Öne Çıkan Yayın

10. FOTOGEN Gösteri Günleri

3 Eylül 2014 Çarşamba

Artoros Sanat Festivali'nin ardından

Son yazımda tanıtımını yaptığım ArToros 1.Uluslararası Alternatif Turizm Kültür-Sanat Çalıştayı ve Festivali sona erdi. Ben de 1 haftalık festivalin son günlerine yetiştim.

Ben de benim yaşadıklarımı anlatayım hemen. Öncelikle İbradı'ya Antalya hava alanından veya otogardan gitmek isterseniz Ateş Tur ile görüşmeniz gerekiyor. Ben bu kadar uzak olduğunu bilmiyordum. Antalya ne kadar yer ki diyerek 170 km ve dolmuş ile üç buçuk saat süren yolu görünce biraz dağıldım. Yolda araç çok fazla durakladığından böyle uzun bir sürede ulaşıyoruz. Manavgat ve Akseki'de yaklaşık 25-30dk bekledik. Bir de yaklaşık beş altı fırında durup ekmek alındı :) Dolmuş İbradı çevresinin her tür ihtiyacını gidermek için çalışıyor aslında.

Uzun yolculuktan sonra Ürünlü'ye vardım. Yola çıkmadan fotoğrafçıları organize eden Neslihan Hanım'la konuşmuştum. O gün Altınbeşik Mağarasına inilecekti. Ne yazık ki yetişemedim gruba. Ben de bir süre köyü fotoğrafladım sonra da köy kahvesinde oturdum.



Ürünlü Torosların eteğinde ufak şirin bir yer. O bölgeye ait düğme evlerden görüyorsunuz. Bu evler taş ve tahtanın birbiri üstüne yığılması ile oluşmuş ilginç bir mimari. Yaklaşık 300 yıldır ayakta duran evlerin oldukça dayanıklı olduğu söyleniyor. Hala yapan bir kaç usta varmış. Ancak asıl ustalar zamanında Ermeni imiş.

Ürünlü'de diğer grupla buluştuktan sonra kalacağımız yer olan Ormana'ya geçtik. Bölgenin başka bir köyü olan Ormana'nın tarihi adı Erymna, burada hem antik kalıntılar hem de düğme evler bulunuyor. Ürünlü'ye göre biraz daha büyük bir yerleşim bölgesi. Ormana Active gibi turizmi güçlendirecek bazı atılımlar var.


Neslihan Yazıcılar ve Ümit Yaşar Işıkhan beni sahneye çağırıyor.

Festival programında sanatçılar gündüzleri workshoplar düzenliyor, eserler üretiyor gece ise halkla birlikte eğleniyordu. Gece programı Neslihan Yazıcılar ve Ümit Yaşar Işıkhan'ın şiir okumaları ve sunumları ile çeşitli müzik, dans ve fotoğraf gösterileri ile geçti.

Ben de Cuma akşamı "gölgeler ve yansımalar" adlı bir gösteri yaptım. Çok güzel geri dönüşler oldu, iyi tepki aldım diyebilirim. İstanbul'da katıldığım fotoğraf sunumlarının ciddiyetini düşününce burada sanki bir yazlık sinemadaymışız gibi İbradılılar ile beraberdik. Çekirdek çıtlayarak seyrettiler sunumu. Oldukça da kalabalık bir ortamdı.

Heyecanla sunumumu izleyen İbradılılar :)

Sunum dışında festivalin bana bir artısı da tabii ki orada tanıdığım fotoğraf ustaları ve sanatçılar oldu. Sadece Facebook'tan tanıdığım, bu sene Yunus Nadi gibi pek çok önemli ödülü kazanan Erkan Kalenderli, Fikret Kabay, Sedat Antay  ve Türkiye'nin en önemli macro fotoğrafçılarından, HES'lere karşı yaptığı Can Suyu sunumu ile Sami Güner Kupasını kazanan Akın Acar ile tanıştım. Fotogen'den tanıdığım Zehra Soylu Çöplü, Cengiz ve Sema Karlıova, İbrahim Göksungur'u iş başında görme şansını yakaladım. Türk fotoğraf sanatında yer edinmiş böyle önemli isimlerin ne kadar mütevazı olduklarını görebilseniz keşke. Unutamayacağım bir dört gün oldu benim için.

Fikret Kabay ve Erkan Kalenderli fotoğraftan kalan zamanda demir dövüyor.

Özellikle Akın Acar'a ve İbradı'da tanıştığımız Altınbeşik Mağarasını çekip çeviren Ertan Aybar'a ayrıca teşekkür etmem gerek. Akın Acar sağ olsun Altınbeşik'e özel olarak aracıyla götürdü beni. Daha sayısız iyiliğini gördüm, festivali daha eğlenceli geçirmemi sağladı. Ertan da oralı biri olarak hiç görmeyi düşünemeyeceğimiz yerleri buldu bize. İkisinin de hakkını ödeyemem.





Altınbeşik Mağarası bölge turizmi için çok önemli. Ürünlü yolu üzerinde tabelaları takip ederek varıyorsunuz. Hayatımda gördüğüm en muhteşem doğal oluşumlardan biriydi. Türkiye'nin en büyük Dünya'nın da ikinci büyük göl mağarasıymış. Altınbeşik "Düden suyu" mağarası iki kat üzerine yayılmış. Mağaraya 200 m uzunlukta bir yeraltı gölü üzerinden botla girilmekte. Bu gölün sonunda traverten oluşumları var. Göl sonundan 44 m'lik dikey bir traverten oluşumu üzerinden ikinci kata çıkılmakta ve oradan 130 m uzunluğunda ince uzun sığ bir göl başlamakta. İkinci katın sonuna kadar küçük gölükcükler ve orta kısmındada göçük yapan çok büyük ve yüksek bir salondaki kalker blokları üzerinden, 1,5 km kadar ilerlenebilmekte(Kaynak Wiki).

Burada bize Utku Coşkun ve kendi kreasyonundan parçalar ile Nebahat Çağıl modellik yaptı, kendilerine ayrıca teşekkürler. Model olsun olmasın mağaranın kendisi fotoğraf için bir nimet özellikle yansıma sevenler için. Fotoğraf çekmiyorsanız dahi görmeniz gereken bir yer.

Cumartesi günü tüm sanatçı dostlarla Yılkı Atlarını görmeye gittik. Atlar insanları fazla yanaştırmıyor o yüzden tele bir lensin eksikliğini hissettim. Ancak manzara ile beraber atları çekebildim.



Böylece festivali de kendi adıma noktaladım. Sabah Akın Acar ile Antalya'ya döndük. Köy ortamında tabi her ihtiyacınızı gidermeniz zor. Oldukça kısıtlı şartlarda kalmış olsak da çok eğlendik. Güzel zaman geçirdik. Seneye daha iyi bir festival olması için de Başkan Serkan Küçükkuru'dan da söz aldık.

Kapanış için basın bülteni şöyle verilmiş, yazımı böylece bitireyim;

"İbradı Belediyesi, Aktivis Sanatçılar Derneği, Ürünlü Sosyal Yardımlaşma ve Kalkınma Derneği, Ormana Active'nin ortak gerçekleştirdiği festivalin kapanışa Belediye Başkanı Serkan Küçükkuru, sanatçılar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gecede, sanatçılar, festival boyunca yaptıkları tabloların arkasını imzalayarak destek verenlere hediye etti. Yine fotoğraf sanatçıları da festivalde çektikleri fotoğrafların yer aldığı bir sunum yaptı. ARTOROS sanatçılarının festivalde ürettikleri eserlerin sergilendiği gecedeki, piyona ve gitar konseri ilgi gördü. EXPO 2016 Genel Sekreter Yardımcısı Zehra Aşçı, sanatçıların demir kullanarak yorumladığı temsili anahtarı 'Sanatın Anahtarı' olarak İbradı Belediye Başkanı Serkan Küçükkuru'ya verdi.

Sanat halkla buluştuBaşkan Küçükkuru da festivale katkılarından ve yoğun emeklerinden dolayı ressam Gülsen Zengin, Şule Özkan, fotoğraf sanatçısı Neslihan Yazıcılar ile Cenan Uyanusta'ya birer plaket takdim etti. Belediye Başkanı Serkan Küçükkuru, İbradı'da son aylarda yaşanan değişimin kültür-sanat faaliyetleriyle doruğa çıktığını söyledi. ARTOROS'la Toroslar'da sanatı halkla buluşturduklarını kaydeden Başkan Küçükkuru, "Sanat sokaklarda, festival alanlarındaki etkinliklerde halkla iç içe girdi. Sayenizde tüm sokaklarımızda buram buram sanat koktu. Biz her zaman sanat ve sanatçımızın yanında olacağız. Bu etkinliğimiz geleneksel şekilde her yıl devam edecek" dedi. Başkan Küçükkuru, 5-7 Eylül arasında düzenlenen Altınbeşik Üzüm Turizm ve Kültür Festivali'nin de duyurusunu yaparak herkesi davet etti."

Fotoğrafların tümüne Facebook, google+ ve flickr üzerinden ulaşabilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder