uzun zaman ve yan yana olmamıştım. Gerçekten çok eğlenceli hayvanlar, ama tabi 500 kg hayvan etrafta köpek gibi hoplayıp zıplarken dikkatli olmak gerekiyor. Modellerimizden Deniz zaten binici olduğu için hayvanlarla iyi anlaştı. Ancak Rus modelimiz Alisa oldukça zorlandı.




XT-1 ile genelde 56mm 1.2 lensi kullandım. Portre için oldukça keskin ve güzel bir lens. FF makinelerde 85mm'e denk olduğunu düşünürsek aynasızlar içinde en iyi portre lensi diyebilirim. Ancak at gibi büyük bir hayvanla model çekmek istiyorsanız biraz geriye gitmeniz gerekiyor. 10 kişilik bir grupla fotoğraf çekince de geriye gittiğiniz an birileri ister istemez kadraja giriyor. O yüzden böyle etkinliklerde biraz daha geniş açı ile yakından çalışmak daha mantıklı.

XT-1 daha önce test için bana gönderilmiş olduğundan zaten aşinaydım. Ancak bu kadar uzun süren bir çekimde kullanınca EVF'nin gözü yorduğunu fark ettim. O yüzden ben hala optik vizörlü X pro 2 gibi bir makinenin çıkmasını bekleyeceğim. Sanırım çıktığında da uzun yol arkadaşım 5D Mark II ile yolları ayıracağız.

XT-1 incelememi ayrıca buradan okuyabilirsiniz.

Daha fazla fotoğraf görmek isterseniz facebook ve google+ 'a bakabilirsiniz.

Fujifilm'e böyle değişik ve güzel bir atölye çalışması yaptıkları için ve body ve lensleri deneme fırsatı verdikleri için ayrıca teşekkürler.