Öne Çıkan Yayın

Leica ile Berlin Fotoğrafları ve Bazı Püf Noktalar

30 Haziran 2014 Pazartesi

12. Onur Yürüyüşü

Geçen hafta katıldığım Trans Onur Yürüyüşü'nden sonra bu hafta da asıl yürüyüşe katıldım. Hem geçen haftakine göre hem de geçtiğimiz yıllarda yapılanlara göre çok daha kalabalık bir yürüyüş oldu.

"Nerdesin Aşkım, Burdayım Aşkım", "Faşizme karşı bacak omuza", "Freddy Mercury'nin Askerleriyiz" gibi sloganlarla topluluk Fransız Kültür'ün önünden Tünel'e kadar yürüdü. Başlangıçta polisle ufak bir tartışma yaşandı ise de genel olarak problemsiz bir yürüyüş oldu. Hatta Taksim'e çıkınca Gezi Parkı'nın açık olduğunu görüp hayret ettim.



Peki nedir bu Onur Yürüyüşü?

"Onur Yürüyüşü, her yıl Haziran ayının sonlarında dünya genelinde kutlanan ve Stonewall ayaklanmasının yıl dönümünde gerçekleştirilen bir dizi etkinlikler ve törenler bütünüdür. LGBT topluluğunda onur yürüyüşü veya gey onur yürüyüşü gibi isimlerle de bilinir. Bir dizi etkinliklerin ve geçiş törenlerinin gerçekleştirildiği etkinlikler Stonewall ayaklanmaları anısına gerçekleştirilmektedir.

1969 yılında Stonewall Inn adlı barda baskı, şiddet ve ayrımcılığa dayanamayan eşcinseller ayaklanmış, kendileri üzerinde baskı kuran polisi bara hapsetmiş ve 4 gün boyunca sokaklarda çatışılmış, eylemler yapılmıştır. LGBT mücadelenin dönüm noktalarından biri olan gün dünyanın her yerinde onur haftası, gey onur, LGBT onur ve onur yürüyüşü gibi adlarla kutlanır. Burada kastedilen onur, kişinin kendi oluşunun onurudur, kendi varoluşundan utanmayışının yansımasıdır.




Türkiye'de Onur Haftası 1993'te ilk defa "Cinsel Özgürlük Haftası" adı ile kutlanmak istenmiş, ancak dönemin İstanbul valiliğinin izin vermemesi ve yurtdışı konuklarını sınırdışı etmesi sonucu etkinlikler o yıl gerçekleştirilememiştir. Yurtdışından gelen konukların sınırdışı edilmesi ve gelişen olaylar sonucunda LGBT hakları için Lambdaistanbul ve Kaos GL'nin temelleri atılmıştır.

1993 yılından bu yana; 2005 yılından beri ise Türkiye'de Onur Yürüşleri düzenli bir şekilde yapılmaya başlanmıştır. Onur Haftası'nın pazara denk gelen son günü saat 15.00 da gerçekleştirilir. Genelde Taksim Meydanı'ndan, Galatasaray'a doğru bir dizi etkinliklerle yürünür. 2007 de 25 metre uzunluğunda bir Gökkuşağı bayrağı açılmış, gerçekleştirilen yürüyüş kortejine çeşitli sahne kıyafetleri, elbiseler ve gelinlikler giyerek müzikler eşliğinde yürüyen yaklaşık 1500 kişi katılmıştır. 2012 yılında en fazla katılımı alan yürüyüşe 20.000 kişi katılmıştır. Türkiye'de Onur Yürüyüşleri Ankara, Antalya, Bursa ve 2013 yılında ilk kez İzmir olmak üzere farklı şehirlerde farklı adlarla kutlanmaktadır." Kaynak: WIKI

Kızım Emre'nin sırtında Gökkuşağı Bayrağını sallarken
Ailecek gökkuşağı bayrağının altındayız


Oldukça eğlenceli bir yürüyüş olduğunu söylemeliyim. Eşim ve 4 yaşında olan kızım ile katıldık yürüyüşe. Bir lezbiyen kızımızı sevip, eşime destek verdiği için teşekkür edince duygusal anlar da yaşadık. Ancak yaşadıkları zorluklara rağmen eğlenmesini biliyorlar. Keşke hepimiz onlar kadar eğlenmeyi becerebilsek.

12. Onur Yürüyüşü sırasında çektiğim fotoğraflara Flickr, Facebook ve Google+ üzerinden ulaşabilirsiniz.

25 Haziran 2014 Çarşamba

653. Kırkpınar Güreşleri

Bu sene ikinci defa izlediğim 653. Kırkpınar Güreşleri geçen hafta sonu gerçekleşti. Belediyenin bize vermiş olduğu yetkiye dayanarak, fotoğraf sanatçısı yeleklerimizi ve kartlarımızı kuşanıp Anıl Tamer Yılmaz, Osman Karamehmetoğlu ve Uğur Tufan Emeksiz ile beraber saha içine girdik. Bu sene de güreşçiler kadar fotoğrafçılar ile doluydu saha içi. Fotoğrafçı olmayan bir kare yakalamak oldukça zordu. Neyse ki hava zaman zaman kapandı da güneşin altında kalmadık.



Saha güreşmeye ve fotoğraf çekmeye oldukça müsait idi anlayacağınız. Baş altı güreşenler Game of Thrones'da elleri ile kafaları yumurta gibi patlatan Dağ'dan bile iri, Hodor ile ise yarışacak boyutta idi. Ben hala taktiklerden bir şey anlamadığım için, son derece yüzeysel bir şekilde izleyip, hepinizin yaptığı esprileri yaptım güreş boyunca. Ama olay aslında bambaşka da biz anlamıyoruz ne yazık. Bir ara biri gelip yanıma taktikleri anlatmaya başladı. Baktı boş boş bakıyorum kendisine sanırım senin bilgin yok deyip sinirlendi ve gitti:) Ben de daha çok anladığım iş olan fotoğraf çekmeye yoğunlaştım.

Bu sene elimde sadece 24-70 f2.8 lensim vardı. Neyse ki Uğur'un 24-105 ve 70-200'ünü kullanma şansı da buldum kısa bir süre. Tüm fotoğraflar Canon 5D Mark II ile çekildi.




Kaçıranlar geçen yılki güreşlerle ilgili yazıma ve fotoğraflara şuradan ulaşabilirler.

Bu sene çektiğim fotoğraflara ise google+ ve Facebook üzerinden ulaşabilirsiniz.

Kırkpınar'ın tarihçesi ile ilgili efsanemsi bir yazı da buldum. Sizlerle paylaşarak yazımı noktalamak isterim;




"Orhan Gazi’nin Rumeli’yi ele geçirmek için düzenlediği seferler sırasında, kardeşi Süleyman Paşa 40 askerle Bizanslılar’a ait Domuzhisar’ın üzerine yürür. Baskınla burasını ele geçirirler. Öteki hisarların da ele geçirilmesinden sonra, 40 kişilik öncü birlik geri dönerler ve şimdi Yunanistan’ın topraklarında kalan Samona’da mola verirler. 40 cengaver burada güreşe tutuşurlar. Saatlerce süren güreşlerde, adlarının Ali ile Selim olduğu rivayet edilen iki kardeşin bir türlü yenişemedikleri görülür. Daha sonra bir Hıdrellez gününde, Edirne yakınlarındaki Ahıköy çayırında aynı çift yeniden güreşe tutuşurlar. Bütün bir gün güreşmelerine rağmen yine yenişemeyen kardeş pehlivanlar, gece boyunca da mum ve fener ışığında mücadelelerini sürdürmeye devam ederler. Ancak solukları kesilerek oldukları yerde can verirler.

 Arkadaşları onları aynı yerdeki bir incir ağacının altına gömerek oradan ayrılırlar. Yıllar sonra ise aynı yere gittiklerinde iki pehlivanın mezarlarının bulunduğu yerde gür bir pınar görürler. Bundan sonra halk orada yatanların anısına o yöreye, “KIRKPINAR” adını verirler." KAYNAK 



Yeni bir yazıda görüşmek üzere. Fotoğraf ile kalın.

23 Haziran 2014 Pazartesi

5’inci Trans Onur Yürüyüşü

 Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Transseksüel ve Travesti (LGBT) grubunun tüm dünyayla aynı anda gerçekleştirdiği “Faili Devlet” temasıyla düzenlenen 5’inci Trans Onur Yürüyüşü, İstiklal Caddesi’nde yapıldı.

Ben de gidip ortamı sizler için fotoğrafladım. Genelde olaylı yürüyüşlerde bulunuyorum ilk defa böyle festival havasında bir yürüyüş gördüm.






Grup adına basın açıklaması yapan Didem Sağlam, transseksüellerin kolay şiddet hedefi olduğunu söyleyerek, "Bu cinayetlerin tümü milliyetçilik, namus, aile, ahlak ve din adına yapılmaktadır. Size hatırlatmayı görev edindik, hayatlarımız ve canlarımız bu kadar ucuz değil. Gözümüzü dört açtık, yaşanan her saldırının ardından daha da güçlenerek geleceğiz" dedi.

Konu hakkında haberi bianet'in sitesinden okuyabilirsiniz. Ayrıca fotoğraflarımın tümüne google+ ve facebook'tan da ulaşabilirsiniz. Lütfen bir yerde yayınlamadan önce bir zahmet izin alın.





17 Haziran 2014 Salı

Sokak Fotoğrafçılığı Atölyesi

Evet yüzyıllardır insanlığın merakla beklediği o gün geldi. Sonunda ben de fotoğraf eğitimi vermeye başlıyorum!!


Cihangir Workshops ve Studios Çukurcuma birlikteliğinde hazırlanan ilk workshop : Sokak Fotoğrafçılığı Atölyesi ile katılımcılara sokak fotoğrafı konusunda deneyimlerimi aktarmaya çalışacağım.

Atölyeyi iki güne böldük, ilk gün teorik derste hazırladığım sunum ile sokakta nasıl davranmamız gerektiği konusu üzerinde duracağız. Fazla sıkmadan sokak fotoğrafçılığının tarihini ve ustaların işlerini de göstermeye çalışacağım. 

İkinci gün ufak bir gezi ile teorik bilgilerimizi uygulamada nasıl kullanacağımızı göreceğiz. Gezi bitiminde ise tekrar buluşup Lightroom'da kısaca fotoğraf işleme şeklimi gösterip, ortaya çıkan fotoğrafları beraberce değerlendireceğiz.

İlk çalışmamız 28-29 Haziran'da. İlgilenenler ile orada görüşmek üzere.

Yer:

STUDIOS CUKURCUMA
 
Çukurcuma Cad. No:6/13
Cihangir/Beyoğlu
info@studioscukurcuma.com
Tel: +90 212 244 10 99

Eğitimin İçeriği :

Teori: Sokak Fotoğrafçılığının Tanımı-Sokak Fotoğrafçılığının Tarihsel Gelişimi-Sokak Fotoğrafçısının Ekipmanları-Sokak Fotoğrafçılığında Önemli Teknikler ve Estetik Unsurlar-Sokakta Dikkat Edilmesi Gerekenler; Nasıl yaklaşmalı? İzin almalı mı?-Sokak Fotoğrafçılığının Ustalarından Örnekler

Gezi: Taksim-Beyoğlu-Tünel-Karaköy

Değerlendirme: Ligthroom ile Görüntü İşleme-Fotoğraf Değerlendirmeleri

Seminer Katılım Koşulu: 

Temel Fotoğraf Bilgilerine sahip olmak (diyafram, enstantane, pozlama vb.)*Fotoğraf makinesine sahip olmak

Eğitim Süresi : 2 gün
Eğitim Tarihi: 28-29 Haziran 2014 / Cumartesi Pazar
Saatler: Cumartesi: 12.00 - 15.30 / Pazar: 10.00 - 14.00
Katılımcı Sayısı: 15
Ücret: 300 TL

Facebook etkinlik linki

Internet sayfası

15 Haziran 2014 Pazar

GEZDİK GÖRDÜK ÇEKTİK 4 Fotoğraf Sergisi Açıldı

Ayşe Küçükkurt'un küratörlüğünde, Kadıköy Fotoğraf Merkezi ve Fotoamele Fotoğraf Grubu tarafından organize edilen GEZDİK GÖRDÜK ÇEKTİK 4 Fotoğraf Sergisi, Kadıköy Fotoğraf Merkezi Sanat Galerisi’nde açıldı.

İki fotoğrafım ile yer aldığım toplu sergi 13 Haziran -13 Temmuz 2014 tarihleri arasında açık kalacak. 

Adres: Cafeağa Mh. Bahariye Cd. Kadife Sk.

Hürmüz Apt. No:43/2 Kadıköy

Bilgi için: 0 216 4052262




"Ben dört yaşımdan beri sergi geziyorum" diyen kızımla ve eşimle açılışa katıldık

Aramis Hoca derslerine sergide devam etti 
Aç karnına sanata kaşıyız

KFM Bahçesinden sergi


10 Haziran 2014 Salı

GEZDİK GÖRDÜK ÇEKTİK 4 Fotoğraf Sergisi Açılıyor

Kadıköy Fotoğraf Merkezi'nde, Ayşe Küçükkurt'un küratörlüğünde yeni sergimiz bu Cuma açılıyor. İki fotoğrafımın bulunduğu serginin açılışına hepinizi bekleriz. 



"Kadıköy Fotoğraf Merkezi ve Fotoamele Fotoğraf Grubu tarafından organize dilen GEZDİK GÖRDÜK ÇEKTİK 4 Fotoğraf Sergisi açılıyor.. 


Bizler gezdiğimiz gördüğüm yerleri ya da çektiğimiz güzel kareleri sizlerle bu sergide paylaşıyoruz. Bu paylaşımımıza ortak olmak isterseniz bekleriz."

Tarih
13 Haziran -13 Temmuz 2014
Yer: Kadıköy Fotoğraf Merkezi Sanat Galerisi
Açılış günü ve ikramlar
13 Haziran Cuma Saat: 19.00-21.00
Adres: Cafeağa Mh. Bahariye Cd. Kadife Sk.
Hürmüz Apt. No:43/2 Kadıköy
Bilgi için: 02164052262


Katılımcılar

Abdulkadir Çokgörmez
Ahmet ÖZGEN
Asiye Perçin
Aysel Gümüş
Ayşe Küçükkurt
Bedriye Esen
Emel Solak
Evrim Arat Özer
Fadime Kımışoğlu
Fatoş Özger
Figen Yılmaz Yaver
Gizem Sönmez
Masis Üşenmez
Neslihan Yilmaz Korlu
Nuran BAŞ
Nurten Tutkunkardeş
Sevgi Tamsu
Sevim FADILLIOĞLU
Şebnem Gülfidan
Ümit ÖZGE

9 Haziran 2014 Pazartesi

Okuyucu Mektupları: Rıza Şahin'in X100s macerası

Bir süredir blog'da sizin hikayelerinize de yer vermek istiyordum. Nasıl olur diye düşünürken dün Rıza Şahin'in attığı mail ile yazı kafamda iyice şekillendi. Böylece bu bir seri olursa yazımızın ilk kahramanı da Rıza Şahin olacak.

Rıza Şahin, Mardin'de öğretmenlik yapıyor. Bir şekilde benim x100s yazımı görmüş ve bana konu ile ilgili danışmak istemiş. Mayıs ayında bana şöyle bir mail atmıştı.

"Fujifilm x serisi makinelere şu aralar takmış durumdayım. Bu arada size Mardin'den yazıyorum burada öğretmenim. Bugüne kadar hiç fotograf makinem olmadı. Ta ki abimin canon 60d makinesini kullanana kadar. Ardından bolca prof. makine araştırmalarına giriştim ve fujifilm x serisi makineleri görünce tamamdır dedim. X100s i almayı düşünüyorum ve alacağım makine tek makinem olacak uzunca bir süre. Sabit lensli olmasının artıları ve eksileri tabi ki var. Sizce x100s tek makine olarak ilk makine alacak birisi için düşünülebilir mi ya da pro1 ya da x-t1 emi yönelmeliyim. Cevabınızı bekliyorum. Teşekkürler."

Rıza'nın mailini görünce tabi yeni bir kullanıcıya x100s'i tavsiye etmekte tereddütlerim oldu. Kısaca ona X-E1 veya 2, X-T1 ya da X-Pro gibi bir body ile başlarsa daha rahat edeceğini söyledim.

Dün kendisinden yeni bir mail geldi. Kendisi dediklerime neyse ki uymamış ve x100s ile fotoğraf macerasına başlamış.

"Size daha önceden fujifilm x100s alıp almamak konusunda sorularım olmuştu hatırlıyorsanız. Bu arada Mardin'den yazıyorum tekrar hatırlamanız için. Tavsiyelerinize uymadım ve x100s aldım. :) Bir haftadır ürünü kullanıyorum ve bundan önce hiç bir fotoğraf geçmişim olmadı. Webten gerek yazılı gerek görsel olarak iso+enstantene+diyafram üçlüsünü bolca inceledim. Beyaz ayarına falan da baktım. Çekimlerimi hep manuel ayarlarda yapıyorum. Biraz zorlasa da beni hatta geçip giden bir kareyi kaçırsam da verdiği zevk ve öğreticiliği çok iyi. X100s e gelince açısı o kadar tatminkar ki! Sadece fotoğrafa odaklanıyor insan. Daha önceden DSLR lar aldım elime bir kaç kere zoomlayıp durmaktan fotoğraf çekmeye odaklanamıyor insan. Azla yetinmeyi öğretiyor insana. Bir kaç tane fotoğrafımı göndereceğim size. Hepsi jpeg makine çıktısı (çünkü fotoğraf işlemeyi bilmiyorum)."


X100s'i herkese tavsiye edilecek bir makine olarak görmesem de gördüğünüz gibi ne çekmek istediğini bilen bir insan için son derece yeterli ve tatminkar bir alet. Mardin'in dar sokakları için 35mm bir rangefinder oldukça yerinde bir tercih. Rıza'yı buradan tekrar kararı için kutluyorum ve sizi çekip bana gönderdiği kareler ile baş başa bırakıyorum.

 



35mm portre çekiminde ortam ile birlikte alındığında güzel neticeler veriyor.


Serideki en sevdiğim fotoğraf. Perspektif çizgilerinin sonsuza kaçışı, kara çarşaflı kadının yüzünü görmesek bile vücut şeklinden dolayı verdiği yorgunluk hissi, arkada sanki ondan uzaklaşmaya çalışan gölge içindeki adam figürü kadrajı başarılı kılan öğeler. 


Renkli olan fotoğrafta renkli olanı daha başarılı bulmuş olsam da siyah beyaz olarak göze daha hoş geleceğini düşünüyorum. Figürün ışıklı alanda yakalanmış olması daha rahat seçilmesini sağlıyor. Siyah Beyaz olan fotoğraftaki çocuk figürü ise karanlık alana çok sıkıştırılmış oysa daha soldaki aydınlıkta konumlandırılsa seyri daha rahat bir kare olur.

Rıza'ya ilk denemelerindeki başarısından dolayı tebrikler. İlerleyen zamanda tekrar blog'da yer alması dileği ile.

2 Haziran 2014 Pazartesi

Anafod Sezon Sergisi Anadolu Adalet Sarayı'nda

Geçen ay Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde açtığımız ANAFOD sezon sergimiz bu ay T.C. İstanbul Anadolu Adalet Sarayı'nda tekrar sanat severler ile buluşuyor.


6 Haziran Cuma günü E Blok Zemin Kat No:20 Sergi Salonu'nda açılışı yapılacak sergimize herkesi bekleriz.