Öne Çıkan Yayın

Sadece bir fotoğrafçı değil bir ikon; David Bailey

28 Mart 2013 Perşembe

ANAFOD Mevlevi Mukabelesi fotoğraf çekimleri

“ANAFOD Mevlevi Mukabelesi fotoğraf çekimleri” kapsamında Doğan Alpay’ın organizasyonu ile Yenikapı Mevlevihane ziyaretimizi gerçekleştirdik. 

19:30’da başlayacak sema için işten çıkıp Metrobüs ile Cevizlibağ’da inip Minibüslerin olduğu caddeden biraz yürüyünce Fatih Üniversitesi yerleşkesinde bulunan Mevlevihane’ye vardım. Erken gittiğim için yakınındaki ünlü Merkezefendi köftecisine uğradım ama ne yazık ki o saatte kapalı oluyormuş. Aklınızda olsun da buraya gelmeden önce mutlaka karnınızı doyurun çünkü başka yemek yiyebileceğiniz bir yer yok.

Ben de oturdum bir çay ocağına. Yaşlı bir amca elinde eski kartpostallarla yanıma yanaştı. Fotoğrafa bakmayı çok seviyormuş o yüzden eski kartpostalları biriktiriyormuş. Birlikte aldığı kartpostallara baktık ben de gözleri seçemediği için arkasında halasının yılbaşını, teyzesinin doğum gününü, yeğeninin sünnetini kutlayan insanların mesajlarını okudum. 

Amcayla sohbete dalınca saatin geçtiğini de fark etmedim ve hemen Mevlevihane’ye girdim. Ancak en güzel yerler tutulmuştu. Aşağı katta tripodlu çekime de izin verilmiyor ancak üst katta serbest. Neyse ufak bir aralık bulduk fotoğrafçı arkadaşım Uğur Tufan ile birlikte ve teçhizatı kurduk. 

Mekanın aydınlatması fotoğraf için kötü, ancak yüksek iso’larda çalışabilecek makinelerimiz olduğundan çok da problem yapmadım. 24-105 ve 70 -200mm lenslerim yanımdaydı. Daha geniş bir açı da olsa yukarıdan çok güzel fotoğraflar çıkarmış. 

Mekanın tarihçesini Fatih Üniversitesi’nin sitesinden vereyim;

“ Yenikapı Mevlevihanesi, Sünbül Efendi aracılığıyla Mevleviliğe intisap eden Yeniçeri Katibi Malkoç Mehmed Efendi tarafından inşa edilip 1597 yılı Recep ayında hizmete açılmıştır.

İnşasından kısa bir süre sonra Mevleviliğin İstanbul'daki en önemli merkezi haline gelmiş olan Yenikapı Mevlevihanesi, o dönemlerde hem halk hem de devlet ricali üzerinde etkili olmuş, açılışında devrin sadrazamı Mehmed Paşa, Yeniçeri Ağası Tırnakçı Hasan Ağa vs. tarikat şeyhleri hazır bulunmuş, gösterişli bir törenle açılmıştır. Binanın ilk müştemilatı semahane, mescid ve 18 adet derviş hücresinden oluşmaktaydı.

İstanbul'un beş önemli Mevlevihanesi’nden biri olan Yenikapı Mevlevihanesi, tarikat mensuplarınca “âsitâne” olarak adlandırılmıştır. Yenikapı Mevlevihanesi, Osmanlı tekke mimarisinin karakteristik özelliklerini taşıyan güzel bir örnektir. İsmini bugün "Mevlânâkapı" olarak bilinen sur kapısından almıştır.”

19:30’da başlayan gösteri 21:00’da sona erdi. Fotoğraf çekmenin en kötü yanı fotoğrafla uğraşırken yaşadığınız anın tadını çıkaramamanız. Aşağıda semazenler, yukarıda müzisyenler kendilerini başka bir boyuta göndermişken biz fotoğrafla uğraşmaktan ne olup bittiğini bile anlayamadık. Bir kez daha gidip sadece semanın büyüsüne kendimi kaptırmayı düşünüyorum. Şimdilik sizleri çektiğim karelerle baş başa bırakayım. 




Daha fazla fotoğrafa her zamanki gibi google + 'dan ulaşabilirsiniz.

Semahane Giriş Kitabesi

Olmuşdu bundan akdem virân bu asitâne
Tecdîdi oldu mülhem kalb-i şeh-i cihane
Dergâh-ı Mürşid-i Rûm olsun mu lâne-i bûm
Etmişti çerh-i meş’ûm mürgâne aşiyâne
Mollaya hürmet etti tevsie himmet etti
Hakkâ kerâmet etti ol hüsrev-i yegâne
Mahmud Hân-ı agâh yani halifetullah
Devrinde bunca dergâh fetholdu aşikâne
Tevs-i mülk-i devlet etmektir anda hikmet
Zira hümây-ı himmet ahdında bulda lane
Aldı semâğzenler meydanını erenler
Pervâne der görenler döndükçe yâne yâne
Hurşîd kaldı bîtab yandı yanında mehtâb
Kandil-i bâb ü mihrâb fer verdi farkdâne
Şems anda mevlevîdir tennûre pertevidir
Bir sırr-ı mânevîdir kim çıkmış asmâne
Bahre dönüb bu meydan mevc urdu mağz-ı Kur’an
Daldı niheng-i irfân deryây-ı bigirâne
Mıtrıb çalub nevây-ı yâd ile kutb-ı nâyı
Peyveste kıl duây-ı âmin kudsiyâne
Döndükçe çerh-i gerdân dönsün anınla devrân
Mahzar olub o hâkan eltâf-ı müsteâne
Envâr-ı Şems-i Tebriz tarihim etdi lebrîz
Devr-i Semâya döndü bâb-ı semâğhâne

19 Mart 2013 Salı

ANAFOD “Bir Zamanlar… " Sergisi

Anadolu yakasında 5 yıldır dost topluluğu olarak fotoğrafa emek veren ANAFOD (İstanbul Anadolu Yakası Fotoğraf Sanatı Derneği) dernek kimliğine kavuştu. 

İlerleyen günlerde dernek çatısı altında ben de bazı görevler alacağım. Tam olarak netleşince buradan sizlere bildiririm :)

Dernek açılışı 30 Mart 2013 Cumartesi günü saat 17.00’de, Dernek Merkezimizde, Türk fotoğrafının 11 duayen ustasının seçme fotoğraflarından oluşan “Bir Zamanlar… " sergisiyle yapılacak.

Sergide Ara Güler, Ergun Çağatay, Ersin Alok, Gültekin Çizgen, Halim Kulaksız, İbrahim Zaman, İsa Çelik, İzzet Keribar, Nusret Nurdan Eren, Sabit Kalfagil, Şakir Eczacıbaşı'nın fotoğrafları yer almakta.

Sergiyi gezmek isteyenler https://www.facebook.com/events/505070699534947/ adresinden bilgilere ulaşabilirler.



ANAFOD BASIN BÜLTENİ VE SERGİ AÇILIŞ HABERİ

İstanbul'un Maltepe ilçesinde 2008 yılından bu yana sürdürülen fotoğraf etkinlikleri katılımcıları İstanbul Anadolu Yakası Fotoğraf Sanatı Derneği'ni kurdular. Kısaca ANAFOD olarak anılan Fotoğraf Derneği Sanatsal etkinliklerin merkezi yapılanmalarının yerine, yerinden katılımı önererek, Fotoğraf etkinliklerini Maltepe'ye taşımanın çabası içindedir.

Şimdiye dek Yüzlerce fotoğraf kadrosunun sunumu ,Sergiler, Kurumsal işbirlikleri ve sosyal
sorumluluk projeleri geliştiren ANAFOD şimdi yeni yerinde ve dernek kimliği ile açılışını yapacaktır.

Dernek Açılışında ANAFOD Fotoğraf dünyamızın 11 efsane isminin katılımı ile düzenlenen "Bir Zamanlar..."Fotoğraf sergisine ev sahipliği yapacak.
Sergide

Ara Güler
Ergun Çağatay
Ersin Alok
Gültekin Çizgen
Halim Kulaksız
İbrahim Zaman
İsa Çelik
İzzet Keribar
Nusret Nurdan Eren
Sabit Kalfagil
Şakir Eczaçıbaşı
fotoğrafları yer alacak.

30 Mart 2013 Cumartesi Saat 17.00 de yapılacak olan Dernek Merkezimizin ve "Bir Zamanlar..." sergisi açılışına tüm sanatseverleri,fotoğraf dostlarını bekliyoruz.

Bu özel gün sebebi ile Dernek Başkanımız Baytekin Kara 'nın tüm fotoğraf dostlarına mesajı aşağıdadır.

"Bir öykü yaratmanın peşindeyiz ya hep.
Bir öykünün kahramanına özeniriz yada kahramanın ta kendisiyizdir ya.
İstanbul Anadolu Yakasındaki fotoğraf sevdalılarının içinde kendilerini bulabilecekleri bir öykü
anlatayım size.

Bir varmış, bir yokmuşşşşşşşş . . .
2008 yılının aralık ayında sosyal iletişim kanallarından facebooka bir not düşülür.
Fotoğraf sevdalıları bir araya gelmek ister misiniz diye.
Evet yanıtı 20 leri bulduğun da Maltepe Beşçeşmeler'de buluşulur.
Kimse kimseyi tanımaz, ortaklaşılan tek şey fotoğraf ve sıcak bir merhaba,
fotoğrafa dair bir şeyler yapma isteği.
İlk etkinlik planlanır, çalışmalarımıza destek veren bir dostun kahvesinde.
27 Ocak 2009 salı günü sevgili Timurtaş Onan bizle birlikte.
Bize ayrılan yere sığamama, sokakta sohbetin devamı.
Sonra emek veren katkı veren yüzlerce katılım,yüzlerce fotoğraf kadrosunun desteği,
kurumlarla işbirliği ve birlikte yaşama geçirilen projeler.
Seminerler, sunumlar, söyleşiler, kitap fotoğraflamaları, fotoğraf gezileri,
sosyal sorumluluk projeleri ve fotoğrafa dair her şey.
Şimdilerde 24 güzel insanla gerçekleştirilen dernek oluşumu.
Fotoğrafla, kültür ve sanatla biraz ilgili iseniz, eminim ki bu öyküde yeriniz vardır.
Hep beraber yeni öyküler yaratma serüvenine sizi de bekliyoruz.
Sevgiyle, Dostlukla ..."

18 Mart 2013 Pazartesi

Fotoğraf Akademisi 2. ve 3. hafta

Cumartesi günleri İstanbul Şehir Üniversitesi'nde düzenlenen Fotoğraf Akademisi her hafta üstüne koyarak ilerliyor.

İkinci hafta konu basın fotoğrafçılığı idi. Program foto muhabirliğinin duayenlerinden Ercan Arslan ile başladı. Fotoğrafçılık mesleğinin en önemli iş kollarından biri olarak gördüğüm foto muhabirliğinin ülkemizde nasıl anlaşıldığı ve işin zorlukları üzerine sohbet etti. Büyük medya kuruluşlarının yazı yazan muhabirlere her büyük olayda finansman sağlayıp yakından izlemelerine olanak verirken olayları fotoğraflayacak foto muhabirini işten uzak tuttuklarından bahsetti. Oysa "Yazı unutulur ama fotoğraf hafızada yer eder" idi. Kendisinin kişisel sayfasına ulaşmak için; http://www.ercanarslan.com/

İkinci konuk ise Zaman gazetesinin fotoğraf editörü Selahattin Sevi idi. Kendisi Zaman gazetesinde foto muhabirliğinin nasıl ele alındığını, nasıl çalışıldığını anlattı. Ayrıca Türkiye'de Zaman fotoğraf projesi hakkında da bilgi verdi. Farklı kulvarlardaki dünyaca tanınmış 25 fotoğrafçının Türkiye'de fotoğraf çekip yaptıklarını anlattığı bu projeye http://turkiyedezaman.org/ adresinden ulaşabilirsiniz. Kişisel sayfası ise; http://www.selahattinsevi.com/

Anadolu Ajansından Erhan Sevenler bir olay yerinde olduğundan programa katılamadı. Son olarak Emre Oktay spor fotoğrafçılığı ile ilgili çalışmalarını ve anılarını bizle paylaştı.

Üçüncü hafta ise Doğa fotoğrafçılığına ayrılmıştı. İlk sunum Atlas dergisinden Turgut Tarhan'ındı. Kendisi gerçekten müthiş bir doğa fotoğrafçısı. Farklı zamanlarda çektiği bir çok fotoğrafı bizimle paylaştı. Alplerden Türkiye'nin ücra köylerine kadar gittik gösterisi ile. Ayrıca gösterim sırasında fotoğrafların çekim şartlarından ve ekipmanlarından da kısaca bahsetti. Bizim gibi teçhizat manyaklarına da iyi bir ders vermiş oldu. Genelde çekimlerinde d300 ve amatörler tarafından ciddiye bile alınmayan 18-200 kullandığını öğrenince gülümsememi engelliyemedim. Kısaca elinizdeki lens ile çekemeyeceğiniz bir şey yok yeter ki isteyin. Kişisel sayfası; http://www.turguttarhan.com/

Daha sonrasında Photoworld'den Murat Gür Hoca macro fotoğrafa başlamak isteyecekler için Macroya giriş niteliğinde bir sunum yaptı. Ardından da detay ya da soyut fotoğrafçılık diyebileceğimiz tür hakkında bilgi verdi. Dışarı çıkıp fotoğraf çekemiyorum diyenler için de küçük ayrıntılardan nasıl fotoğraflar çıkabileceğini göstermiş oldu.

Son günlerde geziye götürdüğü Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa V. Koç'a açtığı vahşi yaşam fotoğraflarından oluşan sergi ile dikkatleri üzerine çeken Süha Derbent son konuşmacı olarak programa katıldı. Dünyada yaşayan en büyük 7 kedi türünü fotoğraflayan 8 kişiden biri gibi uzun, güzel ve ilginç bir sıfatı olan Süha Hoca da goril, kutup ayısı ve bolca kedigillerden oluşan gösterisi ile ağzımızı açık bıraktı. Yaptığı işlerden bahsetti. Özellikle son yıllarda kişisel turlar ile insanları know how'ını vererek gezdiren Süha Derbent'in başka bir ilginç özelliği de fotoğraf haklarının peşinden giderek kendisine güzel bir gelir kapısı açmış olması. Bunu fırsat bilen biz dinleyiciler de kendisinden tiyolar almaya çalıştık. Kişisel sayfası; http://www.suhaderbent.com/ kendisiyle safariye çıkmak isteyenler ise http://sedventure.com/ 'a göz atsınlar.

Fotoğraf sanatının duayenlerinden İzzet Keribar ise bir sergisi olduğundan programa katılamadı son hafta kapanışta yerini alacakmış. 

Geçtiğimiz iki haftanın aklımda kalan notları bu şekilde. 4. ve 5. haftalarda da renkli isimler ile Fotoğraf Akademisi devam ediyor. Takipte kalın!

14 Mart 2013 Perşembe

Ansel Adams'a bakmak; fotoğrafları ve kişiliği

Fotoğraf tarihinde iz bırakmış en önemli isimlerden biri şüphesiz Ansel Adams'dır. Gerek negatif filmi yıkarken geliştirdiği zone sistemi ile bölgesel koyultmalar yapmayı başarması gerekse bitmek tükenmek bilmeyen fotoğraf aşkı ile hala ulaşılması imkansız karelere imza atmıştır.

Ansel Adams'ı ne kadar övsem boş o yüzden size kendisinin yıllarca asistanlığını yapmış Andrea Stillman ile başbaşa bırakıyorum. B&H Photo'nun zaten her videosu ders niteliğinde. bir buçuk saat süren önemli fotoğrafçıların kendilerini ve işlerini anlattıkları bu videoları izleyebilmek gerçekten müthiş bir artı.

Andrea Stillman'ın anılarından oluşan bu konuşma da Ansel Adams'ın iç dünyasına bir yolculuk niteliğinde. Fotoğrafçının hem karanlık odadaki tutkusunu hem de insan olarak eğlenceli karakteri hakkında bilgiler veriyor.

Bu müthiş dehanın iç dünyasını anlatan belgesel niteliğindeki bu konuşmayı seyretmenizi öneririm...

11 Mart 2013 Pazartesi

Son Kodachrome Filmi

Zaman zaman blogda video sitelerinde rastladığım fotoğrafçılıkla ilgili söyleşileri ve belgeselleri de paylaşmak istiyorum. Ancak genelde bu videoların İngilizce olmasından dolayı da çekiniyorum. Yine de bu belgeseli paylaşmadan edemedim.


2009 yılında Kodak firmasının efsanevi Kodachrome filmlerini üretimini durdurma kararı alması fotoğraf tarihi açısından bir dönemin sona erdiğini haber veriyordu. Fotoğrafın usta isimlerinden Steve Mccurry bunu bir anma fırsatı olarak gördü ve Kodak'tan son 36lık filmi kendisine vermesini istedi. Böylece Kodachrome ile çekilmiş son 36 karenin hikayesi de taçlandırılmış oldu. Sergi ülkemizde de açılmıştı ve oldukça ilgi görmüştü.

Mccurry'nin youtube'a eklediği National Geographic videosundan bu hikayenin perde arkasını izleyebilir, ayrıca fotoğraf ustasının kendi blogunda da fotoğrafları daha yüksek kalitede bulabilirsiniz.

Bu belgesel yalnızca projeyi belgelemekle kalmıyor aynı zamanda Mccurry gibi usta bir ismi çekim koşullarında göstererek bizlere nasıl çalışılması gerektiği hakkında tiyolar veriyor.

Son 36 fotoğraf arasında Mccurry'nin otel odasındaki ayaklarını görmek dışında Ara Güler'in portresini de çekmesi ayrıca güzel bir saygı duruşu olmuş.






4 Mart 2013 Pazartesi

Fotoğraf Akademisi 2013 Başladı

İstanbul Şehir Üniversitesi Fotoğraf Kulübü 'nün düzenlediği Fotoğraf Akademisi 2013 2 Mart itibari ile başladı. 6 Hafta sürecek program Türkiye'de fotoğraf konusunda önemli isimleri bir araya getirmesi ile dikkat çekiyor.

Ben de etkinliğe elimden geldiğince iştirak edeceğim. Zaten kulübün sözcüsü açılış konuşmasında devamsızlıktan bırakacaklarını ve sertifikadan mahrum kalacağımızı söyleyerek bir anda beni üniversite yıllarıma ışınladı.

Programa fotoğrafçı arkadaşım Anıl Tamer Yılmaz ile katıldım. En azından tanıdık biri olursa gelmek için de kendimizi daha iyi motive ederiz diye düşündük. Gelenler arasında da tanıdık simalar yok değil. Cumartesi gününün 4-5 saatini bu programa ayırmayı göze almış insanların heyecanı yüzlerinden okunuyordu. Umarım gelen herkes için yararlı bir etkinlik olur. 

İlk hafta bir takım aksaklıklarla başladı. Üniversitenin otoparkı ziyaretçilere kapalıydı(ben bilmeden dalınca küçük çaplı bir güvenlik krizine yol açtım) gelenler araçlarını ana yola çekmek zorunda kaldı, İlk konuşmacı Prof. Mehmet Bayhan kürsüye çıkınca ortada bilgisayar olmadığı bilgisayar geldiğinde ise kablo bulunulamadığı fark edilince projeksiyona görüntü gidene kadar 40-45 dakika gecikme yaşandı. Normalde Doğu Kampüsü kapalı olduğundan 12'den 18'e kadar sürecek konuşmalar boyunca yiyecek sıkıntısı da çektik. Neyse ki bir kısım gönüllü bir şeyler yapmıştı da az da olsa midemizi bastırabildik. Gönüllü bir şekilde yürütülen bu çalışmada umarım bu tarz ufak aksaklıklardan ders çıkarır ve ilerleyen haftalarda üniversitenin de katkısıyla sorunlar çözülür. 

Prof. Mehmet Bayhan eğlenceli bir sunum hazırlamıştı, fotoğraf tarihinden önemli isimlerin fotoğraflarını gösterdiği ilk saatten sonra sosyal medyada tık rekoru kıran "komikli" fotolarla bir nebze ortamdaki gerilimi de almaya çalıştı. Özellikle konuşmasından en beğendiğim kısım "Fotoğrafçılık nedir?" oldu. Hocamız "Fotoğrafçılık sadece bir teknolojidir. Sanat değildir. Fotoğrafçılık sanatı değil, sanat fotoğrafı demek daha doğru olur. Fotoğrafçılık sanat için de kullanılabilir tıpkı herhangi bir nesnenin kullanılabileceği gibi." diyerek tartışılması gereken bir noktanın altını çizdi.

İkinci konuşmacı İfsak başkanı Serkan Turaç da oldukça kapsamlı bir konuşma hazırlamıştı. Genel olarak fotoğrafçılık hakkındaki düşüncelerinden bahsetti, fotoğrafçılığın yakın gelecekte ne gibi değişimler yaşayacağını anlattı ve uzun uzun da kendi yaşadıklarından yola çıkarak fotoğrafçılık yarışmalarına nasıl hazırlanılması gerektiğini açıkladı.

Sonrasında saatten dolayı ayrılmam gerektiğinden son konuşmaya ne yazık ki katılamadım. İlk haftadan aklımda kalanlar bunlar. Gelecek haftalarda basın fotoğrafçılığından portreye bir çok farklı konuda bilgilendirileceğiz. Merakla bekliyorum...


1 Mart 2013 Cuma

Eurasia Moto Bike Expo 2013



Sonunda motosikletçilerin ve mankenlerle beraber fotoğraf çektirmek isteyen erkeklerin beklediği o gün geldi ve Eurasia Moto Bike Expo kapılarını açtı. O fuar ki sokaktaki adamla 1.80'lik mankenleri aynı karede görmemizi sağlıyor. O fuar ki tüm insanları kadın erkek ayırmadan eşit tutuyor. Ha bir de motosiklet var evet...

Geçen yıl fuarı(gerçi onun adı motoplus'mış) Fatih Şahin ile gezmiştim, ama bu sene hafta sonu fırsat bulamayacağımdan iş saatinde kaçıp gittim ve yalnız başıma kaldım. Geçen seneki yazıyı şuradan okuyabilirsiniz.

Bu sene gösteri kısmında motosiklet'in Messi'si(öyk mü dediniz) Dünya Stunt Şampiyonu Chris Pfeiffer ve bisikletçi Thomas Öhler var. Öhler'in gösterisine yetişemedim. Chris Pfeiffer bir gün önce tek teker giderken kaza geçirip ufak bir sakatlık yaşamış olmasına rağmen gene deli işi hareketler yaptı. Ancak çadır içinde yapılan gösteri ışık açısından çok da iyi fotoğraf vermiyor. Hava da güzelken keşke çadır kaldırılmış olsa da ışığın nimetlerinden faydalanabilseydik. Seyirci alanı da çadır yüzünden çok dar. Fotoğraf kamerasını öndeki arkadaşın birkaç kez kafasına vurdum o yüzden. 




Gösteri sonrası Honda standında bir başka sürprizle karşılaştım. Honda u3-x adlı bu ilginç alet robot/motosiklet karışımı bir şey. Bana biraz da wall-e'de hareket etmeden takılmaktan obez olan insan ırkını hatırlatmadı değil. Ama evde olsa valla çok rahat kullanırım. Üstünden kaldırabilene aşk olsun. Aletin tanıtımı da güzeldi kız erkek çift üstünde dans ettiler. BBG Ali miydi neydi, çikolata renkli şakacımız. O da u3-x'i her zamanki sululuğu ile tanıttı.



Onun dışında fuar gene bildiğimiz gibi. Güzel kızlar, güzel iki tekerler, bolca motosikletçi, daha da bolca fotoğraf çeken kalabalık güruh. E bir nevi erkek cenneti gibi bir durum var, normal tabii.

BMW ve Vespa standları favorilerim oldu. Özellikle BMW'nun yeni maxi scooterları muhteşem. Vespa da nostaljiden yemeye devam ediyor ama bundan şikayet edecek de değiliz. Nostaljiyi sevmeyen Piaggio'ya baksın. Gerçi fiyatları daha uygun olup aynı motoru kullandıkları için Piaggio'yu daha çok tutarım(bir de vespa'da direksiyonu çevirince göbeğim kornaya basıyor ve rezil oluyorum). 

Mankenler Autoshow'a göre daha sevimli geldi bana. En azından kamera görünce arızaya bağlamıyorlar. Fotoğraf çektirme isteklerini de geri çevirmiyorlar. Bu fırsattan istifade ben de bir şeyler çektim tabii ki. Daha fazlasına google+ 'dan ulaşabilirsiniz.

Fuar 3 Mart'a kadar sürüyor. Kaçırmayın...







CanonTurk II. Karma Sergisi City's AVM'de

Haziran ayında katıldığım sergi Nişantaşı City’s AVM'ye taşınmış. Yolu düşen olursa benim için bir fotoğraf çeksin:)

Detaylar;

CanonTurk fotoğraf sitesinin üyelerinin Haziran ayında PhotoWorld Fotoğraf Merkezi 'nde açmış oldukları ve üyelerin "Şehirden" temalı fotoğraflarından oluşan karma sergisinden bazı örnekler, PhotoWorld Fotoğraf Merkezi organizasyonuyla İstanbullu fotoğrafseverlerle yeniden buluşuyor. 

01 Mart Cuma günü sabahtan itibaren gezilebilecek sergi 31 mart 2013 tarihine kadar Nişantaşı City’s Alışveriş Merkezi’nde görülebilir.