Öne Çıkan Yayın

Leica ile Berlin Fotoğrafları ve Bazı Püf Noktalar

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Daha Net Fotoğraflar İçin 10 İpucu


Her amatör fotoğrafçının hayali makineye, lense harcadığı paranın karşılığı olarak çektiği fotoğraflarda yüksek netlik yakalamaktır. Ancak ilk denemeler hep hayal kırıklığı ile sonuçlanır. Makineyi, kullanılan lensi tanımadan otomatik modlarda National Geographic’e girebilecek fotoğraflar yakalamak çok uçuk bir hayaldir.

Şunu da söylemek isterim ki günümüzde fotoğrafçılığın geldiği noktada netliğe gereğinden çok fazla önem veriliyor. Bir fotoğrafta en önemli şey izleyiciye verdiği duygudur. Bu duyguyu netlik vermez, konu verir. Şimdi sizlere anlatacaklarım belki net fotoğraf çekmenize yardımcı olacak ancak iyi fotoğraf çekmenize değil. Bunu bir kenara not edin...

Haydi başlayalım;


1.Prime lens / Zoom lens
Sabit odaklı lensler normal zoom lenslere göre her zaman daha başarılı sonuçlar verir. Bu yüzden profesyonel fotoğrafçılar genelde 35mm, 50mm, 85mm v.b. lenslere güvenirler. Hem bu lensler hızlı dediğimiz 1.4,1.8 gibi f değerlerinde fotoğraf çekebildikleri ve daha ucuz oldukları için tercih sebebidir. Ancak tabii 70-200 2.8 gibi L serisi bir zoom lensiniz varsa oldukça net fotoğraflar çekebilirsiniz. Yine de genel olarak tavsiyem zoom lensleri bir kenara koyup, mümkün mertebe sabit odaklı lenslerle çalışmanızdır. İleri geri hareket ederek hem biraz da spor yapmış olursunuz.


2.Lensin ve Makinenin sınırlarını zorlamayın!
Lensiniz en açık ve en kapalı diyafram değerlerinde çok iyi sonuçlar vermeyecektir. Örneğin f22 ile çektiğiniz bir manzara fotoğrafı f16’ya göre daha kötü sonuç verir. Ya da f1.4 ile çekilen bir portre fotoğrafı f2.8’e göre çok daha yumuşak bir keskinlik verecektir. Aynı durum makineniz için de geçerlidir. Lensin ve makinenin en iyi değerlerini bulup ona göre ilerlerseniz daha başarılı fotoğraflar çekebilirsiniz.

3.Netlikte en önemli etken; Işık!
Fotoğraf ışıkla resmetme sanatıdır. Bu durumda ortada ışık yoksa fotoğrafın da olmayacağı aşikar. Işık kaynağımız fotoğrafın kalitesini doğrudan etkiler. Basit olarak söylemem gerekirse ışığı yandan almak her zaman daha iyi sonuç verecektir. Işığı görmeyi öğrenin. Daha kadrajı düşünmeden güneşin açısına, bulutlara, ışığın sertliğine bakın ve ona göre karar verin. Ortam ışığı müsait değilse flash, reflektör gibi ek malzemeler kullanın. Işık çok derin bir konu olduğu için şimdilik burada kesiyorum.

4.Sallanmayın, nefes almayın!
Netlik takıntınız varsa en büyük yardımcınız tripod olacaktır. Sürekli tripodla gezmek tabii zor bir iş ancak özellikle manzara çekiyorsanız fazla da bir seçeneğiniz yok. Tripod, monopod yoksa bu sefer etrafta yaslanacak duvar, makinenizi üstüne koyabileceğiniz bir masa v.b. şeyler arayın. Kendinizi dengede hissettiğinizde netleyin, nefesinizi tutun ve fotoğrafı çekin.

5.Odak uzaklığı enstantane ilişkisi
Odak uzaklığı ve enstantane arasında fazla bilinmeyen ama aslında çok ateşli bir ilişki vardır. Kural şu; enstantane değeriniz odak uzaklığından daha aşağı düşerse fotoğrafta netlik kaybı olacaktır. Örneğin 200mm ile çatıya konmuş bir martıyı çekiyoruz. Shutterımızı minimum 200-250 aralığında tutarsak fotoğrafta netlikten söz edebiliriz ancak 1/125 gibi bir değerde flu olacaktır. Martı havalandığında ise bu sefer kural odak uzaklığının iki katıdır yani 1/400 gibi bir değere çıkmalıyız en az. Hıza göre enstantane daha da artacaktır.

6.Yüksek ISO mu düşük ISO mu?
Film zamanlarında böyle bir problem yoktu. 100 ya da 400 ASAlık filmi aldıktan sonra bir daha arkamıza dönüp bakmazdık. Ancak yeni teknolojide ISO fotoğraf kalitesinde çok önemli bir değer oldu. Kısaca söyleyeceğim şudur, ışık kaynağı iyi ise ISO düşük olsun fotoğraf daha net daha kaliteli olsun ama ışık kaynağı kötü ise ISO yükselsin fotoğraf daha net ama kalitesiz olsun. Yine de daha önce belirttiğim gibi makinenin sınırlarını da zorlamayın. Gün içinde ISO’yu 400lerde tutmak gözle görülür bir kalite kaybına neden olmaz. Işık az ise de makinenize göre 1600 3200 aralığından çok yukarı çıkmayın.

7.Netlik noktası ayarları
Netlik noktaları keskin fotoğraflar için ilk öğrenilmesi gereken ayarlardan biridir. Keskin fotoğraflar için öncelikle otomatik netliği bırakın ve tek noktadan netlemeye alışın. Bir fotoğrafta benzerlerinden yakında, daha büyük, farklı renkli v.b. gibi etkenlerle ayrılan nesne net ise o fotoğraf nettir! Bu durumda o nesnenin net olabilmesi için tek noktadan netlemeniz gerekir. Eğer konu netleme noktalarının dışında kalıyor ise yapmamız gereken netleme noktasını konunun üzerine getirerek yarım basarak netlik alıp parmağımızı kıpırdatmadan yeniden kadrajı belirlemek olacaktır. Ancak diyaframımızın çok açık olduğu f1.4, f1.8 gibi değerlerde yeniden kadrajlamak da keskinliği yok eder.
8.Ayna Kilitleme
Yine fazla bilinmeyen DSLR ayarlarından biri de ayna kilitlemedir. Makinemize “çek” komutunu verdiğimiz anda bir ayna açılıp kapanır ve bu makine içinde bir titreşime neden olur. Bu milimetrik kaymadan kurtulmak için yapmamız gereken manueli okuyup “mirror lock-up” ayarını bulmak olacaktır. Bu ayar biz çek komutunu vermeden aynayı açarak bu titreşimi önler ve daha net fotoğraflara doğru el ele vererek yelken açarız bilinmezliğe(sıcak bastı sanırım).

9.Raw çekin!
Fotoğrafla ilgili her 10 ipucu yazısında olmazsa olmaz kural raw çekmektir. Raw fotoğrafın ham hali demektir, kendi başına aslında jpegden daha yumuşak durur ancak oyun hamuru gibi oynayarak onu istediğimiz netliğe getiririz. Diğer ipuçlarında fotoğrafı çekerken uymamız gereken kuralları belirtmiştim ancak çekimden sonra fotoğrafı işlediğimizde bize yardımcı olacak en önemli etken raw çekimdir.

10.Titreşim önleme
Lensinizde IS/VR gibi bir ayar varsa elde çekimlerde netlik için bize çok yardımcı olacaktır. Ancak makineyi tripoda koyduğumuzda titreşim önlemeyi kapamamız gerektiğini unutmayın. Burada mantığını anlatmak çok uzun sürer. Sony gibi bazı markalarda makinenin gövdesinde genelde ise lensin içinde bulunan bu ayar bize bir iki stop kazandırmaktadır. Özellikle düşük ışıklı ortamlarda çok işimize yarayacaktır bu teknolojik nimet.

Burada diyafram ile net alan derinliği konusuna girmedim. Onu da başka yazılara saklayalım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder