Öne Çıkan Yayın

Vivian Maier, Bir Otoportre İncelemesi

12 Nisan 2013 Cuma

Photo&Digital 2013

"Türkiye’nin en kapsamlı fotoğrafçılık fuarı" olarak yola çıkan Photo Digital dördüncü kez kapılarını açtı. Ben de tabii sektördeki yenilikleri kendi gözümle görmek için ortama aktım. Öncelikle fuar önceki yıllara göre biraz daha derli toplu olmuş. Ancak Nikon gibi bir markanın fuara katılmaması kendileri için büyük kayıp. Türkiye pazarını ciddiye almadıklarını gösteriyor bence. GoPro gibi daha yeni ve daha kısıtlı bir alıcı kitlesi olan markanın Corvette getirdiği bir fuara Nikon'un girmemesini açıklamak güç.

Canon en güzel standlardan birine sahip. Orta alanını tamamen modele ayırmış ve 1D Mark IV ve 500mm lens ile Model fotoğraflamanıza olanak tanıyor. Aşağıdaki fotoğraflarda modelin hemen önünden 105mm ile çektiğim fotoğrafı ve onun yanında da yaklaşık 5 mt öteden 500mm ile çektiğimi görebilirsiniz.
Canon 5D Mark II 105mm

Canon 1D Mark IV 500mm


Aynasız sistemlerin yükselişini fuarda daha iyi anladım. Tamamen aynasız bir fotoğraf çılgınlığına doğru gidiyoruz. Ancak tabii profesyonel işlerde hala eksikleri var. Gezi, günlük çekimler için ise ideal. 

Fuar boyunca çeşitli workshoplar, seminerler var ancak oraya gitmeden ne var ne yok bilemiyorsunuz. Sitede hiç bir detay yok. Neyse ki büyük bir şansla Serhan Serter düğün fotoğrafçılığı seminerini yakaladım. Bir saatlik semineri fotoğrafçı yaklaşık iki saate çıkardı ve katılımcılara pek çok değerli bilgi aktardı. Her zaman fotoğrafa parayı karıştırırsam, başkası için fotoğraf çekersem bu hobimden zevk almayı bırakırmışım gibi gelir bana. O yüzden bu tarz teklifler gelirse fazla sıcak bakmam. Ancak Serhan Serter'in içindeki fotoğraf coşkusunu görünce bu konuda yanılıyor olabileceğimi düşündüm. 

Kendisi genel olarak işlerinden bahsetti. Ayrıntılı bilgi için facebook sayfasına bakabilirsiniz. Gerçekten müthiş fotoğrafları var. Onu tanımaktan büyük keyif aldım. 

İki saatlik seminerin sonunda zaten fuarı daha fazla gezecek gücüm kalmamıştı. Eğer ziyaret etmek isterseniz 14 Nisan'a kadar CNR'daki fuara gidebilirsiniz. Online davetiye şansı da sitesinde mevcut.

PhaseOne ile model çekimini izleyebilirsiniz. 


PhaseOne modelleri

Samsung erkek model kullanan ender markalardan
GoPro farkını gösteriyor




Darıca Hayvanat Bahçesi

Kızıma uzun zamandır sözüm vardı hayvanat bahçesine götüreceğim diye. Hatta akşam uykudan önceki muhabbetlerimizi maymunların ne ses çıkardığı, nasıl muz yedikleri konusunda sözlü ve uygulamalı örneklerle geçiriyorduk. Sonunda o gün geldi ve hafta sonumuzu Darıca Hayvanat Bahçesini gezerek değerlendirerek.

Evet ben de Hayvanat bahçesi kavramını desteklemiyorum. Zevkimiz için onları yaşam alanlarından uzaklaştırıp, kafeslere kapayıp sergiliyoruz. Benim de yer yer içim sızlıyor hayvanları o halde görünce. Ama çocukluğumu düşününce de benim de en çok gitmek istediğim yer Gülhane Hayvanat Bahçesi olduğunu hatırlıyorum. Orada durum daha da feciydi. Bir tane aslan vardı örneğin minnacık bir kafesteydi. Bir gün de ayağa kalktığını görmedim o hayvanın.



Darıca Hayvanat Bahçesi o konuda biraz daha "insani" diyebiliriz. Çoğu hayvanın en azından dolaşabileceği, suya girip çıkabileceği orta karar bir yaşam alanı var. Hatta kuşların bazıları özgürce takılıyor. Alakasız bir yerde leylekle göz göze gelmek ve yol vermek mümkün. 

İstanbul'dan maksimum araçla bir saatte varılabilecek bir mesafede Darıca. Merkeze girdiğinizde tam bir 80'ler Özal yapılanması var. Neyse ki buralarda durmanıza gerek yok da direkt Hayvanat Bahçesine geçebiliyorsunuz.

İçeri giriş ücreti yetişkin için 15 TL ancak 1 yıllık üyelik alırsanız 30 TL'ye sınırsız giriş imkanınız oluyor. Kapıda zaten üzerinize gelen yetkililerden konu hakkında bilgi alacaksınız merak etmeyin.


Önümüzde çitler olmasına rağmen tele lensin yardımı ile sanki az sonra beni yiyecek gibi.

En son bir motorcu grubu ile gezmiştim burayı. Sanırım üç yıl kadar önceydi. O günden bu güne ortam biraz
daha düzelip şenlenmiş. Mesela güzel bir çocuk parkı var artık. Kızıma "bak penguen" dediğimizde bize "baba dev kaydırağa binecek miyiz?" diyordu. Hayvanlardan çok o parkla ilgilendi zaten. Neyse ki en sevdiği hayvanlardan ayı ve maymunlar biraz da olsa dikkatini canlılara döndürmesine yardım etti.

İçeride yemek için de büfe tarzı çeşitli alternatifler mevcut. Ancak ben koku ağır geldiği için pek oturmak istemedim. Daha güzel bir restoran açılsa içeride iş yapar bence. Özellikle Arap turist popülasyonu artmışken hele.

Sizler için tabii fotoğraf çekmeden de duramadım. Hayvanat bahçesinde fotoğraf çekiyorsanız tele bir objektifle gitmeyi ihmal etmeyin. Böylece 200-300mm gibi bir tele değerde fotoğraf çekerseniz hem öndeki telleri yok edersiniz hem de hayvanı arka planla ayırmış olursunuz. 

Ben de 70-200mm lensimle fotoğrafladım ama daha da tele bir lensim olsaydı keşke. Özellikle kedigilleri çekmek için 400mm gibi bir değer olsaydı keşke.



Ortak atalarımız bizden hesap soracak mı?



Sonuçta Darıca Hayvanat Bahçesi hayvanlarla dolu güzel bir hafta sonu geçirmek için İstanbullulara çok iyi bir alternatif sunuyor. Ahlaki olarak rahatsızlık vermiyorsa size hayvanların durumu, eğer Süha Derbent ile Afrika'ya gidip kaplan çekecek paranız da yoksa 15 tl'ye bir kaplan fotoğrafı çekip arkadaşlarınıza safaride çektim diyerek hava atabilirsiniz.