Öne Çıkan Yayın

Rennes'de 1 Mayıs Gösterileri

11 Mayıs 2018 Cuma

Rennes'de 1 Mayıs Gösterileri

Bir süredir ailem ile birlikte Rennes'de yaşıyoruz. Yeni şehire alışırken arada fotoğraf çekmeye de çıkıyorum tabii. Son olarak 1 Mayıs gösterileri için meydandaydım. Rennes ufak bir şehir ancak Fransızlıktan ötürü sürekli bir "vive la revolution" durumu hakim. Gün geçmiyor ki bir yürüyüş olsun, polis ile çatışılsın. Ancak sonrasında herkes evlere dağılıyor. Büyük bir arbede çıktığına şahit olmadım henüz.




SNCF(Tren yolları)'nın üç aylık büyük grevine denk gelen bu yılki 1 Mayıs da bizim burada özellikle tren yolları çalışanlarının önderliğinde geçen bir yürüyüşe sahne oldu. Şehrin ana meydanlarından Opera ve Valiliğin bulunduğu Place de la Mairie'de buluştuk. Burada tüm gruplar bir araya gelince 11 gibi yürüyüşe geçildi ve Republic meydanından geçilerek Tren garına doğru bir rota tutuldu. Ancak polis burada geçit vermedi ve özellikle Anarşistler ve Polis arasında bir arbede yaşandı. Ben de Anarşistlerin yanında fotoğraf çıkar hevesi ile bulunduğumdan gazdan nasibimi aldım. Gezi olaylarından beri uzak kaldığım eski dostumuz gaz ile tekrar karşılaşmak nostaljik duygular yaşattı tabii.




Anarşistler kesinlikle fotoğraf çektirmiyor bu arada. Bir kaç kez uyardılar, biri gelip polis misin dedi. Yarım yamalak fransızcam ile ne yaptığımı anlatmaya çalıştım ama ikna oldu tehlike arz etmediğime.

Sonuç olarak eğlenceli bir yürüyüş geçti. İnsanlar çoluk çocuk gelmiş 1 Mayıs için yollara düşmüşler. Güzel bir gün oldu ufak tefek olayları saymazsak.

Fotoğrafları Canon 1DC ve 24 70 f2.8 lens ile çektim. Daha fazla fotoğrafa facebook sayfamdan ulaşabilirsiniz.




















24 Aralık 2017 Pazar

Fotoğrafçılara Alınabilecek Yılbaşı Hediyeleri 2017

Bir yılı daha geride bıraktık. Biliyorum bu yıl fazla aktif bir blog olmadı ama içimden pek bir şey yapmak gelmiyordu. O psikolojiden yavaş yavaş çıkmak için sizlere bu yılbaşında alabileceğiniz hediyelerin bir listesini yapmak istedim. Daha önce yazdığım listelere buradan ve buradan ulaşabilirsiniz.

Fotoğraf sektöründe 2017'de pek çok yenilik oldu. Yeni makineler, yeni aksesuarlar, yeni teknolojik keşifler bizi sürekli fotoğraf için harcamaya yönlendiriyor. Bu sene dikkatimi çeken ürünler belki kendinize belki de fotoğrafçı bir arkadaşınıza almak isteyeceğiniz hediye için yol gösterici olacaktır.


  • DJI SPARK


Gerek ülkemizde gerek ise Dünyada özellikle terör gibi güvenlik gerekçeleri ile drone kullanmak giderek zorlaşıyor. DJI da bu yüzden ufak bir drone piyasaya sürdü. Spark 300gr'lık ağırlığı ile abileri kadar profesyonel olmasa da drone zevkini almanıza olanak tanıyor. Elinizle komut vererek hareket ettirebildiğiniz gibi, cep telefonu üstünden veya ayrıca satılan uzaktan kumandası ile kullanmak mümkün. Çok eğlenceli bir alet ama tabi biraz tuzlu. Kendisine selfie drone da denilse boyundan büyük işler yapıyor. Almayı düşünüyorsanız biraz daha paraya kıyıp fly more comboyu almanızı öneririm. Böylece uzaktan kumanda, bir ekstra batarya, yedek pervane ve koruyucular, çanta gibi pek çok aksesuara sahip oluyorsunuz. Özellikle uzaktan kumandasız kullanmak çok da cazip değil çünkü cep telefonunuz güçlü değilse ya da hava çok iyi değilse çeşitli bağlantı sorunları yaşayabilirsiniz.


  • PEAK DESIGN CAPTURE


Böyle yenilikçi ürünleri çok seviyorum. Kameranızı çantanıza, kemerinize, üstünüzdeki herhangi bir askıya bağlamanızı ve hızla çıkarabilmenizi sağlayan Peak Design'ın Capture ürününü beğenerek kullanıyorum. Oldukça sağlam ve kaliteli bir ürün.  Sokakta ufak kamera ile gezenler için işe yarar bir ürün. Aliexpress'de de daha uygun fiyatlı taklit ürünler bulabilirsiniz ama kalitesini bilmediğiniz ürünleri binlerce lira verdiğiniz makineler üzerinde denemeyin sonra siz pişman olursunuz.




  • Fujifilm Instax Square

Fujifilm bir yandan dijital aynasız dünyasında ses getirirken diğer yandan da insta filmlere desteğine devam ediyor. Yeni ürün Instax Square ile yıllardır beklediğimiz formatta kare baskı alabildiğimiz filmi ve makineyi ortaya çıkardı. Ayrıca dijital olarak da çalışabilen makine filmli fotoğraf seven kullanıcılar için cazip ve eğlenceli bir ürün.


  • Lume Cube 



Bu sene başarılı bulduğum ürünlerden biri de Lume Cube oldu. Ne kadar dizaynını çok beğenmesem de ufak boyutuna göre büyük iş yapıyor. Fotoğrafçı için ışık en önemli unsurlardan biridir. Lume Cube de 150 Lux gücüyle ortama ışık sağlayarak fotoğraflarımıza yardımcı oluyor.  Ayrıca suya dayanıklılık ve bluetooth ile cep telefonlarına bağlanabilme gibi özellikler ile pek çok kullanıcının beğenisini kazandı.


  • LaCie Rugged Harici Disk



Güvenebileceğiniz bir harici disk istiyorsanız Lacie en iyi seçeneklerden biri. Özellikle yollarda fotoğraf çekiyor ve hemen aktarmak istiyorsanız, bu her koşula dayanıklı diskten edinmenizde fayda var. Aksiyoncular, dağcılar, gezginler gibi kullanıcılar için bulunmaz nimet.

Bu sene gözüme takılan ürünler bunlar. Umarım işinize yarayacak bir liste olmuştur. Herkese iyi seneler, 2018'de daha çok yazı ve video ile görüşmek umudu ile.


1 Haziran 2017 Perşembe

Vivian Maier, Bir Otoportre İncelemesi

Vivian Maier, ellilerden doksanlara kadar pek çok farklı ailenin yanında dadılık yaparak geçimini sağlamış bir kadın fotoğrafçıdır. Fotoğraf çekerken ünlü olmak gibi bir kaygısı olmayan, fotoğraflarını hiçkimseye göstermeyen ve hatta çoğunun banyosunu bile yapmayan Maier, 2009 yılında öldükten sonra, eşyalarını sakladığı depo, borçları nedeniyle açık artırmaya çıkarılır. Emlakçılık yapan ve yazmakta olduğu kitap için Chicago’nun eski fotoğraflarını arayan John Maloof, açık artırmada Maier’in negatif dolu kolilerinden birini satın alır.

Maloof daha sonra karşılaştığı fotoğrafların 50’li 60’lı yıllara ışık tutan başyapıt kalitesinde fotoğraflar olduğunu görür ve diğer kolilerin de peşine düşerek sanatçının hayatını araştırmaya başlar. Bu uzun uğraşı Finding Vivian Maier adlı belgeselde izlenebilir.




Hem bu belgesel hem de açılan sergiler ve basılan Vivian Maier: Sokak Fotoğrafçısı kitabı ile ölümünden sonra fenomen olan Maier’in ilginç bir yönü de arkasında pek çok oto-portre bırakması.

Maier’in üzerindeki gizem beni oto-portrelerini incelemeye iten en büyük etken oldu. Ne ailesi ne de kendisi hakkında pek fazla bilgi bulunmayan Maier’in deliliğin sınırlarında gezen ilginç kişiliğini, değişen ruh hallerini oto-portrelerinde görmek mümkün. Zaman zaman oldukça eğlenceli fotoğraflara kendini koyan Maier zaman zaman da sadece bir gölge, karanlık bir figür olarak oto portrelerinde yer alıyor.

Aslında bir istifçi olan Maier neredeyse tüm hayatını gittiği evlere taşımış. Maier, bütün kıyafetlerini, ayakkabılarını, notlarını, ses kayıtlarını, okuduğu gazetesine kadar her şeyini saklamayı seçmiş. Belki de bu tutkusu sayesinde öldükten sonra fotoğraf dünyası onu tanıma şansı yakalamıştır.

Hiç eğitim görmemiş ham fotoğraf yeteneğine rağmen Maier, hayatının son dönemini borç içinde, çöpten beslenip, bir bankta oturup uzaklara bakarak geçirdi. Hayatı boyunca özelini koruyabildi ise de sistem onun daha fazla karanlıkta kalmasına izin vermedi ve bütün işleri bir anda ortaya döküldü. Muhtemelen karakteri böyle bir bilinirlilik istemez ve fotoğraflarının ortaya çıkmasına izin vermezdi.

Arkasında yüz bin negatif, yıkanmamış 700 roll siyah beyaz, 200 roll de renkli film bırakan Maier elliler sonrası Amerikan kültürüne ayna tutan sokak fotoğrafları ile öne çıkıyor. Sanatçının fotoğrafın banyo, baskı, sunum gibi sonrasını değil, çekim anındaki heyecanını sevdiğini düşünüyorum.

Dadılık gibi bir meslek ile hayatını sürdürürken, dışarı çıktığı her an Rolleflex marka makinesini yanına alıp fotoğrafı gündelik hayatından uzaklaşmasını sağlayan bir hobi olarak gördüğü söylenebilir.

OTOPORTRE



Maier’ın özellikle bu oto-portresini seçmemdeki ana neden ruhundaki iki yönü de gösteren bir fotoğraf olması. Yüzünün bir bölümünü karanlıkta bir bölümünü aydınlıkta tutan sanatçı donuk bir ifade ile sokakta bulduğu bir ayna ya da yansıtıcı bir cam önünde kendi fotoğrafını çekmiş.

Aydınlık taraf çocuklar ile iyi anlaşan, ailelerin yardımcısı dadı imajını, karanlık taraf ise zaman zaman çocuklara şiddet uygulayan, kendi odasına, özeline kimseyi sokmayan, soğuk, erkekleri sürekli suç işlemeye meyilli düşman yaratıklar olarak gören, gizemli Avrupalı kadın imajını resmediyor.

Yüzündeki ifade belki de tüm hayatını özetliyor. Ne kadar donuk dursa da aydınlıktaki tek gözden hayata karşı olan sert tutumu görmek mümkün. Sırf bu fotoğraftan bile Maier’ın çağının ötesinde çok orijinal bir karakter olduğu söylenebilir.

Maier dış dünyadan kaçmaya çalışsa da 1.90 civarı boyu ve iri bedeni ile sokakta hep dikkatleri üzerine çeken bir kadın olmuştur. Hayat sanki ona saklanmaması için bir şaka yapmış ve böyle bir bedene hapsetmiş. Yüz hatları ile aslında oldukça güzel bir kadın olan Maier, vücudunu saklamak için her zaman uzun, kalın montlar giyerek hatlarını gizlemiş.

Seçtiğim bu oto portre sıcak bir günde çekildiği için Maier’ı daha ince bir ceket ile görüyoruz. Özellikle silüette bel figürünün ortaya çıkması diğer oto-portrelerine göre fotoğrafa daha kadınsı bir hava katıyor. Her zaman gururla taşıdığı üstten bakaçlı kamerası ile hem kendini hem de şehri kadraja alan fotoğrafçı adeta yaşadığı dönemi dışarıdan bakan bir gözle fotoğrafa yansıtıyor.

Fotoğrafın bir diğer önemi ise Maier’ın sokakta nasıl fotoğraf çektiğini gösterir nitelikte olması. Pek çok fotoğrafında gördüğümüz şaşkınlıkla yukarı doğru bakan alttan çekilmiş, böylece olduğundan daha cüsseli görünen portreleri nasıl çektiğini bu fotoğraf ile anlayabiliriz.



Rolleflex gibi Twin-reflex denilen çift objektifli, üstten bakaçlı makinelerin özelliği olan belden çekim Maier’in dikkat çekmemeye çalışan kişiliğine uyan bir tarz sunuyor. Böylece Maier, çekmek istediği kişiye yaklaşsa da fark edilmeden o kişinin fotoğrafını çekebiliyor.

Ben de sokak fotoğrafı çeken bir fotoğrafçı olarak insanlarla fazla diyaloğa girmeden fotoğraflarını çekip ortamdan ayrılmak isteyen bir yapıya sahibim. Bunun için de Maier gibi fazla kendimi belli etmemeye özen gösteririm. Bazıları için etik bulunmasa da her çektiğimiz fotoğrafta izin alıp, kişi ile konuşmaya başlamak hem fotoğrafçı için büyük bir zaman kaybı, hem de sokak fotoğrafı gibi sürekli değişen bir ortamda başka fotoğrafları kaçırmamıza neden olan bir durum. Bu yüzden özellikle bir kişiyi çalışmıyorsam ve sokakta genel halleri çekiyorsam kendimi Maier gibi saklamayı tercih ederim.

Maier hikayesi ve işleri ile fotoğrafa yeni bir soluk getirdi ve sosyal medya ile sürekli üretip paylaşmak zorunda hisseden bizim neslimize çok farklı bir pencere açıp aslında önemli olanın çekmekten zevk almak olduğunu gösterdi.

Sanat çevreleri pek çok bahane ile kendisini dışlamak istese de Vivian Maier’ın çağının en önemli kadın fotoğrafçılarından biri olduğu gerçeğini kimse yadsıyamaz.

Maier''in otoportrelerine buradan ulaşabilirsiniz.




16 Mayıs 2017 Salı

10. FOTOGEN Gösteri Günleri

Her yıl bahar aylarında bir fotoğraf şenliği olarak düzenlenen FOTOGEN Gösteri Günleri’nde bu yıl, FOTOGEN Fotograf Sanatı Derneği üyesi 12 sanatçının 12 gösterisi izleyicilerle buluşuyor.

23 Mayıs Salı akşamı 19:30’da Galata Derneği’nde başlayacak etkinlikler; Batı Trakya’dan Endonezya’ya  uzanan bir coğrafyada ve  çeşitli konulardaki gösterilerin ardı ardına izleneceği renkli bir program içeriyor.

Gösterilerden önce ve sonra gösteri sahibi sanatçılarla kısa söyleşilerin de yapılacağı etkinlik boyunca, izleyicilerin sanatçılarla fotoğraf ve gösteriler üzerine sohbet etme imkanları da olacak.



23 Mayıs Salı              19:30

Ertan Şide - Portre Heryerde
Özkan Samioğlu - Batı Trakya Türkleri
Kumral Kepkep - Teker İzleri
Fatmagül Mercan - Tak-sök yaşamlar
Habip Yanç - Kayıplar
İbrahim Göksungur - Şeyler


24 Mayıs Çarşamba   19:30

Neslihan Yazıcılar - Çoktular Çocuktular
Masis Üşenmez - Güvercinlere dokunulmaz.. Hırant’a
Zehra Çöplü - Ateş Taşının Peşinde
Anıl Tamer Yılmaz - İnsana Dair
Cengiz Karlıova - İznik Köylerinde
Atilla Tanyeli - Kıbrıs’ta Kısa bir Gezi


23-24 Mayıs'ta Galata Derneği'nde görüşmek üzere.

9 Mayıs 2017 Salı

Maltepe Fotoğraf Günleri Başlıyor!

ANAFOD üyelerinin fotoğraf birikimleri, 12 Mayıs'ta, Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezinde, izleyici ile buluşuyor. Etkinlikler tüm sanatseverlere açık ve ücretsizdir.




ANAFOD Ödüllü Fotoğraf Sergilerine iki işimle katıldığım Fotoğraf Günleri'nde ayrıca Hrant Dink Anma Yürüyüşlerinde çektiğim fotoğraflardan oluşan "Güvercinlere Dokunulmaz" adlı gösterim de olacak. Gösteri tarihi 2 Haziran, saat 21:00'da Türkan Saylan'da.





Ayrıntılı bilgiye ulaşmak için siteyi ziyaret edebilirsiniz

http://www.maltepefotografgunleri.org