Öne Çıkan Yayın

Leica ile Berlin Fotoğrafları ve Bazı Püf Noktalar

22 Eylül 2011 Perşembe

102. Pavli Panayırı


Geçen haftasonu, fotoğrafçı arkadaşlarım Anıl Tamer Yılmaz ve Serhat Yılmaz ile 15-18 Eylül tarihleri arasında düzenlenen Pavli panayırı için sabahtan yollara düştük. Geçen yıldan aşina olduğumuz için bu sene biraz daha hazırlıklı idik ortama. 
1910'dan beri aralıksız devam eden panayır en büyük panayırımız olma onurunu yaşıyor
Panayır için çevre yerleşimlerden gelen Pomak'lar 3 gün boyunca kamyonlarda kalıyor
Yol İstanbul'dan yaklaşık üç saat sürüyor. Ana yoldan çıktıktan sonra Pehlivanköy tabelasını takip ederek köye girip hemen tren istasyonunun yanına park ediyorsunuz. Zaten arazi tamamen insan dolu, panayırı kaçırmanız imkansız.

Kırklareli'ne bağlı 2000 kişilik bir köy olan Pehlivanköy yılın bu zamanı iğne atsan yere düşmeyecek şekilde kalabalık. Kalabalığın büyük kısmını festivale katılan Pomak göçmenleri oluştursa da son yıllarda İstanbul'dan da sırf ortamı merak ettikleri için bir dolu yeri turist geliyor.

Trakyagezi.com sitesinden panayırla ilgili yeterli bilgiyi alabilirsiniz. Ben kısaca gezip gördüklerimi yazacağım. Ve tabi çektiğim fotoğraflardan da bir kuple vereyim.

Cumartesi saat üç gibi festival alanına vardık. Cumartesi gitmemizdeki sebep pazar günü festivale İstanbul'dan çok sayıda tur düzenlenmesi(özellikle fotoğraf turları) ve alanın fotoğrafçı kaynaması. Cumartesi de pek farklı değil aslında, ama en azından nefes alacak yerimiz oluyor. İlk anda geçen yılki gibi festival alanının en aşağısındaki çadır restoranlara indik. Güneş çok tepede olduğu için bu saatleri fotoğraf çekmek yerine köfte ekmek yiyerek, bira içerek geçirmek daha mantıklı. Buralarda fiyatlar da oldukça makul. Kişi başı 10TL'den fazla vermezsiniz.

Bu restoranların hemen arkasında festival alanının dışına atları bırakıyorlar. Buraya göz atmanızı öneririm. Çocuklar ve atlarla güzel kompozisyonlar yakalanabilir, tabii biraz da şansınızın yardım etmesi lazım.

Buradan sonra araç parkından yukarı çıkarken güzel fotoğraflar yakalanabilir. Bu bölgede traktörlerinin gölgesinde uyuyan insanlar, etrafta oynayan çocuklar var. Festivalin kalabalığı ve gürültüsünden uzak olması bir artı.

Festival alanına geçtiğinizde ufak bir lunapark görüyoruz. Gondol, çarpışan araba, balerin ve salıncak var. Bence bir dönme dolap eksik bu bölümde. Dönme dolap olmadığından da en yüksek yerden çekim yapmak için tek şansımız salıncağa binmek oluyor, ama biraz hızlandıktan sonra pek bir şey çekmek de mümkün değil. Geniş açı bir lensiniz varsa burada kullanmanızı öneririm.


Günbatımında lunaparkın olduğu bu alanda ters ışık çalışılabilir. Zaten günbatımına doğru burası fotoğrafçı kaynıyor. Çeşitli paylaşım sitelerinden tanıdığınız tüm fotoğrafçıları bulmanız mümkün. Bizim gruba da buradan Lüleburgaz Fotoğraf Klübü'nün hocalarından Murat Örnek katıldı. Kendisinden aldığım bilgi ile 1. Pavli Fotomaraton'u diye bir organizasyon olduğunu öğrendim. Murat'ın gazı ile tren yolunun diğer tarafından kaydımı yaptırdım. Normalde para ile katılım yapılan yarışmalardan uzak dururum, ancak belediyeye katkı olur belki diyerek 10TL'lik bedeli ödeyip bir numara aldım. Cumartesi akşam benim katılımımla 17 kişi idi yarışmacı sayısı. Pazar üçe katlamıştır herhalde.

Pavli için lens önerilerine gelecek olursak tabi elinizdeki lens en iyi lenstir diyerek bir kaç ipucu verebilirim. Ben daha çok 70-200'ümü kullandım. Özellikle portre çekimlerinde çok işime yaradı. Lunapark alanında ise 12-24'ü taktım. Geniş açı kalabalığı ve panayır ruhunu vermek için kullanılabilir. Bir de günbatımına doğru 50mm 1.4 ile portre çektim, düşük iso ile çalışmama imkan verdi.



Biraz pazarı gezip gün battıktan sonra Pavli'den ayrıldık. Geçen yıla göre sanki panayır havasından çıkılmış gibi, daha endüstrileşmeye gidiliyor sanırım. Mekanda TIR bile satılıyordu, o kadarını söyleyeyim. Bir de lunapark bölümünde oyun oynatanlara dikkat etmekte fayda var, para üstü alamıyorsanız oynamayın! Biz langırtta öyle bir hata yaptık. Ama bu dediklerim demek değil ki seneye  tekrar gitmeyi düşünmüyorum. Trakya'nın son büyük festivali olan Pavli her zaman biz fotoğrafçılar için cazibe merkezi olacaktır.

Döndükten sonra foto maratona yetiştirebilmek için o yorgunluğa rağmen fotoğrafları Lightroom'a atıp gözden geçirdim. Burada elemeyi nasıl yaptığımı anlatmam belki size yol gösterir. Öncelikle fotoğrafları p'ye basarak flag'lıyorum. İlk elemeyi bu şekilde yapıp 15-20 fotoğrafa düşürüyorum elimdekileri. Sonra da tek tek bakarak üzerlerinde oynamalar yapıyor ve beğendiklerime 1'den 5'e kadar numara veriyorum. Son olarak 5 verdiklerimi export ederek arşivime atıyorum.



Fotomaratona en fazla 5 fotoğrafla katılınabiliyordu. Ben de seçtiklerim arasından fotoğrafları yolladım. Aznavur Sanat'ın  belediye ile beraber düzenlediği yarışmadan bir sergileme kazandım. İlk üçü siteden görebilirsiniz. Takdir sizin. Başka bir yazıda görüşmek üzere bol fotoğraflı ve eğlenceli günler sayın okur.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder