Öne Çıkan Yayın

10. FOTOGEN Gösteri Günleri

28 Kasım 2011 Pazartesi

Penfa Pendik Fotoğraf Amatörleri Sokak Sergisi


İlki bu yılın başında Genç Pesiad’ın sponsorluğunda Ankara Caddesi’nde beğeniye çıkan serginin ikincisi Pendik Belediyesinin sponsorluğunda geçtiğimiz günlerde fotoğraf severlerin beğenisine sunuldu. Yurt içi ve yurtdışından 36 sanatçının 44 fotoğrafından oluşan sergideki fotoğraflar farklı temalardan oluşuyor.


Penfa Pendik Fotoğraf Amatörleri'nin düzenlediği karma sokak sergisini, 24 Kasım - 4 Aralık tarihleri arasında, Pendik sahilinde gezebilirsiniz.


Penfa facebook linki

4 Kasım 2011 Cuma

Görmek ve diğer bazı şeyler




Fotoğrafçı etrafındakileri sizden farklı görebilen kişidir. Dünyayı onun bakış açısıyla görmenizi sağlar. Bakmak tekniktir, görmek ise kişisel bir deneyimdir bu durumda.

Bir fotoğrafa bakıyorum. İki genç kadın masada oturmuş çay içiyor. Masada yenilmiş keklerden birkaç parça, bir saksıda çiçek. Arka duvarda flulukta seçilebilen bir aile fotoğrafı var. Kıyafetlerden 1900'lerin ilk yarısı olduğu anlaşılıyor.

Peki ne görüyorum? Kadınlar o kadar doğal bakıyorlar ki, ruhuma işliyor bakışları. Biri kitabına dayamış kolunu siyah bir kurdele dolamış boynuna, ciddi ve aranızda bir mesafe koymanız gerektiğini söyler gibi. Diğeri masaya yayılmış adeta. Belli ki evin küçük kızı, diğerine göre daha rahat tavırları. Gözlerimi onlardan ayıramıyorum, sanki bana da bir çay koyup anlatacaklar olan biteni. 

Bir diğer fotoğrafta üç genç erkeği yolda yürürken görüyoruz. Modern kıyafetlere girmişler. Şapkalarını ve bastonlarını büyük bir gururla taşıyorlar. Şık kırışıksız kıyafetleri belli ki önemli bir yere gitmekte olduklarını gösteriyor. En arkadakinin ağzındaki sigara asi tavrının bir ifadesi gibi. Zaten diğerlerinden bir parça geride durarak ayrıklığını göstermek istemiş sanki. Ortadaki gencin ise sol avucunun içinde bir şey varmış gibi. Çözemiyorum ne olduğunu, fotoğraftaki odağım bir anda o avuç içi oluyor. Cevabı bulamamak içimi kemiriyor. Kendimi rahatlatmak için “köstekli bir saat olabilir” diyorum. Fotoğrafçı belki onları yollarından alı koydu da “E hadi çek artık da partiye geç kalmayalım” diye bakıyor saate. Ama hiçbir zaman emin olamayacağım bu yargıma.

Fotoğrafçı August Sander, kendisinin Men without Masks(Maskesiz İnsanlar) serisinden iki kare. 1920'lerde çektiği Alman ailelerini ve yaşam tarzlarını göstermiş bize. Hitler'in yönetime geçmesi ve II. Dünya Savaşı yüzünden yarıda bıraktığı bir seri. Her fotoğraf arkasında bir hikayeyi taşıyor. Bu fotoğraflara sadece bakıp geçersek bir fırsatı teperiz. August Sander'ın gördüklerini biz de görmek istiyorsak tüm seriye uzun uzun zaman ayırmak lazım.

Görmeyi çözebilmemiz için sadece bakmakla yetinmemeli, diğer duyularımızı da harekete geçirmeliyiz. Bazı fotoğraflarımız bizi geçmişe götürür, anılarımızı canlandırır. Bir ayçiçeği tarlasındaki fotoğrafıma bakarken o anılar bir anda yüzüme çarpar. Toprağın kokusu, rüzgarın yaprakları hışırdatması, ayçiçeğini koparmak istemem ama gücümün yetmemesi, tüm kare önümde yaşanmaktadır. 

Fotoğraf beynimizin zamanda geri gitmesi için sinyaller yollar. Bu sinyalleri çözebilirsek o anı tekrar yaşarız. Ya da başkasının o anına ortak oluruz. Nasıl bazı müzik parçaları bizi o şarkıyı ilk duyduğumuz zamana götürüyorsa, fotoğraf da bizi zamanın durdurduğu bir yolculuğa çıkarır.

Fotoğraf sergilerinde ve müzelerde de bu zamansızlık hissini yaşar, fotoğrafa bakarken fotoğrafçının gözünden bir yolculuğa çıkarım. Artık onun gözleri bana hizmet eder. Onun rehberliğinde dolaşırım. Kişisel deneyimlerini paylaşırım...

Balkondan bakıyorum. Aşağıda babam kornaya basıyor. Beyaz bir Murat 131'in içinde. Araba almış, ilk arabamız mı? Annemin kırmızı vosvos'unu hatırlamak için çok daha fazla geri gitmem lazım ama bu kare o kadar canlı ki. Heyecanımı dizginleyemiyorum. Daha sonra o arabaya binip Bakırköy'de ufak bir tur attırmış olmalı bana ama tek hatırladığım o kare... Ben balkondan yola bakıyorum ve babam kornaya basarken gülüyor arabanın içinde.

Görsel hafızam da fotoğraf kareleriyle benle iletişim kuruyor. Geçmişle ilgili bir anımı hatırlamak istediğimde o an beni vuran bir fotoğraf gibi geliyor önüme. Onu hareket ettiremiyorum ama onun üzerinden olayları hatırlıyorum. Net olan yine de sadece o an, gerisi gri bir sis içine gizlenmiş tahmin etmemi bekliyor. Bakıyorum... Ama göremiyorum...

Dip Not: Buradan August Sander'in diğer fotoğraflarına da bakabilirsiniz...