Öne Çıkan Yayın

Leica ile Berlin Fotoğrafları ve Bazı Püf Noktalar

17 Mayıs 2013 Cuma

Fotoğrafçılara Yardımcı 10 Android Uygulaması

Android, google'ın geliştirdiği en güzel şeylerden biri. IOS-android kavgası devam ede dursun bu rekabetten en çok yarar sağlayanlar da kullanıcılar oluyor. Ben başlangıçtan beri IOS'un kısıtlamalarından dolayı android'e daha sıcak bakan biriyim. Ama isteyen istediğini kullansın tabi, iki sistemin de kendine göre artıları eksileri var.

Konumuza gelecek olursak. Bugün sizlere fotoğrafçılar için yardımcı uygulamaları tanıtmak istiyorum. Yalnız bu tanıtacaklarım direkt android telefondan ya da tabletten fotoğraf çekip üzerinde işlem yapmanızı sağlayacak programlar değil. Hali hazırda zaten fotoğraf çekiyor olup, teknolojinin nimetlerinden yararlanmak isteyenler için yardımcı olabilecek uygulamalar.

1. Sun Surveyor (Bedava)

Sun Surveyor ("Güneş Gözlemleyici"), 3B Pusula, Harita Görünümü, Camera Görünümü (Artırılmış Gerçeklik) ve Detaylarıyla (Gökgünlüğü) Güneş ve Ay konumlarını tahmin eden bir uygulama. “Her güneş doğuşu ve batışını planlayın!” mottosu ile hareket eden program özellikle gün batımı, gün doğumu çekenler için bulunmaz nimet. Güneşin nereden batacağını ya da doğacağını bilmiyorsanız programı açmanız yeterli. Çekeceğiniz yerdeki konumunuzu buna göre ayarlayabilirsiniz.


2. Photo Tools (Bedava) 

Photo tools İsviçre çakısı gibi bir program. Fotoğrafçı için ne ararsan var. En çok gün doğumu&batımı ve mavi saatler için kullansam da çok daha fazlasını sunuyor.

Aşağıda önemli özelliklerinin bir kısmını yazdım ama sırf bu kadar da değil. Bedava olmasına rağmen beğenirseniz bir de geliştiriciye yardım etmek için ücretli sürümü var.

- DOF & Hyperfocal Distance Calculator

- Field Of View Calculator

- Exposure Reciprocation Calculator

- Flash Exposure Calculator

- Multiple Exposure Compensation

- Minimal Shutterspeed Calculator

- Bellows Extension Calculator

- Time Lapse Calculator

- Timer

- Stopwatch

- Light Meter (using Camera & EXIF)

- Sunny 16 (EV) Calculator

- Blue & Golden Hour Calculator

- Moon Phase & Exposure Calculator

- Location Info

- Weather Forecast

- Graycard

- Color Wheel

- Color Temperature Chart…



3. beeCam Light Meter (Bedava) 

beeCam birçok ışık ölçme uygulaması içinde benim en beğendiğim oldu. Özellikle filmli fotoğraf makineleri ile fotoğraf çekmekten hoşlananlar için çok kullanışlı bir uygulama. Verdiğiniz Iso değerine göre ortam ışığını ölçerek kullanabileceğiniz f ve shutter değerlerini gösteriyor.


4. DSLR Controller (7,49 $) 

Teknolojinin önemli nimetlerinden biri de bu güzel uygulama. Canon EOS’ları telefonunuzdan usb bağlantısı ile kullanabilmenizi sağlıyor. Hatta 6D’deki wifi teknolojisi sayesinde kablosuz bağlantıyı bile başarıyor.

5. Stuck on Earth (Bedava) 

Uzun zamandır IOScu fotoğrafçılar için vazgeçilmez olan SoE sonunda androidcilere de merhaba dedi. Ünlü fotoğrafçı Trey Ratcliff’in geliştirdiği program haritalar üzerinde seçeceğiniz bölgelerde daha önce çekilmiş fotoğrafları size sunuyor. Böylece oraları gezmeden önce nelerle karşılaşabileceğinizi görüyorsunuz.


6. Posing App (2,86 $) 

Posing App çizimler eşliğinde size modellerle çalışırken nasıl fotoğraflar çekebileceğinizi gösteriyor. Özellikle eş dost çekerken ya da amatör modellerle çalışırken poz verdirmek bazen baş ağrısıdır. Bu minik uygulama sayesinde kendilerine çizimleri gösterip rahatlıkla çalışabilirsiniz.


7. GPS Essentials (Bedava) 

Çektiğiniz fotoğrafların yerlerini tekrar bulmak istiyorsanız bu uygulama imdadınıza koşuyor. İmleme gibi özellikleri ile GPS sorunlarınızın üstesinden gelecektir.


8. Easy Release - Model Releases (9,99$) 

Günümüzde fotoğraf çekmenin problemlerinden biri de çektiğiniz kişilerden izin alıp almadığınız sorunu. Eğer her fotoğrafa izin almaya kalkarsak elimizde bir çanta dolusu evrakla gezmemiz gerekir. Bu konuda pratik bir uygulama olarak karşımıza Easy Release çıkıyor. Hazır model izin formlarını doldurarak dijital olarak imzalatıp izni kapabilirsiniz.

9. DOF Calculator (Bedava) 

DOF fotoğraf amatörlerinden çok daha profesyonellerin bildiği bir konu. Çeşitli matematik formüllerle hesaplanan DOF değerleri başlangıçta göze korkutucu gelse de alışınca size daha net fotoğraflar olarak geri dönüyor. İşte DOF Calculator da sizi bu formüllerden kurtarıp obje ile olan uzaklığınızdan yola çıkarak size yardımcı oluyor.

10. El Feneri - Tiny Flashlight Ⓡ(Bedava) 

Fotoğrafçılıkta bir deyim vardır “Her zaman bir flaş eksiktir”. Yani bir ortamda ne kadar çok ışığa ihtiyaç duyarsanız duyun yine de bir tane daha olsaydı keşke diye düşünürsünüz. Normalde anlık ışık ihtiyaçları için düşünülmüş el feneri uygulamaları fotoğrafçılar için de zaman zaman kurtarıcı olarak yardımcı oluyor. Özellikle ışıkla boyama gibi deneysel fotoğrafları seviyorsanız bu uygulamayı indirmeyi unutmayın.

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Kuzey İtalya’dan bir kuple; Vigevano-Floransa-Bologna



Geçtiğimiz hafta bir iş gezisi için eşimle birlikte İtalya’ya gittim. Konu iş olunca tabii kendinize fazla zaman ayıramıyorsunuz. 4 günde 3 ayrı şehirde kaldık ancak Vigevano’nun meydanını gördük, Floransa’da biraz fotoğraf çekebilecek fırsatım oldu Bologna’da ise sadece yemek yiyip yattık. Milan’a inmiş olmamıza rağmen sadece hava alanına uğradık şehre inme fırsatımız hiç olmadı. 

Piazza Duçale


Kuzey İtalya II. Dünya savaşı sırasında Amerikan bombardımanlarından nasibini almış bir bölge. Faşist Kuzey hem Güney ile iç savaş yapıp hem de dünya savaşında Almanya ile müttefik olunca tabii bunda anormal bir durum da yok. Örneğin Floransa’da ziyaret ettiğim şirketin o zamanki yerleşimi(200 yıllık bir şirket) bombardımandan sonra yerle bir olmuş ve her şeye sıfırdan başlamak zorunda kalmışlar. 



Turumuza geçecek olursak, Milan’a indikten sonra bizi davet eden şirketin müdürü tarafından kendi oturduğu yer olan 60000 nüfuslu Vigevano’ya geçtik. Burası gerçekten ufak bir komün olmasına rağmen birkaç güzel mekân bulmak mümkün. Bunlardan en önemlisi "Piazza Duçale (Düklük Meydanı)". Burası tıpkı Venedik’teki meydanın ufak bir kopyası gibi. Sessiz, sakin bir meydan ancak büyüklük olarak İtalya’daki en önemli üçüncü meydanmış. Oturup içkinizi içerek İtalyan mimarisini doya doya seyredebilirsiniz. Bölgenin diğer önemli bir yapısı ise "Castello Sforzesco" şatosu ancak burayı görecek zamanımız olmadı. 




İkinci gün sabahtan yola çıkarak yaklaşık üç saatlik bir yolculukla asıl durağımız olan Floransa’ya vardık. Floransa bizi yağmurla karşıladı. Best Western otel neyse ki şehrin tam göbeğinde idi de biraz dışarıda turlayabildik. Sonrasında da iş gezisinin merkezini oluşturan fabrika ziyaretlerini gerçekleştirdik ve akşam firmanın sahipleri ile şehrin en güzel trattoria’larından birinde yemek yedik. Trattoria, İtalyan tarzı ufak yemek yerlerine verilen genel ad. Buralar restoran kadar büyük olmayan, genelde menusuz, çeşidin az ama lezzetli, şarabın ev yapımı olduğu, yerel yemekleri tadabileceğiniz insanların şen şakrak muhabbet ettiği yerler. Gittiğimiz mekânın adı Trattoria Baldini idi. Floransa’ya gittiğinizde mutlaka ziyaret edin. Hotel Medici’nin az ilerisinde ufak bir yer ancak hayatımda gördüğüm en büyük ve en lezzetli eti burada yedim. 

Erkekte kalçaya kitlenme adlı fotoğrafım

Duomo


Üçüncü gün sonunda Floransa’da gezecek vaktimiz oldu. Floransa Kuzey İtalya'daki Toskana bölgesinin başkenti olarak biliniyor. Kısa bir dönem, İtalya Krallığına da başkentlik yapmış. Ayrıca Rönesans’ı başlatan şehir olarak da önemli bir yerleşim. Leonardo da Vinci ve Michelangelo bu tarihi şehirde yetişmiş dünyaca ünlü sanatçılardan. Yine ünlü yazar ve şair Dante Alighieri bu şehirde yaşamış. Güzel Sanatlarla biraz uğraşan bir kişi için mabet gibi bir yer kısaca. 

Bu kızlar öpücük karşılığı para topluyorlar, tabi benden para istemeden öptüler.
Ben de fotoğraflarını çektim, sonra da hanımdan şiddet gördüm.
Floransa'ya bakış

Köprü Üstü Aşıkları



Kent Arno nehri ile ikiye ayrılmış ve köprülerle birleştirilmiş. Özellikle altın çarşısının olduğu Ponte Vecchio (Eski Köprü) en turistik yerlerden biri. II. Dünya savaşında bombalamadan zarar görmeden kurtulmayı başarmış tek köprü. 



Köprüden biraz devam ettiğimizde merkezdeki Piazza della Signoria’ya ulaşıyoruz. Burası görülmesi gereken en önemli meydanlardan biri. Burada Michellangelo’nun ünlü Davut heykelinin bir kopyasını(orijinali Accademia’da görülebilir) ve Neptün Havuzu görülmeye değer. Meydandaki Uffizi Galerisi de Rönesans’ın en önemli eserlerini içinde barındırıyor. Signoria meydanından sonraki durağımız ise kentin en büyük yapısı olan “Duomo” olarak da bilinen 1436 yılında yapılmış Santa Maria del Fiore kilisesi. Özellikle devasa boyuttaki kubbesi insanı şaşırtıyor. Hala kubbenin nasıl bir teknikle yapıldığı bir muammaymış bu yüzden yenileme çalışmaları sürekli aksıyormuş. 


I love Italia


Duomo’nun yanında aynı stille yapılmış Çan kulesi ve vaftizhane olarak bilinen altın kapılı Battistero di San Giovanni de dikkat çeken yapılar. 



Buralar dışında daha birçok müze ve saray bulunan şehirde hangi sokağa girseniz farklı bir sanat eseri ile karşılaşmanız mümkün. Sözüne etmek istediğim başka bir mekân da şehri panoramik olarak izleyebileceğiniz manzarası ile hayran bırakan Piazzale Michelangelo tepesi. Burası Michelangelo’nun şehri resmetmek ve ilham almak için geldiği tepe olarak nam salmış. Yalnız dikkat etmeniz gereken doğru yerden çıkmak. Normalde 10-15 dakikada çıkılabilecek bir tepe iken bizim İtalyanlar yolu karıştırınca dağlara falan çıktık ve 2 saat yol yürüdük. Ama bu yolda da Galileo’nun ve Çaykovski’nin evlerini gördüğümüz için pişman değilim. 



Bu arada İtalya demek şarap, pizza, pasta(makarna) dışında dondurma da demek. Her köşe başında Gelato yazan tabelalar görmek mümkün. Floransa’nın da en meşhur gelatocusu Vivoli. Mekan bizim Kadıköy Baylan’a çok benziyor. Özellikle yoğurtlu dondurmanın hastası olduğumu belirteyim. Yemeden dönmeyin sakın! 

Ne olacak bu işler?

İki uyuyanlar


Piazzale Michelangelo’dan sonra geceyi geçirmek için turumuza Bologna ile devam ettik. Burası da Parma’ya yakın olduğu için domuz ürünü şarküterileri ile meşhur. Eğer uğrayacak olursanız ve domuz yemekte bir sakınca görmüyorsanız denemenizi tavsiye ederim. Bologna şehrini gezemediğimiz için herhangi bir bilgi veremeyeceğim sadece otoyola yakın bir otelde konaklayıp sabah uçağımıza yetişmek için Milan’a doğru yola çıktık ve yorucu turumuza noktayı koyduk. 



İtalyan otoyollarının en büyük güzelliği de 400-500bin usdlik Ferrari’ler Lamborgini’leri yolda görmek mümkün. Üç kardeş Lamborgini de tam doğduğu topraklardan geçerken yanımızdan geçti ve ilerideki benzincide durdu. Ben de hemen sahipleri ile muhabbete girdim, ama biri de al bir tur at da dön demedi ne yazık ki :’(