Öne Çıkan Yayın

Sadece bir fotoğrafçı değil bir ikon; David Bailey

21 Ocak 2012 Cumartesi

Hrant İçin...


5 yıl sonra Hrant için buluştuk ve karanlık cinayetlerin aydınlanması için yürüdük. Hrant Dink sizin için bir Ermeni, bir hain, bir özgürlük timsali, bir gazeteci v.s. olabilir.  İyi ve kötü bin bir sıfat ile yaftalayabilirsiniz kendisini. Ancak T.C. vatandaşı çoğu Ermeni için Hrant bunlardan çok daha fazlasıdır. Benim için öncelikle Hrant sokakta her rastlaştığımızda beni kucaklayan sevgiyle sarılan daydayımdır, bir sınıf arkadaşımın babası, diğer bir sınıf arkadaşımın kayınpederi, babamın sınıf arkadaşı, Rakel tantiğin kocasıdır. Türkiyeli Ermenilerin Cumhuriyet'in kuruluşundan beri yaşadıkları dışlanmışlığı değiştiren, çoğunluğa kendilerini anlatmalarına vesile olan ve kaynaşmalarını sağlayan AGOS'un da yaratıcısıdır.



Hala ölüm günü hafızamda bir yara, o dev adamın minik bir kurşunla yıkıldığını görmek, delik ayakkabısı ile boylu boyunca her şeyini verdiği Agos'un önünde yatışını izlemek derin izler bıraktı. İşin garibi hepimiz bu sonu bekliyorduk. Hiç birimiz koruyamadık Hrant'ı. Bu bizim ayıbımız olarak kalacak. Basiretimiz bağlandı, yapamadık. Ardından yürümekmiş kaderimiz.


Unutulur sandılar ama unutmadık. Ne Uğur Mumcu'yu, ne Hrant Dink'i, ne Abdi İpekçi'yi, ne Çetin Emeç'i, ne Turan Dursun'u, ne Musa Anter'i ne de Sivas'ta katledilenleri. 

Tüm karanlık güçlerin katlettiği o güzel insanların anısına saygı ile...

Fotoğrafların devamına Flickr ya da Google+'dan ulaşabilirsiniz.

Karin Karakaşlı’nın konuşmasının tam metni.