Öne Çıkan Yayın

Leica ile Berlin Fotoğrafları ve Bazı Püf Noktalar

28 Mart 2014 Cuma

ANAFOD Fotoğraf Sergisi 2013/2014

Anafod derneğimiz birinci yılını doldurmanın heyecanı ile yeni bir sergi ve kitap projesi ile karşınızda.

Benim de iki fotoğrafımla katıldığım proje, sergi açılışını 26 Nisan Cumartesi günü saat 17:00'da Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde yapıyor.


Aşağıda basın bültenini okuyabileceğiniz serginin Facebook etkinlik linkinden ayrıntılarına erişebilirsiniz.

"Merhaba;

Kuruluşumuz henüz çok yeni ve daha yolun başındayken siz fotoğraf severlerin karşısında
bizi heyecanlandıran işlerle çıkmanın heyecanındayız.

Bir fotoğraf derneğinin üyelerinin fotoğrafseverlerin beklentilerine yanıt verebilecek en önemli etkinliğinin, fotoğraf dünyamızın ve üyelerimizin fotoğraf birikiminin hedef kitleye sunulması olduğunu düşünmekteyiz. Bunun içinde bu sergi ve sergi kitabı ile karşınızdayız.

Fotoğraf yeni başlayıp ilk sergi heyecanlarını yaşamak isteyen üyelerimizin eserlerinin sunulacağı İlkim fotoğraf sergisinde aynı zamanda ülkemizin fotoğraf birikimini de paylaşacağımız bu çalışmanın gelenekselleşmesini umuyoruz.

Bu sergi ve kitapta;

Prof.Dr. Sabit Kalfagil hocamızın, önde gelen fotoğraf derneklerinden Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) üyelerinin, 2013 yılı kişisel sergi etkinliklerinden Nihal Gündüz’ün‚ “Son Tophaneli” sergisini ve ANAFOD üyelerinin fotoğraflarını izleyeceksiniz.

Bu çalışmaların Dernekler bölümünde Sayın Osman Ürper , Kişisel Sergiler bölümünde Sayın Cengiz Karlıova , ANAFOD üyeleri fotoğrafları bölümünde ise Sayın Prof.Dr.Sabit Kalfagil Küratörlüğü üstlendiler.Kendilerine teşekkür ediyoruz.

Yerinden katılım yaklaşımımızla, sanat etkinliklerinin ülkemizin bütün yaşam alanlarında yaygınlaşması ve içselleştirilmesi dileklerimizle, sergimizi ve kitabımızı ülkemiz kültür dağarcığına armağan ediyoruz.

Sergiye katılan ANAFOD üyelerimizin İsimleri

Anıl Tamer Yılmaz

Baytekin Kara

Bülent Yüksel

Celal Başaroğlu

Coşkun Aydın

Doğan Alpay

Engin Koçyiğit

Erol Doğaner

Etem Çolak

Fatma Figen Özkan

Fikri Özalp

Gülay Hacıoğlu

Gülçin Demirci

Hicran Özcan

Lale Çaktı

Makbule Akpınar

Masis Üşenmez

Mevlut Maşalacı

Muammer Tükenmez

Murat Kurtel

Murat Özkan

Nevzat Altundaş

Nuri Yontucu

Osman Karamehmetoğlu

Özlem Büyükevren

Sabiha Nalan Yazar

Sabire İşler Değer

Seval Danışman

Sevinç Doğu

Şafak Uçar

Şah Haydar Yarkın

Tayfun Karahasan

Tunç Tokaç

Uğur Tufan Emeksiz

Ünal Geciroğlu

Yıldırım Meriç

Yılmaz Çelikçi

Yüksel Tomris Sarhan

Zeynep Dulundu

Zinnet Yılmaz

Zinnur Olgun

Sevgiyle, dostlukla, nicelerine.

ANAFOD Yönetim Kurulu"

20 Mart 2014 Perşembe

İZ Dergisi Sponsorlarını Arıyor


Ülkemizde fotoğrafçılığın gelişememesinin en büyük nedenlerinden biri fotoğrafa merak saranların fotoğraftan çok teçhizatla ilgilenmeleri. Büyük paralar harcayıp alınan bodyler, lensler, filtreler yaratıcılığı tetikleyen bir şey okunmadığı, fotoğrafçıların işlerine bakılmadığı için kısa zamanda bir köşeye atılıyor.

Benim de böyle "Ne çekebilirim ki?" sıkıntısı çektiğim günlerden birinde tanışmıştım İZ dergisi ile. İlk defa teçhizat tanıtımı yerine fotoğrafa yoğunlaşan bir dergi görmüştüm ve merakla sayfalarının içinde kayboldum. Zaman içinde sayılarını kaçırmadan edinmeye çalıştım. Ancak gün geldi İZ dergisi yayın hayatına bir virgül koydu. 

Şimdi devam etmesi için bir şansımız var. 50. sayı ile kaldıkları yerden yeni bir başlangıç yapmak için destek bekliyorlar. Aşağıda sitelerinde yazdıkları yazıyı ve destek verebilmeniz için linki paylaşıyorum. Bu sese kulak vermenizi dilerim.

"Sevgili dostlarımız, yıllardır bu ülkenin ve birçok coğrafyanın belleğini oluşturan, kültürel bir miras olan 'iz' dergisi, yayın hayatına sizlerin desteği ile devam etsin ister misiniz?

Bir süre önce, Genel Yayın Yönetmenliğini Ara Güler’in yaptığı ve Türkiye’nin tek foto-röportaj dergisi 'İZ’ e finansal sıkıntılardan dolayı 49. Sayıda(Ocak-Şubat 2014) ara verdiğimizi açıklamıştık.

2011 yılından beri sponsor sıkıntısı çeken İZ için uzun bir direnişe girdik ve hem kaliteyi hem de içeriği bozmadan İZ’e soluk verebilmek için çözümler aradık. Ancak magazin içerikli ve digital dergilerin ön safhada olduğu günümüz kültüründe daha fazla direnemedik, virgül koymak durumunda kaldık..

İZ’in fazla ara vermeden yayın hayatına devam etmesi , okuyucularla buluşması Fotografevi olarak en büyük arzumuz. Ne yapabiliriz’i araştırdık, düşündük ve çabaladık. Gerek telefonla, gerek e-posta ile bize ulaşan çeşitli sektörlerden ve şehirlerden fotoğraf sever okurların yorumları ile umutlandık, güç-destek bulduk.

İstedik ki bir kez daha seslenelim fotoğraf severlere, sizlerin katkısıyla daha geniş kitlelere ulaşalım ve fotoğraf belleğimizi genişletmeye, geliştirmeye devam edelim. Bir kez daha direnişe geçelim.

Biliyoruz ki hayatın ve sanatın her alanında etkin ve yetkin bireyler var aramızda…Kiminin fikri, kiminin sözü, kiminin vizörü, kiminin arkadaşı bu büyülü fotoğraf yolculuğumuzda engel olan taşlara dikenlere karşı çözüm olabilir.
İZ dergisinin bir kez daha sekteye uğramadan yayın hayatına devam edebilmesi için aşağıda belirtilen koşullara ihtiyacı var. Bu nedenle aşağıda bir-kaç seçenek hazırladık. Bunlardan biri size, arkadaşlarınıza, çalıştığınız firmaya veya iş ortaklarınıza uygun gelebilir.

Aşağıda ‘ön abonelik’ ve ‘ilan’ tercihleri bulunuyor. Belirtilen seçeneklerden size uygun geleni işaretleyip gönderirseniz, 15 Nisan 2014 tarihine kadar sizlerden gelen yanıtlara göre yapacağımız çalışma sonucunu yine sizlerle paylaşacağız.
Bize en kıymetli şeyi, 'umudu' geri verdiğiniz için teşekkür ederiz."

Link'ten sponsor sayfasına girip kayıt yaptırabilirsiniz.

14 Mart 2014 Cuma

Fotoğraf Hakları

Fotoğrafla uğraşmaya başlayan insanların en büyük meraklarından biri de fotoğraf hakları konusu. Sosyal medyadan önce bu konu çok da önemsenmiyordu. Ancak fotoğrafın bu kadar kolay ulaşılır olmaya başlaması ile beraber fotoğraf hakları konusu da önem taşımaya başladı. Yani milyonlar içinden çektiğiniz bir kişi size çok kolay bir şekilde ulaşabilir artık. Daha yeni, Hrant'ın anmasında çektiğim bir kız portresi eşimin kardeşinin öğrencisi çıktı örneğin. 

Fotoğraf hakları, özellikle benim gibi sokak/gezi fotoğrafı çekenler için önemli bir konu. Hele de sokak portresi çekiyorsanız başınızın ağrımaması için bilmeniz gereken pek çok nokta var. Önceleri bu konuyu Amerika'daki sokak fotoğrafçılarının paylaşımları ile incelemiştim. Oralarda artık bir düzene girmiş olay. Eğer sokak fotoğrafını sanatsal bir çerçevede sunuyorsanız kimsenin bir hak talep etme durumu yok. Yani sergileme, yarışma v.b. sunumlarda kazancınız üzerinden fotoğrafa konu olan kişi bir şey talep edemiyor. Ancak önemli nokta burada konu sokak fotoğrafı, sokak portresi değil. Gizlice bir kişinin portresini çektiyseniz o zaman durum biraz karışabilir. Yine de genel bir ortam mevzu bahisse dediğim gibi bu fotoğrafı kullanmanızda bir problem yok.

Asıl problem bu tür fotoğrafları satış için stok sitelerine ya da bir kuruma vermeniz durumunda başlıyor. Bunu izinsiz asla yapmamalısınız. Elinizde fotoğraftaki kişilerden alınmış yazılı bir beyan yoksa, fotoğrafı bu şekilde ticari bir meta olarak satarsanız ileride başınız ağrıyabilir. Hatta fotoğrafta bir kurum amblemi varsa bile o kurum size dava açabilir.

Örneğin benim Formula 1 yarışında çekip poster olarak satılması için redbubble'a koyduğum bir fotoğraf, enerji içeceği firması tarafından kaldırtıldı dava açılacağı söylendi ve benden de savunma istendi. Ben de konunun enerji içeceği olmadığı, İstanbul'daki son yarıştan bir kare olduğunu ve tarihi bir önemi olduğunu yazdım. Sonradan bir haber çıkmadı ama bu tarz firmaların hukuk büroları da kendilerine iş çıkarmak için kraldan çok kralcılık yapıyorlar. Yine de Amerika'ya bir gün gidersem belki beni alırlar içeri bilemeyeceğim :)

Konuyu bu kadar uzattıktan sonra gelelim iç meselemize. Ülkemizde durum nedir? Burası çok karışık aslında. Fotoğraf için hakların düzenlendiği bir belge yok. TFSF'nin sitesinde bu konu ile ilgili güzel bir pdf var. http://www.tfsf.org.tr/indir/haklarimiz.pdf

Sn. Mehmet Sıddık Çinko'nun ANAFOD'da konu ile ilgili vermiş olduğu söyleşiden notlarımı paylaşarak olayı açmaya çalışayım ben de. Fikir ve Sanat eserlerinde belirlenmiş haklar fotoğrafçılar için de geçerli.

Fotoğraf: Ünal Geçiroğlu

Fotoğrafçı açısından;

Manevi Haklar:

  • Umuma Arz: Fotoğrafı çeşitli ortamlarda gösterme hakkı.
  • İsim Verme: Fotoğrafa isim verme hakkı fotoğrafçıya aittir. Başka bir isim ile yayınlanamaz.
  • Özelliklerini korumak: Fotoğrafın kırpma, boyutu ile oynama gibi özelliklerinin hakları fotoğrafçıya aittir.
  • Eserin Aslına Ulaşma: Fotoğrafik eserin Orijinal kopyasını satmış olsa bile ona tekrar ulaşma hakkı bakidir.
  • Zarar Görmeme: Fotoğrafın kullanım şeklinden dolayı fotoğrafçının korunmasını öngörür.

Maddi Haklar:

  • İşletme
  • Temsil Hakkı
  • Maddi Menfaat Sağlama

Sorun konu edilen kişilerin haklarına girince karışıyor asıl.
Genel hayat ve özel hayat'tan söz edebiliriz bu noktada. Özel hayat tamamen kişinin kontrolündedir burada izinsiz bir fotoğraf çekmemiz söz konusu zaten değil. Yaşadığı ev, çalıştığı yer gibi alanları özel hayata örnek gösterebiliriz. Genel hayat ise sokağa çıktığımız yerde başlar. Burada da Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre belli alanlarda istisnalar var.

  • Topluma mal olmuş kişiler
  • Resmi geçit
  • Toplumsal olaylar
  • Günlük olaylar

Bu gibi durumlar istisna olarak kabul ediliyor ve herhangi bir izin aranmıyor.

Peki izin nasıl alınmalı?

En doğru yöntem tabii ki model şartnamesi olarak nitelendirdiğimiz belgedir. Ancak sokak fotoğrafında bu tür yazılı belgeler her zaman sıkıntı yaratır. Kimse böyle bir belgeye imza atmak istemez.

Sözlü izin de bir izin şeklidir. Ancak bunu belgelemek daha zordur. Bu noktada kişinin fotoğrafının çekildiğini bildiğini gösteren durumlara dikkat etmek gerekli. Örneğin tam size baktığı, gülümsediği, ya da kameraya el salladığı bir fotoğrafın bulunması sözlü izin aldığınızı kanıtlamak için kullanılabilir.

Eğer fotoğrafın satışını gerçekleştirecekseniz mutlaka izin almanız gerekir. Ancak daha bizde oturmamış olan bir “Sanat Hakkı”ndan söz etmemiz gerekir. Yukarıda Amerikan hukukunda belirttiğim gibi ticari ve sanatsal olarak bir ayrım yapılmış. Bizde bu ayrım yazılı olarak bir kanunda yok ancak yine de “Sanat Hakkı” adını verebileceğimiz bu hakkı kullanabiliriz. Sanatın önünü açmak için düşünülmüş bu hak bizim fotoğrafı sanatsal çerçevede kullanmamıza olanak verir(Galeri, sergi, yarışma, fotoğraf kitabında kullanma v.b.).

Ayrıca değinilmesi gereken başka bir nokta fotoğrafı çekilen kişinin sizin kullanımınızdan zarar görmemesi gerekir. Yani fotoğrafı bozup, değiştirip ya da altına komik olsun diye bazı yazılar yazmanız o kişi tarafından dava edilmenize neden olabilir.

Tüm bu noktaları göz önünde bulundururken yine de sizin fotoğraf aşkınıza sekte vurmayın lütfen. Çoğu kişi bana sokak fotoğrafı ile ilgili soru sorarken bu tür problemlerden korktukları için fotoğraf çekmekten vazgeçtiklerini anlatıyor. Böyle bir duruma düşmeyin. Fotoğraf bir özgürlük alanıdır. Özgürlüklere sahip olmak da cesaret ister. Onu çeksem dava mı açar, bunu çeksem tazminat mı öderim gibi konuları kafanızdan silin. Siz fotoğrafınıza yoğunlaşın. Eğer daha sonra elinizdeki fotoğrafın o kişiye bir zarar verebileceğini düşünürseniz yayınlamazsınız olur biter. Benim öyle pek çok fotoğrafım belki bir gün yayınlama zamanı gelir diye bekliyor. Ama onları yayınlamamam çekmemem gerektiği anlamına da gelmiyor. Elimde bulundukları için kendimi şanslı hissediyorum. Belki bana kişisel bir tatmin sağlıyor. Zaten her şey bunun için değil mi?